Artan enerji maliyetleriyle birlikte, hanelerdeki elektrik tüketim alışkanlıkları yeniden mercek altına alındı. Türkiye genelinde birçok vatandaş yüksek faturalardan şikayet ederken, uzmanlardan "gizli tüketim" uyarısı geldi. Kapalı olduğu sanılan ancak fişi prizde bırakılan cihazların, toplam elektrik faturasının yüzde 5 ila 10’unu oluşturduğu saptandı.
Bu durum, fark edilmeden yıl sonunda ciddi bir maddi yük haline geliyor. Basit bir "fişten çekme" alışkanlığının, bütçeye doğrudan katkı sağlayacağı ve cihazların ömrünü uzatacağı vurgulanıyor.
ŞARJ ALETLERİ VE TELEVİZYONLAR SESSİZCE HARCIYOR
Prizde unutulan telefon, tablet ve bilgisayar adaptörleri, uca bağlı bir cihaz olmasa dahi enerji çekmeye devam ediyor. Tek bir adaptörün etkisi küçük görünse de, evdeki toplam şarj aleti sayısı arttıkça bu tüketim fark edilir seviyeye ulaşıyor. Ayrıca bu cihazların sürekli prizde kalması ısınmaya yol açarak yangın riski de oluşturabiliyor.
Televizyonlar ise kumandadan kapatıldığında aslında tamamen kapanmıyor. "Standby" yani bekleme modunda kalan televizyonlar, yanındaki uydu alıcısı ve dijital kutularla birlikte saatte 5 ila 10 watt arasında enerji tüketiyor. Gün boyu fişte kalan bu ekipmanlar, Samsun'daki birçok hanede faturanın gizli sorumlusu olarak gösteriliyor.
MUTFAKTAKİ DİJİTAL SAATLER VE MODEMLER
Mikrodalga fırınlar, kahve makineleri ve dijital ekranlı fırınlar, mutfaktaki "sessiz tüketiciler" olarak adlandırılıyor. Sadece üzerindeki saati göstermek için bile sürekli elektrik harcayan bu cihazlar, kullanılmadıkları anlarda fişten çekilmeli.
İnternet modemleri ise 24 saat kesintisiz çalışmaları nedeniyle yıllık tüketimde büyük bir paya sahip. Özellikle gece saatlerinde veya evde olunmadığı zamanlarda modemlerin kapatılması, enerji tasarrufu için kritik bir adım olarak görülüyor. Uzmanlar, tek tek fiş çekmekle uğraşmak istemeyenler için anahtarlı priz kullanımını öneriyor.
Tuğçe Gevşek