Yıllardır tanıdığım, geçmişte siyasi ya da günlük sohbetlerim olan, aynı zamanda işyeri açısından karşı bina komşum olan Avukat Cemil Deveci'yi iyi tanırım.
Bir dönem Karadeniz Postası Gazetesi’ni de satın almıştı, hatta kısa dönem de olsa medya meslektaşlığımızda vardır..
Hatta CHP Atakum İlçe Başkanı olduğu zamanlarda 'verdiği beyanatlardan dolayı' sonradan yanlış anlaşılmaya yol açabilecek sözleri olduğunda, düzeltilmesi için 'Dostluğumuza binaen rica ediyorum" diye sohbetimiz olmuştur.
Gereğini yapmışızdır da..
Çünkü Avukat Cemil Deveci'yi ben, toplumun çıkarlarını ön planda tutan, savunan, liyakate önem veren, aksi durumu gerektiğinde eleştiren, ahbap çavuş ilişkileriyle iş yürütmeyen ve işini layıkıyla yapan bir hukukçu olarak bilirim.
Hatta mazbatası itiraz nedeniyle geciktirilince, konuyu gündeme taşıyan tarafsızca seçim haberlerini veren de takip ettiğim kadarıyla sanırım tek gazeteyiz..
Ama inanın Avukat Cemil Deveci'yi ne kadar tanıdığımı söylesem de, Belediye Başkanı Cemil Deveci'yi hiç anlayamadım..
Hatta öyle ki; anlamaya fırsat bile olmadan, hiç beklemediğimiz
açıklama ve icraatlarıyla kamuoyunun gündeminden düşmek bilmedi.
Borçlarla ilgili yaptığı açıklamalardan söz etmiyorum. Siyasettir elbette yapacaktır da..
Dertte yanacaktır..
Ama bahsettiğim sorunları bunlar değil elbette..
Benim bahsettiğim hatalı hamlelerinin ilki, eşinin yeğenini özel kalem müdürü yapmasıdır.
Şöyle okul okudu, iki dil biliyor, gibi açıklamalar komiktir.
O zaman tüm bürokratları, belediye başkanlarını, milletvekillerini, hatta Cumhurbaşkanı'nı 'profesörlerden' yapalım..
Ne oldu şimdi..
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, TBMM'ye akraba atamaları sonlandıralım diyerek çağrı yaptı.
Hukukçu Cemil Deveci 'olaya nasıl bakardı', Başkan Deveci, 'hangi durumda'..
Düştüğü durum normal mi?..
Kaldı ki; Hepimiz de biliyoruz, Atakum’da, akraba ve yakın kişiler atamaları bununla da sınırlı değil.
Hatta mühendislik hizmeti adı altında 'yüklü maaş ödenen danışmanlık hizmetleri de' çabası..
Doğru değilse, düzeltirim ama iddiaların ucu bitecek gibi değil.
403 bin liralık iftar faturaları filan da 'izahı zor' icraatlar.
İnanın amacım Başkan Cemil Deveci'yi uyarmak.
Çünkü, sanıyorum 'ipin ucu bayağı kaçtı' gibi.
Bakın önceki gün Cumhuriyet Savcılığı, belediyedeki bir kadın işçiye taciz iddiasıyla soruşturma başlattı.
Başkan Cemil Deveci'yi bilmem ama hukukçu Cemil Deveci bizzat el koymalı bu işe.
Ahbap çavuş ilişkisiyle bu ilişkilerin yürümeyeceğini, 'bizim adamlar' deyip iş başına getirmesiyle' düzeni tutturamayacağını bilmeli.
Tek çözüm;
Liyakat, liyakat, liyakat..
Ben Başkan Cemil Deveci'nin gerçekten zor durumda olduğuna inanıyorum.
Ve hukukçu Cemil Deveci'nin, daha fazla gecikmeden, masanın ön tarafından başkana bakacağına, masanın makam tarafına geçip, "Bir durum değerlendirmesi yapmasını öneriyorum"..
Çünkü gidişat iyi değil..
Dün Atakum Belediyesi’nin önüne gelip, kendisine destek veren partililer, "Haklıdır, elbette destek olacaktır ama'..
Onca yaşananları görüp, eleştiren CHP'lileri de hepimiz biliyoruz.
CHP'nin İl Başkanı Mehmet Kundak'ın bile "AK Parti’yi akraba atamaları üzerinden eleştiriyoruz, kendi belediye başkanlarımızın bunu yapması doğru değil" dediği yerde;
Söylenecek çok şey kalmıyor.
O nedenle yıllarını sosyal demokrasiye adamış Hukukçu Cemil Deveci'nin, en kısa sürede Başkan Cemil Deveci'yi "Uyarmasının zamanı gelmiş ve geçmiştir"..
Ha, yok, 'İkisi de aynı kişidir' diyorsa, diyecek bir şey yok..
Şahsi fikrimdir ama ben "Başkan Cemil Deveci'yi şu ana kadar gösterdiği yönetim tarzıyla;
"Hiç beğenmedim"..