Benim Ülkem ve Türkler Bu Yapılanları Hak Etmiyor (2)

Ekleme: 16.05.2026 10:00 Güncelleme: 30.05.2026 23:32
Bu haftaki köşe yazımın dün yayınlanan 1. Bölümünde Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bugüne kadar kazanımı olan yüzlerce fabrika, tesis ve bankaların özelleştirme adı altında yabancı şirketlerin e...

Bu haftaki köşe yazımın dün yayınlanan 1. Bölümünde Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bugüne kadar kazanımı olan yüzlerce fabrika, tesis ve bankaların özelleştirme adı altında yabancı şirketlerin eline geçtiğini özetlemiştim.

Bugün okuyacağınız 2. Bölümde diğer kayıplarımız ve siyasetin nasıl yozlaştığına değineceğim.

Ne yazık ki, dün özetlediğim ve bugün elimizden çıkmış bulunan milli değerlerin hiç birisini, artık yerine koyma şansımız kalmadığı gibi kaybettiklerimiz bunlarla da sınırlı kalmamıştır.

Elimizden çıkan bu kaynaklarımız nedeniyle, ülkemiz hazinesini besleyen gelir kaynaklarının kalmaması sonucu, dış borcumuzun faizleri de artmaktadır.

Ülkemizin geleceği açısından çok önemli olan yer altı madenlerimizde, yabancı ülke şirketlerine adeta dağıtılmaktadır.

Yabancı şirketlerin çıkarttıkları madenlerden elde ettikleri kazançlardan ülkemize çok küçük paylar (%1.25 ile %18,75) vermektedirler.

Şehriyar’da Osman Aydoğan’ın yazdığına göre 2003 yılında 138 olan maden arama izin ruhsat sayısı sonraki yıllarda hızla artmış bulunuyor.

Bu ruhsat sahibi firmaların küçük Türk ortağı olan firmalar Türkiye’deki bürokratik işlemleri yürütüyor. Örneğin İliç’te altın madeni çıkartan Kanadalı Anagold Madenciliğin %80’i ABD ve Kanada’ya %20’si ise, Çalık Holding’e ait bulunuyor.

Türkiye Cumhuriyeti 1923 ile 2003 yılları arası 80 yılda toplam 1186 adet maden arama ruhsatı (Büyük çoğunluğu Etibank ve MTA’ya) vermişken, değiştirilen 3213 sayılı maden kanunu sayesinde, 2008 yılından 2023 yılına kadar geçen 15 yılda çok büyük çoğunluğu yabancı şirketlere olmak üzere 386.000 adet maden arama ruhsatı verilmiştir.

Tabii bu arama yapılacak arazilerde bulunan başta ülkemizin en önemli gıda kaynaklarından olması yanında, önemli ihracat getirisi olan yüzbinlerce zeytin ağacı kestiriliyor, siyanür atıkları ile çevre ve doğanın kirletilmesi sonucu yöre halkı perişan ediliyor. 

Bu yapılanların akıl ve ülke çıkarları ile bağdaşır yanı yoktur. Bir ülke nasıl olurda sadece bugününü değil, geleceğini de yok edecek bir yanlış ile bu gelir getirecek kaynaklarını kolayca harcar?

İşin belki de en acı yanı;

Ülkemizin geleceği adına yukarıda saydığım olumsuzlukların sorgulanmasını da engellemek için çıkartılmış antidemokratik yasalarla ülkemizin çıkarlarına sahip çıkanlar tutuklanarak yargılanmakta ve henüz davaları sonuçlanmadan mal varlıklarına el konulmaktadır.

Bir önceki BŞB Başkanı’nın döneminde (2021Yılında) Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı’nın mali işlerden sorumlu Daire Başkanı’nın makam odasındaki kasasından kilolarca altın, büyük miktarda döviz, tapu bulunarak tutuklanan daire başkanı kısa süre sonra tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilebiliyor.  

Siyaset ise, olabildiğince baskı altına alınmış bulunuyor.

Vatandaşın verdiği oylarla seçilmiş muhalefet partilerine ait belediye başkanlarının tutuklanarak yargılanmaları, bazılarının eşlerinin, çocuklarının ve aile fertlerinin de tutuklanması, hatta yaygın bir kanı haline gelen baskı ile itirafçı (İftira atmaya) olmaya zorlanmaları, demokrasimizi ağır şekilde yaralamıştır. 

İtirafçı olmayanların tutukluluğunun devam ettirilmesi ve henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmamasına rağmen, mal varlıklarına el konulması, bırakın demokratik rejimde olabilecek şeyler olamayacağını, hiçbir insanın vicdanının kabul edebileceği şey değildir.

Bu baskı ve hukuksuz yargılamalar, basın özgürlüğünü ve hukuka güven oranlarını dünya ülkeleri sıralamasının en alt seviyelerine düşürmüştür.

Bu ülkeyi seven, demokrasi ve cumhuriyetten yana olan çok büyük bir çoğunluğun tek duası ve beklentisi, ülkemizin yeniden adil bir hukuk düzeninde demokrasinin tüm kuralları ile işlediği parlamenter sisteme dönmesidir.

Çoğunluğun beklentisi gerçekleşir umuduyla, güzel bir hafta diliyorum.

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap