Dün de yazdığım gibi, alımından, satımına, belediyedeki İŞGEM danışmanının eşinin üzerine yapılmasından, sonrasında 'üst düzey belediye çalışanlarının arazileri üzerine geçirmesinde davalık olan kule arazisi' daha çok su götürür...
Anlatalım..
Öncelikle ben davalar sonuçlanmadan 'dikkat edin bu güne kadar hiç isim zikretmedim'..
Oradaki arazileri kimler almış, kat paylaşımlarını kimler yapmış, kuleyi yapan şirketin ortakları kimler, kimin oğlu var, kimin neyi var, hangi belediye başkanları bu arazi işine girmiş, isimlerini vermedim..
Kimse zan altında kalmasın ama kamuoyunu da 'ne oluyor nedir bu davalar' , bilgi edinsin diye 'Burada bir arazi var, tarlaydı, belediyeciler buraları 'kızım dedikleri' bir kadının üzerinde topladı, sonra da paylaşım sırasında 'davalık oldular' diye yazdım..
Hatta 'kimsenin, bir başka kişinin malının üzerine oturdu, iç etti' diye de yazmadım.. Tuttukları altın oluyor dedim..
Yani tek bir yalan yok.. Hepsi gerçek, kule de orada günden güne yükseliyor..
Yazdığım gayet açık, anlayabilene....
Ama işin rengi değişecek anlaşılan..
Onu da anlatalım..
Belediyelerin en üst kademesinde olan kişilerin tarla vasfındaki yerleri, daha sonradan çevresinden yol geçeceğini, arazilerin toplanıp 12 parselde toplanacağını bilmelerine rağmen 'kişisel çıkar sağlamış' olmalarının etik olmadığını yazdım..
Yine isim yazmadım..
Demedim ki, şu var, şu başkan var, eski başkanlar da işin içinde, ortaklardan..
Demedim ki Büyükşehir Başkanvekili'nin oğlu da kuleyi yapıyor..
Hatta beni bırakın bir başka gazete yazarı da 'Ben de o zaman Belediye Başkan vekiliydim. Beni de ortak etmek istediler, Allah'tan kredileri ödemedim de çıkardılar. Çok köylüyü mağdur ettiler diye yazdı'..
Yani konunun o dönem göbeğinde olan isim..
Ben yine isim yazmadım..
Demedim ki, şu an kapatılan iki belediye başkanı da o arazi işine girdi..
Mevcut bir belediye başkanı da var..
Eşler, çocuklar hissedar, belediye yöneticileri ve başkanlarının sülalesi o kulelerin altında konut sahibi..
Hem de 'arsa ortağı sıfatıyla..
'Ama bizim meslektaş, 'isimleri deşifre edince' yapacak bir şey kalmadı..
Yani o kulenin bulunduğu arazinin 'belediyeciler olması bile' kendi kendine 'hayret ettirecek bir şeyken', daha önce 'davacı Gülfer Şentürk (Özgün) tarafından gökdelen kulelere ihtiyati tedbir kararı koyulmuşken, nasıl olur da Kule ilgisi yok denilebilir' anlamak mümkün değil..
O zaman şöyle yapacağız..
Meslektaş, tüm isimleri tek tek zikretsin ve kamuoyu öğrensin ki, benim de elimi rahatlatsın iyice..
Çünkü ben açıkçası davalar sonuçlanmadan isimleri yazmayı düşünmüyordum..
Şimdi meslektaş açıkladı mesela dün..
O Gökdelen Kule arazisinde İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok'un da hissesi var, Kapatılan Gazi Belediye Başkanı Süleyman Kaldırım'ın da..
Ben şahsım adına 'etik olmaz dava bitmeden dedim', o yazdı, o zaman atış serbest..
Maşallah güzel, devam edelim o zaman..
Bir eksik ben tamamlayayım ama sonrasını meslektaştan talep edicem..
Mesele kapatılan Yeşilkent Belediye Başkanı Mustafa Yılmaz'ın da hissesi var değil mi?..
Hatta kat paylaşımında 'üzerine düşeni aldı'..
Sonrasını kamuoyuna 'gerçekleri anlatan meslektaşımdan' okumak istiyorum..
Tüm isimleri sıralasın..
*Kimin kaç dairesi var
Eşi Büyükşehir'de ne iş yapar..
*Kim ne kadar pay aldı
*Eşi, babası, Büyükşehir'de hangi görevdeydi..
*Kimler 'muvazaalı satış nedeniyle davalık', eşi ya da babası Büyükşehir, başka belediyelerde ne iş yapar..
*Kim yüzde 25'le kat karşılığı arazisini verdi, bir anda ne kadarlık bir milyon liranın sahibi oldu'..
Eşi, babası, kardeşi hangi belediyeci..
Açalım biraz daha...
