Paylaş

Betona yatırım zamanı değil, insana yardım zamanı..

Ekleme: 06.12.2021 09:05 Güncelleme: 30.05.2026 21:55

İnsanların alım gücü bitmiş, gramla meyve sebze alınacak bir dönemdeyiz. Çarşı pazarı adeta yangın yerine döndü. Döviz fiyatarının nereye gideceğini kimse tahmin edemiyor. Nerede duracağını d...

İnsanların alım gücü bitmiş, gramla meyve sebze alınacak bir dönemdeyiz.

Çarşı pazarı adeta yangın yerine döndü.

Döviz fiyatarının nereye gideceğini kimse tahmin edemiyor.

Nerede duracağını da.

Ekonomide ufak tefek sıkıntılar var diyenler, dar gelirlinin halinin farkında bile değil.

Kaldı ki, orta direk diye bir şey de kalmadı.

Ücretli aşağıda.

İşsiz tam dibe vurdu.

Marketlerdeki insanlar alışveriş yerine, hangi ürün daha ucuz diye rafları gezip, farklı marketlerin fiyatlarını karşılaştırıyor.

Vatandaşın zor zamanda yanında olması gereken sosyal belediyecilik de dibe batmış durumda özellikle Samsun'da.

Kimseden ses çıkmıyor.

Dar gelirlinin yanında olacağız diyen yok.

Ya öğrencilerin.

Ne doğalgaz ödeyebiliyorlar, ne elektrik.

Kaç öğrenci gördüm, iş arıyor çalışmak için.

Evden gelen yetmiyor, KYK'dan aldığımız kredi arkadaşlarla ev kirasına yetmiyor.

Yani durum hiç iyi değil.

Yangın büyük.

Fiyatlar yerinde durmuyor. Hayat pahalı değil, ateş pahası.

Peki dar gelirlinin zorda olduğu zaman elini uzatacak yerel yönetimler, yani belediyeler ne yapıyor.

Bakın anlatayım.

İlçe belediyeleri zaten batmış durumda.

Bir çoğu borç içinde.

Bazıları kendi ayakları üzerinde zor durabiliyor.

Büyükşehir Belediyesi ise, insana yatırım yapacağına beton işleriyle uğraşıyor.

Vatandaş öylesine zorda ama halen 'kent yönetim merkezi yapmaya, yapılanları yıkmaya, ya da Büyükşehir'e yeni hizmet binası yapma peşinde.'.

Olacak iş mi?.

Zaten inşaat malzemeleri uçmuş, ama bir ara verelim şu zorda olan vatandaşa bu sürede nasıl katkı veririz diye düşünmüyor bile.

Uygulamada zaten bir şey görülmüyor.

Sanki vatandaş asfaltları yiyecek.

Ya da yıktığı yerdeki molozları.

Ortalık yangı yerine dönmüş, tek açıklama duydunuz mu, dar gelirli vatandaşlarımıza şu şekilde katkı vereceğiz diye.

Şu şekilde destek olacağız diye.

Sanki belediye değil şirket yönetirmiş gibi, kar-zarar işleriyle uğraşıyorlar.

Halen Samsun'da yıkımlardan ve betona harcanacak projelerden söz ediyorlar ya, örnek olsun diye yazıyorum.

Bakın belediyecilik nasıl yapılıyor iyi örnekler, vatandaş odaklı çalışmalar da var.

Dün sabah haberlerinde FOX TV'de Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal'ın konuşmasını izledim.

Diyor ki;

"Hayat çok pahalı. Vatandaşımız çok zorda.

Hayat çok pahalı oldu, halkımız çok zor durumda. Hem de inşaat maliyetleri çok yüksek. 

O nedenle tüm beton çalışmalarını projelerini durdurdum. Şimdi dayanışma zamanı ve sosyal hizmetlere ağırlık vermemiz lazım. Dar gelirliye sıcak yemek vermeye ağırlık verdim.

Önceliklerimiz bu günlerde bu zor süreçte halkımın yaşamına olumlu katkı vermeliyiz. O nedenle inşaat ihalesi yerine kuru gıda ihaleleri yapıyorum".

Ne kadar güzel değil mi?.

İnsan kentinde bir belediye olduğunu hissediyordur herhalde.

Bir ailenin daha sofrasında yiyecek olması hangimizin içini ısıtmaz ki.

CHP'li Ümit Uysal bunu yapıyor da, AK Partili Belediyeler yapmıyor mu sanki.

Var elbette.

AK Partili Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen.

O da ilçesinde başvuru yapan öğrenci evlerinin doğalgaz faturasını belediye olarak karşılıyor.

Hem de gidip evlerine konuk oluyor, sorunlarını dinliyor.

Yani farkındalık yapan, halk için hizmet yapmak için mücadele veren nasıl oluyor da fark ediliyor değil mi?.

İşte bizim örneklerimizden belli.

Biri Antalya'dan bir CHP'li, diğeri İstanbul'dan AK Partili.

Mesele parti değil her zaman söylerim.

Dar gelirliden yana düşünebilmek, vicdanıyla bakabilmek çok farklı bir şey.

İşte o zaman kilometrelerce ilerideki bir gazetenin köşesine 'örnek yerel yönetici olarak' konuk olabiliyorsun.

Elbette gönül isterki, Samsun'dan belediyeler için yazabilelim bunları.

Mesela Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin öğrenci evlerinden su parası almadığını yazalım.

Başkan Mustafa Demir'in öğrenci evlerini ziyaret ederek, o müjdeyi verdiğini yazalım.

Olabilir mi acaba?.

Ya da dar gelirliye verdiği sıcak yemeklerle içimizi ısıtsın isteriz elbette.

Market kartları hazırlamış olsun, binlerce kişiye.

Ayrım yapmaksızın.

Kirasını ödeyemeyene yardımcı olsun.

İmkansız mı?.

Her şeye para var, sosyal desteğe mi yok?

Ama görülene göre nasıl olacak ki.

Bizim gündemler çok farklı.

Bizde yıkım var.

Betonlaşma var.

227 milyon liraya akıllı trafik ışıkları önceliği var.

Yeni belediye binası nereye yapalım araştırması var.

Para olsa AKM'yi yıkacak, Cumhuriyet Meydanı'nın çevresini yerle bir edecek.

Yalı Kafe'yi yıktı yerine beton bina dikecek.

Kültür Park'ı yıktı yerine minibüs terminali yapacak;

Kent Yönetim Merkezi Binası inşa edecek.

Peki sosyal belediyecilikte ne var?.

Dar gelirliye ne yapacak?.

Olan sosyal tesisleri de zaten ya satıyor ya kiralıyor, elde var 'şirket gibi işletilen bir belediye'.

Az çevresine baksa, başka belediyeleri incelese, şu zor süreçte hemen hepsi dar gelirli için sosyal yatırımlara hız verdi de;

Bakmasını bilene, isteyene.

Samsun'da betonlaşmaya devam.

Biz yine yılmadan, bıkmadan, ülkenin farklı yerlerinden, farklı belediyelerden örnek vermeye devam edeceğiz.

Belki beton yerine 'insana yatırım için' dikkatlerini çekebiliriz.

Hiç umudum yok ama.

Yine de 'devam edeceğiz'.

Biri İstanbul'dan, diğeri Antalya'dan

İşte örnek belediyecilik

AK Partili Hilmi Türkmen

CHP'li Ümit Uysal

Samsun'da betonişlerine devam

Samsun'da dar gelirliye destek olmak yerine yıkım ve betonlaşma çalışmaları sürüyor.

Mustafa Demir

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.