Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz'ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la tokatlaştığı fotoğrafı 'sosyal medyada' çok farklı yorumlarla paylaşıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'sert görünümlü bakışı', Başkan Yılmaz'ın 'masumane süzülmüş duruşu'..
Her ikisinin de içlerinden geçeni okumak 'niyet okumak olur girmiyorum' ama Başkan Yılmaz'ın basında çıkan sözünü yorumlamak mümkün.
Ne dedi Yılmaz, "Türkiye'nin gelişmesinde en büyük etken AK Parti kadrolarıdır".
Doğru bir söz söyledi Yılmaz; ANAP'tan AK Parti'ye geçen bir belediye başkanı olarak.
İyi bir tespit.
Eleştirilebilir ama AK Parti kadrolarının Türkiye'de özellikle belediyecilik anlamında katkıları ortada.
Kendisi öncesinde AK Partililer gibi 'gelenekten ve AK Partili kadroların çoğunun önceden yer aldığı siyasi partilerden' gelmediği için farklı bir bakışla bu sözü söylemiş olmalı.
'Bizim kadrolarımız demediğine göre', AK Partili kadrolar diyerek 'küçük bir vurgu ortaya koymuş olmalı elbette'..
Zaten belediyecilik anlayışında AK Partili kadroların bakış açısı, Yılmaz'ın bakışıyla farklılıklar da gösterebiliyor.
Mesela geleneksel yapıdan gelen AK Partililer çoğunluk vatandaşla zıtlaşmak yerine uzlaşmayı ön plana koyuyor.
Örnek mi? Cumhurbaşkanı Erdoğan MTV zammında 'vatandaş tepki gösterince ne yaptı. Yüzde 40 zammı 25'lere çekti.
Yine Erdoğan 'filmli otomobil camlarında' cezaları durdurup, kısmi izin için yeniden incelensin' dedi.
Emlak vergilerinde geri adım attırdı.
Başbakan Yıldırım da çıktı 'yeniden değerlendireceğiz' dedi, tepki gelen her konuyu.
İnat etmediler. Ben yaptım oldu demediler. Vatandaş ne istiyorsa o dedi, istişareye açık tuttular tartışmayı.
AK Partili bakış açısını ortaya koydu. "Vatandaşa rağmen hizmet olmaz'
Başka bir örneğini daha çok sıcak olduğundan söylüyorum; "Meşe Tesisleri'ndeki ormanlık alandaki beton olayında yaşadık'.
Vatandaş istemedi, Fazilet Partisi geleneğinden Erbakan'ın talebeliğinden gelen Başkan Genç 'hemen betonu yıktırdı'.
Bir günde verdi bu kararı.
İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok, Süleymaniye geçidinde 'kafelerin yoldaki oturakları kaldırılıyordu, imza toplandı anında 'gereğini yaptı' vazgeçti.
Terme'de Şenol Kul, vatandaş istemedi, santraller olayında 'bayrağı eline aldı çıktı yollara'.
Atakum'da, Çarşamba'da, Vezirköprü'de, Bafra'da diğer ilçelerde çoğaltabiliriz, halkla birlikte yönetilir belediye.
Çıkalım Samsun'dan Tokat'ta, 'Kanal projesinde' Başkan Eyüp Eroğlu, halkın her talebini dikkate alarak, istişare ederek proje oluşturdu.
Çorum'da Başkan Külcü, Halk ekmek fabrikasını 'vatandaş istedi' diye yaptı.
Ama gel gelelim ANAP'tan, AK Parti'ye geçmiş olan Başkan Yılmaz'a. O bir çok projesinde geri adım atmamasıyla bilinir Samsun'da.
Kuş Cenneti'ne kadar beton yol yapacağım dedi, yargı kararları bile durduramadı.
Sahile beton kütlesi oteli 'Samsun istedi mi'. İstemedi davalık oldu. Ama şimdi 'tüm heybetiyle yerli yerinde duruyor'..
Saathane davalık.
Viyadük davalık.
Tarım Lisesi'nin yerine yapılmak istenen Kent Park, Milli Eğitim'le bile davalık.
Gülsan Sanayi 'dava üstüne dava görüyor'.
Lojistik köye girmiyorum bile..
Kaç kez CİMER'e, BİMER'e şikayet edildi sayısını hatırlamıyorum bile.
Hal böyle olunca, AK Partili Belediyelerin belediyecilik anlayışındaki 'Çoğunluk halk nasıl isterse öyle' yapılıyor işler, o nedenle de 'memnuniyet artıyor'.
Belediyeciliğin üstadı Cumhurbaşkanı Erdoğan hep ne diyor.
"Milletin gönlüne girin".
İşte o anlayışı söylemiş olmalı Yılmaz...
O nedenle AK Partili kadrolar sözünü kullanmış olmalı.
Onlar gibi olaya bakabilseydi 'Ne bu kadar davalık proje olurdu, ne de Samsun'da bir çok proje davalarıyla değil, bu kente kazanımlarıyla gündeme gelirdi.
Başkan Yılmaz haklı. AK Parti'den seçimlere girmekle AK Partili olunmuyor, elbette.
Bakış açısı, zihniyet de çok önemli.
Proje başlasa da 'geri adım atmam' demek yerine bir günde vatandaşın isteğine olumlu yanıt vermek 'zihniyet farklılığıdır'..
AK Parti'de ben yaptım oldu yok, olmaz da.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bak örneğini gör..
Başbakan'a bak örneğini gör..
Hatta Canik'e bak, örneğini gör.
Mesele 'Partici olmak değil', 'kadro olabilmek'..
Olay bu.
.jpg)
YORUMSUZ
Samsun'un hastalığıdır..
Bir şey yapmadan 'reklamlar önden' gelir.
Ortada hiç bir şey yok, şunu yapacağız, bunu yapacağız gibi
açıklamalar, ardından da 'bilboardlarda ilanlar'..
Vatandaşın başını döndüren o proje afişleri 'adeta kirlilik gibi duvarlarda'.
Samsun TSO Başkanı Zeki Murzioğlu da, yerli otomobil ile ilgili girişimde bulunmuş, örnek bir oluşturabilecek bir yaklaşım göstermiş.
'Çalışmayı yapıp, reklama kaçmadan' talebi gerekli yerlere iletmiş.
Havza OSB'yi de 'fabrika alanı olarak sunmuş'. Ve diyor ki, "Reklam yapmayacağım".
Kutlarım.
Reklam kokan hareketlerden uzak durduğunuz için teşekkürler.
İş bitsin Samsun size 'ahde vefasını gösterir başkan merak etmeyin'.
.jpg)
Zeki Murzioğlu