O kadar sıkıcı, o kadar alışılmış, o kadar sıradan, o kadar etkisiz ki bu sözler..
Nedendir bilinmez;
İşadamlarıyla yapılan kahvaltılı, yemekli, bazen de Samsunum-1 ile deniz sefası yapılarak düzenlenen toplantılardan sonra 'bu sözler hep söylenir'..
'Samsun'un geleceğini planlıyoruz'.
Bu söz Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde Yusuf Ziya Yılmaz tarafından daha da abartılmıştı;
O Samsun'un gelecek 50 yılını planladıklarını söylerdi'..
Şimdi Büyükşehir Belediye Başkanı Zihni Şahin de Samsun'un geleceğini planlıyoruz diyor..
Yani, koltukta oturanlar değişse de, o bildik, sıradan sözler aynı..
Başkan Şahin, iyi niyetli, bir şeyler yapmak istiyor ama 'Neden aynı sözleri söylüyor, neden daha somut konuları ele almıyor' bunu anlamış değilim.
100. yılda 100 yatırımcı sözü kulağa hoş geliyor.
Ama açmak gerekir..
Hangi sektörlerde yatırımcılar..
Samsun'un bu konuda bir fizibilitesi çıkarıldı mı?..
Bu kentin geleceğini planlarken, yol haritası nedir..
Nelerde, hangi dallarda 'gelecek planları' var.
Tarım bitmiş, turizmde Karadeniz'in en gerisindeyiz, sanayi zaten yok.
TEDES ne olacak bir açıklık var mı?..
Parkomat 3 yıl sonrasına ötelendi, "Gelecekte var mı yok mu, halka soracağız derken" bugüne kadar parkomata destek mesajı mı aldınız da halktan böyle bir yol düşündünüz..
Mahkemelik yatırımlar ne olacak. Saathane ne zaman bitirilecek..
Hani onu geçtik Başkan Şahin'e bir soru sormak isterim..
Samsun'u planlıyorsunuz anladım da; yıllarca başkanlık yaptığınız Bafra'nın her yağmurda 'göle dönmesi için gelecek planınız' nedir..
Kaldı ki; 'eskiden Büyükşehir'in işi diyebilirdiniz, şimdi şu an tam çözüm noktasında bulunuyorsunuz..
Yani iyi niyetli olmak başka, 'yarınları konuşmak başka'..
Gülsan Sanayi sorunu ortada dururken, Saathane, Lojistik köy'ün mahkemelik işleri sürerken, kentte 2 katlı otopark yapacağız demek, 'Ne kadar Samsun ölçeğindeki bir şehir için bir gelecek olabilir ki'..
Kaldı ki, Atakum'un Türkiş Kavşağında 'sosyal donatı alanı olan' yer AVM yapılırken, 'nasıl bir gelecek planınından söz ediyorsun Başkan sormak isterim..
STSO Başkanı Salih Zeki Murzioğlu'na gelince..
Samsun için çabası olduğunu takdir ederim, mücadele verdiği yönünde de 'ılımlı bir bakış açısına sahibim'..
Ama 'Son dönemde hep birlikte hareket ettik sözü, Samsun'un yaşadığı her türlü soruna ortak olmaktır, anlamını yüklemektir aynı zamanda..
Yani keşke biraz da karşı çıksaydınız, diyorum..
Tarım Lisesi yıkılırken karşı dursaydınız,
Saathane yıllardır inşaat halinde bekletilirken, tarihi doku yok edilirken karşı çıksaydınız,
Samsun Kalesi'nin surları üzerine binalar yapılırken, 'birlikte olmasaydınız'..
Samsunspor'a destek verilmediği yıllarda, 'Sahip çıkalım bu kentin markasına' diyebilseydiniz..
Yöneticilerle birliktelik güzel ama, asıl olan 'kamunun yararına birlikteliktir'..
Kentin yararına, yarınlarına destek olmak daha önemlidir..
Ne yapılırsa, nasıl yapılırsa, yanlış yapılsa dahi 'Birliktelik gösterisi' yaşadığımız kenti işte sonuçta 'işsizliğin göbeğine oturtur'..
Yatırımcılar kaçırılırken keşke eleştirseydiniz, sahil betona dönüştürülürken keşke, 'olmaz' deseydiniz, Lojistik Köye STSO da ortak ama 'keşke meranın üzerine yapılırken', hayvancılığa , tarıma darbe olur deseydiniz..
Üretemeyen Samsun'da, işsizliğin Başkan Şahin'in dediği gibi büyük sorun olduğu Samsun'da, yöneticilerin ve iş dünyasının 'birlikte hareket ediyoruz mesajları' ile sessiz kalmaları nedeniyle sorumlulukta pay sahibidir..
Şahsi düşüncemdir ama, Samsun'da keşke beyin fırtınası olabilseydi..
'İşadamlarıyla toplanılıp, birlikteyiz mesajı verdikten sonra 'Ben yaptım oldu' denildiğinde 'Keşke hani birlikte karar verecektik' diye sorulabilseydi..
O nedenle Başkan Şahin'e acizane uyarımdır..
Gelecek inşasından daha çok, eleştiriye açık, herkesin fikrini alabilen bir yapıyla, Samsun'un sorunları çözülmeli..
Ayrıcalıklıların değil, kamunun menfaati önemli olmalı..
Amacım eleştiriden çok, şu güzelim kentin 'ekonomide, sanayide, sporda istenilen yere gelmesidir..
Ama şu sözü de duymak istemiyorum artık..
'Samsun'un geleceğini planlıyoruz'..
Bunun yerine, 'Yol haritası nedir, ortaya koyun da kent tartışsın. Samsun sadece kahvaltıya katılan iş adamlarından ibaret değil..
Yoksa, 'Golf bile oynayanı parmakla gösterecek kadar olan kocaman bir sahil alanı' gibi, ya da sosyal donatı alanları, ayrıcalıklıların 'arka bahçesi olmaya devam edecektir' bu kentte..
Samsun'daki STK'ların, vatandaşların 'içinde olmadığı hiç bir gelecek planı' tutmaz..
Tutmadı da. İşte o nedenle Samsun bu halde..
Kimse kırılmasın darılmasın. Ama üstüne alınsın..
Bu kent için söz sahibi olan herkesin de payı var..
Siyasetinden, iş dünyasına ve STK temsilcilerine kadar..