Basın halkın müşterek sesidir.
Hatta temiz toplumun, şeffaf yönetimin oluşmasında da 'önemli bir araçtır'.
Çünkü basında yer alan konular, iddialar, haberler, bildiriler, ihaleler, halka açık olduğu için 'resmen halk hakem rolündedir'.
Doğruyu, yanlışı görebilir, kendi terazisinde tartabilir.
Mesela;
SAYIŞTAY'ın usulsüz bulduğu şu böl - parçala ihaleler, son zamanlarda gündemden düşmüyor.
Samsun açısından bakarsak, SAYIŞTAY'ın Büyükşehir Belediyesi'nin yaptığı ihalelerle ilgili bulduğu usulsüzlükler de aynı cinsten.
Hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan da Kızılcahamam toplantısında bu konuya genel olarak vurgu yaptı 've ihalelere dikkat edin, şeffaf olun, şaibeye meydan vermeyin' dedi.
Haklı da.
Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin de SAYIŞTAY'ın ilgili raporu ve Erdoğan'ın uyarısından sonra bu işleri 'usulüne uygun yapacağı kanaatindeyim'.
Çünkü her türlü, dedikodu, şaibe, gizli akçeli işler 'kapalı kapılar ardında yapılan işlerden çıkar.
İnsanoğlu, 'herkese açık olmayan işlerde birilerinin çıkarına hizmet edebilir, imtiyazlar sağlayabilir'.
Kendi çıkarına da hizmet edebilir.
Kaldı ki; Samsun Büyükşehir Belediyesi bunu bizzat yaşadı ve Mali İşler Daire Başkanı, 'fazla ödenek verme vaadi ile bir müteahhitten rüşvet aldığı için tutuklandı'.
Bunu da en iyi Başkan Demir bilir.
Çünkü kendisi şikayet ettiğini beyan etti.
Demek ki neymiş, 'Birilerine güvenmek yerine' şeffaflıkta, kuralına uygun olarak işleri yapmakta yarar var'.
Zaten kanun koyucu da bunu görmüş ve özellikle ihalelerin nasıl yapılacağını karara bağlamış.
Esasen kamu kuruluşları hizmet ya da mal alımlarında açık ihaleyi neden yapar?.
Öncelikle;
*Şeffaflığı sağlar.
*Rekabet koşullarını oluşturur.
*İhaleye katılan herkese eşit muamele yapar.
*Halka ve katılımcılara karşı güvenirlilik oluşturur.
*Gizliliği, kapalı kapılar ardını, şaibeyi ortadan kaldırır.
*Kamu denetimine açık hale getirir.
Yani aslında idareler bunları ve ihalelerde verimliliği sağlamalıdır.
Öyle salgın hastalık vardı, aciliyet vardı gibi bahaneler çok olağanüstü durumlarda olur ki;
SAYIŞTAY da zaten o konuya dikkat çekiyor.
"O doğrudan alımların, salgın hastalıkla alakası yok' diyor.
Neyse bundan böyle olmayacağını tahmin ediyorum ve kamunun parasının daha verimli kullanılması için 'gazetelerde açık ihalenin önceden yayınlanmasına' dikkat edeceklerini tahmin ediyorum.
Başkan Demir, hem Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem de SAYIŞTAY uyarısından sonra bunu atlamaz, uygulamaya koyar umarım.
Sonuç olarak gazeteler de o ilanın yayınlanmasından 'devede kulak bir ücret alıyor' ancak, şeffaflık, güvenirlilik ve rekabet gibi unsurların oluşmasını da sağlamış oluyor.
Ayrıca Belediyelerin 'meclis toplantılarındaki gündemlerin ve alınan kararların özetinin' gazetelerde yayınlanması var ki; Bunu Ankara ve İstanbul Belediyesi yapıyor.
Bu neden mi önemli?..
Yanıtı basit.
Her ne kadar meclis toplantılarını gazeteler haber yapsa da bir konu üzerinde 'yaşanan konuşmalarla sınırlı oluyor'.
Ancak çok kez rastlıyoruz ki; bazı meclis üyeleri 'Biz gündemde onu görmemiştik, atladık' diyebiliyor.
İşte o karar özetlerinin gazetelerde 'Basın İlan Kurumu' üzerinden yayınlanması o nedenle çok önemli.