Madem yalanlar var, kamuoyu doğruları öğrensin, bilsin 'tarladan, araziye, sonrasında iki bulvarın ortasında kalan kıymetli parselin nasıl Gökdelen Kule'ye döndüğünü..
Gökdelen Kule'nin yapımını yapan şirketin ortaklarından kimin Büyükşehir'in ikinci adamıyla ilişkisi var, onu da yazalım..
Alımından, davalık olan satımına, 12 parselde arazilerin toplanmasına kadar her aşaması davalık olan o arazide Büyükşenir, İlkadım, Gazi Belediyesi ile Yeşilkent'in seçilmişleri, Büyükşehir'in üst bürokratları 'nasıl buluştular' anlasın bu Samsun..
Gazi Belediyesi'nden Atakum'daki arsaya yatırım yapan belediye başkanı Kaldırım'a 'sorsun vatandaş, nereden biliyordun altın olacağını, Gazi'den değil de niye Atakum'dan tarla aldın diye'..
Değil mi meslektaş, soru çok, isim de..
Şimdi senin yazılarını iki gün izleyeceğim..
Bütün yazılmadık arazi ortaklarının ve davalık olanların isimlerini yazmanı, bekliyorum..
Şeffaf olsun ki, 'ben davalar bitmeden yazmak istemediğim isimleri' sen yazdığın için 'yazabileyim'..
Ama unutma meslektaş, şunları da istiyorum..
Büyükşehir'in üst düzey yönetiminde görev yapan ve araziye ortak olan yakınlarını da yazarsan iyi olur..
Belgesi sende vardır, yoksa gönderirim..
Çünkü Samsun görsün ve okusun ki; Bal tutan parmağını nasıl yalıyor anlasın'..
Yani 240 daireyi kimler paylaşmış, 'o müthiş altın değerindeki öngörüleri nasıl oluşmuş' bize, kamuoyuna anlat..
Aynı soy isimlerin 'kaçar katı var, ne kadar pay düşmüş', ne var bunda, tarla almışlar, arazi olmuş, gökdelen yapılmış de anlat herkese..
Senin yazacakların bu şekilde masalsa, 'minare ve kılıf hikayesiyse'
sanırım yaklaşık iki gün sürebilir..
Çünkü baktım iki belediye başkanının ismini deşifre etmekten öteye bir şey yok..
Köylünün açtığı davayı da zaten bilmeyen yok..
Sen bendeki belgeleri gör bir de..
Aynı büroda, aynı işletmeden sigortalı olupta, birbirini tanımadıkları iddiasını mı, yoksa 'Başkan Yılmaz'ın verdiği ifadede 'o araziyle ilgili tüm gelişmeleri yakınen bildiğini anlatmamı istersin'..
Sanırım 'kat paylaşım listesi de kamuoyunun dikkatine sunulacağından' 1 haftalık bir süre ayırmam gerekecek.. Yani senin tamamlamanı bekliyorum..
Sonra Gökdelen Kule 'şirketinin' Büyükşehir'e tanıdık isimlerden olması da 'ilginç gelecektir' kamuoyuna, diye düşünüyorum..
Sana göre de tesadüf olacaktır, tahmin ediyorum ama ortaklardan biri 'yine üst düzey yöneticinin oğlu çıktı', haberin olsun..
Sen bilirsin de kamuoyu bilmez..
Dün sana devam eden davaları yazdım, iki de suç duyurusu vardı, onların akıbetini bilmiyorum.. Süreçte uzun.. Yani daha çok yazarız bu işleri ama bir başlangıç olsun istedin, olsun..
Yani sonuç şu.. Sen dudak uçuklatan yazılarını filan bir yaz, ben seni etkilemeyeyim..
İsimleri verirken, kim kimin kızıdır, kimin eşidir, kimin oğludur’, ona dikkat edelim de vatandaş yanlış bilgi edinmesin..
Müthiş öngörü sahibi, gelecekte bir tarlanın nasıl kuleye dönüşeceğini tahmin yeteneği yüksek, DAHİ belediyecileri ve aynı kandan DAHİ yakınlarını’ herkes öğrensin..
Belki 'mülk yatırımları' için fikir almak isterler..
Evlerinde 'paşa paşa otururken, bu kadar güzel yatırımlara imza atanlara' plaket bile vermek lazım..
Mesela, 'Tuttuğu altın olan bürokratlar' plaketi'..
Ya da 'Girişimci başkanlar' plaketi..
Hatta 'Babalarıyla yarışan genç işadamları' ödülü..
Veya, "Ev kadınıyken tarla al, altın olsun, eşin maşallah' desin beratı..
Yani devam diyorum..,
Nerde kalmıştık, mesela başka kimlerin hissesi vardı o meşhur Gökdelen Kule arazisinde..
O kısım çok ilgi çekici..
Ama inan o ısrarla yazmadığın BRÜTÜS'ü ben de merak ediyorum..
Sende mi demek için..