Kurulduğu 2008 yılından bugüne Yurtiçi ve yurt dışında sayısız projeye imza atarak adından sıkça söz ettiren Bereket Derneği kuraklık ve yoksullukla mücadele eden Afrika ve Asya'da yüzlerce su kuyusu açarak insanlara Bereket oluyor
Su kuyusu bağışı
Türkiye bulunduğu bereketli toprakları ve jeopolitik konumu nedeniyle suya kolayca ulaşabilen bir konumda fakat bizim kadar şanslı olmayan Asya ve Afrika'da insanlar su ihtiyaçlarını su kuyusu aracılığı ile karşılamaya çalışıyor
Su kuyusu bağışı projesinin Hayati öneme sahip olduğunu ifade eden Dernek yönetimi Asya ve Afrika kıtasında insanların günlük su ihtiyaçlarını temin etmek için ortalama 8 kilometre yürüdüklerini su tedarik edebilmek için çocukların eğitimlerini yarıda bıraktığını ifade etti. Çok eski ve bakımsız olan su kuyularından tedarik edilen suların Tifo sarılık gibi birçok bulaşıcı hastalığa sebep olduğunu ifade eden dernek yönetimi Afrika'da su kuyusu açtırmak isteyen hayırseverin Bereket Derneği aracılığı ile gerek tüm kuyu bağışı gerekse de hisse bağışı olarak su kuyusu bağışı yapabileceğini ifade ederken açılan su kuyularının video görüntü ve lokasyon bilgilerinin hayırseverlere iletildiğini ifade etti Bununla birlikte su bağışı yapan hayırseverlerin su kuyularına diledikleri isimleri verebileceklerini de ifade ettiler.
Su Kuyusu Bağışının Önemi
Su kuyusu bağışının önemi; Kenya’da kuraklık ve susuzlukla mücadele etmek zorunda kalan Zeynep için daha bir önem ifade ediyor. Zeynep kendisi ve ailesinin su ihtiyaçlarını karşılayabilmek için eğitimini yarıda bırakmış ve su temin edebilmek için her gün kilometrelerce yürümek zorunda.
Zeynep’in yolculuğu her sabah yeniden başlıyor. Boyu kadar bidonları sırtına bağlayarak Afrika sıcağında kilometrelerce yol yürüyerek 5-6 saatlik bir sürenin sonunda evine su getirebiliyor. Saatler süren bu yorucu çabanın ardından evine ancak kirli ve hastalıklara sebep olan bir bidon su getirebiliyor.
Zeynep, bu tehlikeli ve zor yolculuğu yaşayan kızlarımızdan sadece biri. Afrika ve Asya’da sudan mahrum bölgelerde insanlar kirli dahi olsa da evlerine su getirebilmek için saatlerce yürümek zorunda kalıyorlar. Her yıl kirli suyun tüketilmesi kaynaklı “İshal, kolera, dizanteri, hepatit, tifo ve çocuk felci” gibi hastalıklar ortaya çıkmaktadır.