Belediyelerin bildiğiniz gibi bünyelerinde bir şirketleri olur.
O şirket öyle bir şirkettir ki;
Öncelikle başına Belediye Başkanı, 'kendi adamını müdür olarak yerleştirir'.
Birinci hareket budur.
Paranın başına, kendi adamını geçirir ki, ne var ne yok her şeyden haberi olsun.
Örnekleri çok.
İki bildik belediye söylesek yeterli.
Mesela AK Partili Mustafa Demir, Büyükşehir Belediye Başkanı olur olmaz, Büyükşehir İmar İnşaat Şirketi'nin başına eski koruma polisini görevlendirmeyle genel müdür yaptı.
Çeşmenin başına kendi adamını getirmiş oldu.
Yabancı da değil Genel Müdür.
Seçimde basın işlerini yürüten kişiyi basın danışmanı yapmıştı, onun eşi.
Atakum Belediye Başkanı CHP'li Cemil Deveci farklı mı yaptı.
O da avukatlık bürosu çalışanını şirket müdürü yaptı.
Yani bu işin partiyle filan alakası yok.
Her başkanlık koltuğuna gelen, çeşmenin başına kendi has adamını oturtuyor.
Şirket müdürünü hemen değiştiriyor.
Şahsi fikrim; Bu Canik Belediyesi'nde de böyledir, diğer ilçe belediyelerinde de aynı diye düşünüyorum.
Aksi varsa, söylesinler buradan düzeltirim.
İkinci adım şirketlerde, kendine siyasi görüşüne yakın kişileri iş başı yaptırmakla devam eder.
Bakın kadrolara şirketlere kaç kişi almışlar.
Çalışacak adamları alsınlar, istihdam oluştursunlar kabulümüz ama şirketi batıracak kadar doldurmaya ne gerek var.
Bu şirketlerde üçüncü adımlar araç kiralama, iş makineleri ve hizmet alımları ile devam eder.
Akçeli işlerin döndüğü, bazen de her türlü fırıldakların döndüğü yerlere dönebilir bu şirketler.
İşi hazır belediyeye iş yapıyor, hazır iş, nasıl zarar eder, hesap kitap yapsan kar etmesi lazım desen de belediye şirketleri arpalık gibi, ahbap çavuş ilişkisiyle yönetildiğinde sonuç, çoğunlukla hüsran olur.
Batık şirketlere bir yenisi daha eklenir.
Ama bazıları da zarar etmeyebilir.
Örnekleri de vardır mutlaka.
Mesela İlkadım'da bu 'batık şirket' tartışması yaşanınca, eski başkan AK Partili Erdoğan Tok'u aradım.
Sizin zamanınızda da 'batık mıydı şirket' diye sordum.
'Asla değildi. Para bıraktık biz devrederken' dedi.
Doğru yanlış, kendi beyanı. Başkan Demirtaş, nasıl şirketi devir aldılar açıklar, sanırım.
Mesela Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı'ya da sorduracağım; Atakum Belediyesi'nin şirketini devrettiğindeki mali durumu.
Çünkü bildiğim kadarıyla Başkan Cemil Deveci, 'batık aldıklarını' söylemişti ve hacizler geldiydi peş peşe.
Büyükşehir ve Canik için de kamuoyunun bilgilendirilmesi gerekir.
O nedenle;
Bu şirketler kimsenin babasının şirketi değil.
Başına adamını koymakla senin de olmuyor.
Halkın parasını, halkın malını korumak ve kollamakta sorumluluğunuzda.
Şimdi buradan açık açık yazıyorum.
Kamuoyuna belediye şirketlerinin mali durumlarını açıklamalısınız.
İlkadım Belediye Başkanı Necaattin Demirtaş'ın 'yeni yıldan sonra açıklayacağım' demesi hiç normal değil.
Diğer belediyeler içinde aynı durum söz konusu.
Denetime açık olmalı ve belediye meclisi denetleyebilmeli.
