Bazen bir top, bazen bir forma, bazen de bir sahaya çıkma fırsatı… Bir engelli bireyin hayatını değiştirmeye yeter. Düşünün, yıllarca evinden çıkmamış, içine kapanmış bir genç… Ona sporla tanışma imkânı veriyorsunuz ve bir bakıyorsunuz ki gözlerinde yeniden ışık yanıyor. İşte sporun mucizesi budur.
Engelli sporuna gönül veren biri olarak yıllardır şunu gördüm: Bizler sahada ter döken sporcularımıza ne kadar imkân sunarsak, onların hayata tutunma gücü o kadar artıyor. Fakat tek başına bizim çabamız yetmiyor. Yanımızda “biz de varız” diyen gönüllere, samimi desteklere ihtiyaç duyuyoruz.
Geçtiğimiz günlerde Samsun İnşaatçılar ve Müteahhitleri Derneği’ni (Simder) Başkanı Sayın Sezgin Aydın’la bir araya geldik. Onun sözlerinde sadece bir destek değil, bir gönül bağı hissettim. “Bu sadece spor değil, aynı zamanda bir toplumsal dönüşüm” dedi. O an anladım ki, bizim mücadelemiz yalnız değil. Çünkü mesele sadece bir maçı kazanmak değil; mesele engelli bir bireyin yeniden toplumun bir parçası olduğunu hissetmesidir.
SİMDER’in bu yaklaşımı bana şunu düşündürdü:
Aslında elimizi uzattığımız her engelli kardeşimiz, yeniden doğuyor. Hayatına sporla yeni bir sayfa açıyor. Ve bu sayfada yalnız olmadığını bilmek, ona tarifsiz bir güç veriyor.
Ben isterim ki Samsun’da daha çok insan, kurum, iş insanı bu duyarlılığı göstersin. Çünkü engelli sporuna verilen her destek, aslında bir insanın yeniden hayata karışmasına vesile oluyor. Bu da bir şehrin en büyük onuru değil mi?
Bugün SİMDER bir adım attı. Yarın bu adımlara yenileri eklendiğinde, emin olun ki hem sporcularımız daha güçlü olacak hem de Samsun’un adı dayanışma ile anılacak.
Son sözüm şudur:
Bir destek, bazen bir sporcunun kaderini değiştirir. Bazen de bir şehrin gururunu…