Bizlerin parasını harcayan, bizlerin Samsunlu olarak sahibi olduğumuz mülkler üzerinde yapılan tasarrufların da şaibesiz, şeffaf yapılması gerekmiyor mu?.
Belki atlanan bir şey varsa, gazetelerde yayınlandığı için 'uzmanlık konusuna ilişkin birilerinin' gözünden kaçmayabilir.
Hem kamuoyu ne neden ve nasıl yapılıyor öğrenmiş olur, tepkisi varsa önceden verir, alkışlayacaksa da o zaman alkışlar.
Bu söylediklerim gazetelerde yayınlandığında ücreti kimse bahane etmesin.
500 ile 1000 lira arası küçük bir rakam.
Gazeteleri abat etmez ancak, 'bir çok olumsuz işin de önüne geçilmiş olur'.
Yani düşünün bir kere;
Geçmiş dönemde de Samsun'a yapılacak bir çok şeyi sonradan öğrenmedi mi bu halk?.
Şu partiden, bu partiden bahsetmiyorum.
Hepsinde yaşandı.
Meclis üyeleri ne zaman geçmiş o gündem, dikkat etmemişim, atlamışım demedi mi?.
Neler sonradan duyduğumuz işlerle elden gitti.
Bu şehrin bir ilçesi olan Yakakent'te belediye yurt dışına 3 kere kültürel tur düzenledi, giden 63 kişi geri dönmedi.
Saymakla bitmez.
O nedene tıpkı ihaleler gibi Samsun adına karar veren Büyükşehir ve ilçe belediye meclislerinin 'gündem özetlerinin' gazetelerde yayınlanması 'Demokrasinin ilkesi olan 'halkın kendi kendini yönetmesine ve katılımcı demokrasiye' imkan tanıyacaktır.
Gözden kaçırılmamalı.
Hele ki; Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Rıdvan Duran, bu konuyu İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile görüşüp, bir 'öneri ile işleve sokabilir'.
Böylece yerelde 'denetim mekanizması halk nezdinde de' kurulmuş olur.
Bu arada Türkiye'de ve Samsun'da bir başka sorun var ki; kesinlikle denetim altına alınmalı, polisin de işini kolaylaştıracağı kanaatindeyim.
Bakın Türkiye'de tam 121 bin 984 adet faal dernek var.
Bu rakam Samsun'da da binin üzerinde.
Türkiye çapında tabela derneği, kağıt üzerinde görülen ancak işlevinin ne olduğu çok fazla bilmediğimiz dernekler de var.
197 bin 649 tanesi de yurt genelinde fesih edilmiş.
Peki bu dernekler genel kurullarını nasıl yapıyor.
Nasıl takip ediliyor.
Bir ilçede 20 tane çıkan gazeteye ilan ver tamamdır; yasal olarak.
Hepsi için demiyorum ama;
Bazılarına sadece bir kaç kişi geliyor ve 'körler sağırlar şeklinde' genel kurulu yapıyorlar, geçiyorlar.
Kimsenin haberi bile olmuyor.
Ama bunu Basın İlan Kurumu üzerinden verse, bir düzenleme getirilse, 'faal olup olmadıkları' ne iş yaptıkları da halk tarafından öğrenilmiş olacak.
Genel Kurulunu yapıp yapmadığı, zamanında yapıp yapmadığı gibi tüm konular da hem BİK, hem de halkın bilgisine sunulacak.
Yasal ilan şartlarını da yerine getirmiş olacaklar.
Bunun 'kayıt altında olmaması', aslında bir başka açıdan da güvenlik sorunu oluşturuyor.
Çünkü bazılarının sadece 'kağıt oynamak için kurulduğunu hepimiz biliyoruz'.
Ya da farklı bir amaçla.
Yazdığım konular gerçekten önemli konular.
Kamu düzeni, şeffaflık ve denetim için de 'şart'.
Bir bakıma da basının 'var oluş nedeni'..
Halkın 'doğruyu öğrenme hakkı'.
İçişleri Bakanlığı ve BİK bu konu üzerinde durursa, bir çok soruna kendiliğinden çözüm gelmiş olur.
3 basit ama etkili öneri diye düşünüyorum.
.jpg)
Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan
.jpg)
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu
.jpg)
Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Rıdvan Duran