Sonuç olarak söylenen rakamlar öyle basit değil.
Suistimal var mı bilinmeli.
Belki birileri paraları cebe indirdi, başkan da bu denetimden o nedenle memnuniyet duymalı.
Görüyorsunuz neler dönüyor belediyelerde.
Mali Hizmetler Daire Başkanı Samsun Büyükşehir'de zimmet alırken yakalanmadı mı?.
Neden denetim yaptırmıyorsunuz.
Sizin için daha iyi değil mi?
Bakın MHP İlkadım Belediye Meclis Üyesi Cemalettin Kola ne diyor;
"Şirketin borç durumunu çok fazla. Belediye şirketi 1 Ocak 2021 ile 30 Ekim 2021 tarihleri arasındaki on aylık süreçte 43 Milyon 885 Bin TL gelir elde etmiş. Buna karşılık da 62 Milyon 604 Bin TL gideri olmuş. Sadece on aylık süreçte 18 Milyon TL’yi aşkın bir zarar söz konusudur."
"Bunun yanı sıra şirketin borçlarına baktığımızda karşımıza 46 Milyon 654 Bin TL’lik bir borç çıkıyor. Tabi bu şirketin alacakları da var. O alacakları düştüğümüzde ortaya çıkan toplam borç 26 Milyon 564 Bin TL’dir."
"Şirketin varlıklarına baktığımızda, net defter değerleri 7 Milyon 998 Bin TL’dir. Bunu da borçtan düştüğümüzde ortaya 18 Milyon TL borçla batık bir şirket çıkıyor. 14 Milyon TL sermayesi var bu şirketin, o da uçmuş gitmiş."
Uçup gitmiş ne demek.
Yani para buhar olmuş anlamına geliyor.
Kaldı ki; şirketin bugün varlıklarını satıp, borçlarını ödeyip, alacaklarını tahsil ettiğimiz zaman, İlkadım İlçesinde yaşayan vatandaşlarımızın sırtına eklenecek yük 32 Milyon 566 Bin TL.
Rakamlar inanılır gibi değil.
Peki buradaki en büyük sorumluluk kimin.
Birincisi Başkan,
Diğeri ise şirket müdürünündür.
O nedenle Samsun'daki tüm belediyelerin bağımsız bir denetim firması tarafından denetlenmesi gerekiyor ama Belediye Meclis üyelerinden de bir gözetmen ekip kurulmak şartıyla.
Belediyelerin şirketleri şeffaf olunmalı.
Hesap verilebilir olmalı.
İşinin belediye hizmet verdiğinden hazır olmasına rağmen zarar eden belediye şirketinde problem olduğu ortada olduğuna göre;
Meclisten, dolayısıyla kamuoyundan neyi saklıyordunuz ki..
Madem belediye başkanları kendi adamını getirip liyakate bakmadan şirketin başına oturtuyor, sorumlulular da kendileridir.
Son kuruşuna kadar zararları karşılamalı.
Bunu İlkadım için söylemiyorum.
Tüm belediyeler ve başkanlar için söylüyorum.
Şeffaf olmadıkları için 'bilinmeyenlerle dolu oldukları' için vurguluyorum.
Bu arada İlkadım Belediyesi'nin 'batık şirket tartışması' gündeme getirildiyse, meclis üyeleri her belediye de bilançoları istemeli.
Sormayan, sorgulamayan, halkı temsil ettiğini unutan meclis üyesi de bu vebalin altında kalır.
Açık söylüyorum, sıkıntısı olmayan açıklar.
Açıklamayanlar bilin ki;
Bir problemi vardır.
Bu tarihi fırsatı şeffaflık adına bakalım kaç belediye değerlendirecek.
Bakacağız...

Batık şirket tartışması diğer belediyeler nasıl acaba
İlkadım Belediyesi'nde gündeme gelen 'batık belediye şirketi' tartışması diğer ilçe belediyelerini de gündeme getirdi. Bakalım şirket gelir giderlerini açıklayan belediye çıkacak mı?