Batonun Ucundaki Yalnızlık ve Kalabalık

Batonun Ucundaki Yalnızlık ve Kalabalık

Hazır

Giriş: 27.12.2025 10:00 Güncelleme: 30.05.2026 19:21
Sahne ışıkları yandığında, arkamda yüzlerce nefes, karşımda ise aylardır tek bir vücut gibi hareket etmeyi öğrendiğimiz kıymetli koro ailem... Tam o an, kürsüye çıkıp batonu kaldırdığım o meşhur saniy...

Sahne ışıkları yandığında, arkamda yüzlerce nefes, karşımda ise aylardır tek bir vücut gibi hareket etmeyi öğrendiğimiz kıymetli koro ailem... Tam o an, kürsüye çıkıp batonu kaldırdığım o meşhur saniye. Salonun uğultusunun bıçak gibi kesildiği, zamanın adeta donduğu o mutlak sessizlik anı.

Dışarıdan bakıldığında her şey ne kadar kalabalık değil mi? Oysa o batonun ucunda, bir şefin hissettiği şey, yalnızlıktır.

O sessizlikte sadece notaları değil, sorumluluğun ağırlığını da duyarsınız. Baton havadayken, koronun alacağı ilk nefes benim bileğimdedir. O an sadece bir müzik başlamaz; bir heyecan, bir emek ve o salondaki her bir ruhun beklentisi tek bir noktada birleşir. Eğer şef o sessizliği doğru yönetemezse, eserin ruhu daha başlamadan zedelenir.

İnsanlar şefi sadece yöneten kişi sanırlar. Oysa şef, aslında görünmez bir köprüdür. Bir yanında bestekarın yüzyıllar öncesinden bıraktığı o eşsiz duygu, diğer yanında o duyguyu bekleyen dinleyici... Şef, bu iki dünya arasında batonuyla bir bağ kurar. Koro bir hata yapsa kalbi ilk sızlayan şeftir; seyirci bir alkışı eksik bıraksa sırtındaki yükü ilk hisseden yine odur.

Bazen bir eserin ortasında, koro en gür sesiyle haykırırken bile şef o fırtınanın ortasındaki en sessiz adadır. Batonu sallarken aslında notaları değil, bir şehri, bir kültürü, bir geçmişi havada tutmaya çalışırız. Samsun gibi sanata gönül vermiş bir şehirde, Türk Sanat Müziği’nin o ağırbaşlı makamlarını yönetmek; sadece bir teknik iş değil, bir gönül mesaisidir.

Kürsüden indiğimde, alkışlar koptuğunda o yalnızlık yerini büyük bir kucaklaşmaya bırakır. Ama o ilk an... Batonun ucundaki o titiz yalnızlık, sanırım bir şefin sahip olduğu en kıymetli hazinedir. Çünkü biz o yalnızlıkta, müziğin asıl sahibini yani samimiyeti ararız.

Bir sonraki konserimizde, o baton havaya kalktığında lütfen o sessizliğe bir de buradan bakın. Göreceksiniz ki o sessizlik, aslında en güçlü sesimizdir.

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap