Paylaş

Başkan Yılmaz'ı yakınındakiler uyarmalı...

Ekleme: 21.07.2017 20:05 Güncelleme: 30.05.2026 21:55

Son dönemlerde Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz'ın konuşmalarında, açıklamalarında öyle ilginçlikler var ki, kesinlikle ama kesinlikle yanındakiler uyarmalı, diye düşünüyorum. Çünkü,...

Son dönemlerde Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz'ın konuşmalarında, açıklamalarında öyle ilginçlikler var ki, kesinlikle ama kesinlikle yanındakiler uyarmalı, diye düşünüyorum. 

Çünkü, her geçen gün bir yenisine  şahit oluyorum.  

Mesela..

Samsun'daki bazı binaların ekranda gösterilmesi sırasında  görüp "Beni niye uyarmadım, ben bunları görmedim Turan" diye Başkanvekiline çıkışması aslında ilk dikkati çeken bir durumdu. 

Devlet terbiyesinde, protokol kurallarında böyle bir hitap şekli yok. Vekilliğini yapan kişiye ismiyle hitap etmek gibi yaklaşım şekli hiç yok. 

O sözleri onca basın mensubunun gözleri önünde duyunca 'kızardıkça kızaran' kişi protokol kurallarına göre, devlet adabında Turan Bey'dir..

Ya da Başkanvekilimdir. 

Gülsan'da yaşanan patlama sonrası yaptığı açıklama da oldukça şaşırtıcıdır. 

Bir çok kişi izledin mi açıklamasını diye sordu.

Ben izlemedim ama söylenene göre; "1'i ağır 15 yaralının olduğu bir olay yerinde" zaten yıkılacak buralar gibi benzeri bir söz etmesi ne kadar uygun ki..

Esnafın işyeri yanmış, canı yanmış, orada hiç yeri mi?..

Bakan Kılıç'ın görev değişikliği öncesi Sheraton'da yaptığı basın toplantısında Bakan Kılıç konuşurken lafını keserek mikrofonun düğmesine basıp araya girmesi 'devlet geleneğinde' görülmemiş bir şey.

Kaldı ki, Bakan Kılıç herkese  sırasıyla söz vermişti. 

15 Temmuz Demokrasi nöbetinin tutulduğu Cumhuriyet Meydanı'nda yaptığı konuşmada ise mikrofonu uyarılara rağmen bırakmamak için anlattığı Seyit Onbaşı hikayesi'den hiç bir şey anlamadım.

Bildiğim hikaye farklıydı, Başkan Yılmaz'dan dinlediğim son kısmıyla çok farklı.

Ancak yaşanan kriz aslında başkaydı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne gelmiş konuşmaya başlayacak, A haber canlı bağlanmış, görüntüler dev ekranda ama Başkan Yılmaz, uyarılara kulak asmıyor. 

Dev ekranda tüm meydandaki halk 'kulağına yapılan uyarılara dev ekrandan canlı canlı  şahit oldu'.

Önce koruması geldi uyardı. 'Cumhurbaşkanının konuşmasının başlayacağı söylemiş olmalı'.

Başkan, konuşmaya devam ediyor. 

Sunucu peşine takıldı, Başkan nereye o oraya. 

Uyardı bir iki kez. Ama hikaye bitmiyor bir türlü. 

Ekrana Şehitler Köprüsü canlı yayını geldi, 'Meydanda kıyamet kopuyor alkışlarla inliyor ortalık Başkan Yılmaz, devam ediyor konuşmaya..

Nihayet bitirdi de 'İstanbul'daki o muhteşem görüntülerle baş başa kaldık'..

Ama en çok şaşırdığım konuşmasına Olimpiyat açılış törenlerinde şahit oldum. 

Binlerce yabancı sporcu, binlerce yabancı konuk var statta. 

Ambiyans muhteşem, seranomi tarihe iz bırakacak bir güzellikte..

Orada çıkıp siyaset yapmanın ne anlamı var anlamıyorum. 

Ev sahibi olarak teşekkürünü yap, konuklara hoş geldiniz de, bırak mikrofonu değil mi?..

Orada, uluslararası bir organizasyonda, Olimpiyat komitesine, Bakana tamam da meclis üyelerine, AK Parti il  başkanına, diğer siyasi parti temsilcilerine teşekkür etmek neyin nesi..

Kimi ne?.. Umurunda mı sporcunun, konukların, siyasi partiler..

Dünyanın ortak dili olan spor için, olimpiyat için oraya toplanmış konukları sıkmanın anlamı ne?..

Bakan Kılıç'ın yaptığı konuşma ne kadar özdü, Vali Kaymak'ın yaptığı konuşma uygundu, Olimpiyat yetkililerin yaptığı konuşmanın 'işitme engelli diliyle kısmı' ne kadar anlamlıydı, izlettiren görünümdeydi.

Mikrofonda kalmak adına bu kadar çaba neden?..

Eleştirimi olumlu bulmayabilir, önemsemeyebilir Başkan Yılmaz.

Ama gerçekten 'özellikle son dönemlerde' yaptığı açıklamalar, konuşmalar mikrofonda kalma görünümü, 'dikkat çekiyor'.

Bence birileri uyarmalı, diyeceğim ama..

Meydanda 'Koruması da, sunucu da uyardı' olmadı.

Sanırım 'başkanlıkta son 1,5 yıl sendromu' böyle olsa gerek.

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.