Samsun Büyükşehir Belediyesi'nde öyle bir süreç yaşanıyor ki;
Adını ne koymak lazım diye düşünüyorum..
Her geçen gün birileri görevden alınıyor. Yarın kim alınacak diye 'iddiaya girenler' bile var..
Daire Başkanları tek tek değil, bir anda çıkarılıyor.
Şans loto gibi bir durum var ortada.
Bu yaşananlar; Samsun'un hafızasını silmek olarak da yorumlanabilir;
Eski yönetimin izlerini 'yok etmek' diye de.
Başkan Mustafa Demir'in 'Kendi ekibimi kuruyorum' demesinden daha doğal bir şey olamaz elbette..
'Ama bir sorun var'..
Eski Başkan Yusuf Ziya Yılmaz'ın ekibi de sorgulanıyor bir bakıma..
Hiç bir şey üretemeyecek kapasitedeler gibi bir görüntü de çıkıyor ortaya..
O zaman Samsun'u bunlar mı yönetti bu zamana kadar diye bir soru geliyor insanın aklına..
Ama bir sorun daha var!..
Bu yaşananlar Başkan Demir'in, eski başkanlar Yılmaz ve Şahin'le husumeti değilse, yerine getirilenler neden çoğunlukla dışarıdan..
Samsun'un hafızası yerine, ilimize Kocaeli'de yaptıklarını, İstanbul'daki icraatlarını, Malatya'daki deneyimlerini anlatan yöneticiler doğru mu?..
Samsun'un geçmişe dönük hafızası ne olacak?
Bu göreve gelenlerden hangisi 'Ağabalinin selde nasıl patladığını bilebilir ki'..
Hangisi eski ismi 'boklu dere', sonraki adı Şendere olarak bilinen sokağı bilebilir ki..
Bilemediler de zaten..
Atakum'da Palmiye kafe yanındaki kanalizasyon arıtma tesisinin arıza yapması halinde yaşanabilecek 'sahil rezaletini çekme di mi' Samsun..
Onlara göre basit arıza, bir gün içinde tamamlanır, Samsunlu'ya göre, denize girdiği yer, mikrop yuvası oldu.
Bilmezler, bilemezler..
'Ben Kocaeli'nde şöyle yaptım, şunu yaptım' demekten; çok süre kurtulamazlar..
Yani öyle bir görüntü çıktı ki ortaya..
Bir tarafta 'onlar', yani dışarıdan transfer edilenler (Daha doğrusu görevden uzaklaştırılması muhtemel kişilerin Samsun'da makam sahibi yapılması);
Diğer tarafta yıllardır Samsun'un en küçük noktasına kadar bilen Samsun'un hafzası yöneticiler..
Samsun'un hafzası olanlar 'aut' oldu.
Dışarıdan gelenler 'içeride makamları kaptı'..
Daha da kapacak, göreceksiniz..
Her gelen kendi ekibini de ardından getiriyor, ufak ufak..
Ha bir de 'ithal yöneticilerimiz makamları da beğenmiyor'..
Sanki sırça köşkten gelmişler..
Onlardan önce o makamlarda görev yapanların yerini beğenmiyorlar; hatta sığmıyorlar.
Baksanıza yeni Genel Sekreter İlhan Bayram'a.
Samsun'un gelmiş geçmiş ve bir daha da benzeri gelmeyecek Büyükşehir'in beyni Rahmetli Kenan Şara'nın yıllarca iş ürettiği makama bile sığmadı Bayram..
100 metrekarelik bir alanı makamına dahil ediyor.
Koridorları da doğal taş yaptırıyormuş..
Yani iş üreteceğiz, diye geldiler ama 'işlere makam odalarından başladılar'..
Teyakkuz halindeyiz demesini de yanlış anlamış olabiliriz..
Meğer belediye içindeki inşaat hali nedeniyle de teyakkuz halinde olmalı.
Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir'in kendisinin bir makam odası yenilemesine gitmediğini biliyorum.
Çünkü her fırsatta para yok diyor.
Hatta işçilere Zihni Başkan'ın yaptığı yüzde 17.65'lik zammı bile vermiyor.
Kredi ile borç ödüyoruz diyor.
İyi de bu makam odası yenileme işlerine ne diyor.
Ne işin var makamla, Samsun masa başından yönetilir mi, çık sahaya neden demiyor İlhan Bayram'a.
İşte bence asıl soru bu..
Bakın Kocaeli Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, son zamanlarda sürekli neyi eleştiriyor biliyor musunuz?..
İsim vermeden İlhan Bayram ve o dönemki belediye başkanını yaptığı lüks binaları..
Yazık değil mi diye bağrıyor her fırsatta..
Uzun lafın kısası..
Şu lüks işler Samsun'a uymaz.
İşçiye para yok diye zam verilmeyen bir yerde 'etik bir iş de değildir'..
Biraz para varsa, Bayram'ın ilk işi yüzlerce kişinin kullandığı tuvaletleri yaptırmak olmalıdır..
Hiç kırılmasın ama;
Biz Samsunlular olarak İlhan Bayram'ı başarılı işleriyle görmek isteriz; lüks makam odasıyla değil..
Bize ne makamdan, icraatı görelim..
Sahada görelim..
Samsun hizmet bekliyor..
Şatafatlı yaşam değil..
Başkan Demir 'artık hadi bakalım sahaya, bırak makam düzeltme işlerini' demeli.
Geç bile kaldı.