Alışılmış bir söz vardır ya. "Kara teslim olduk' diye.
İşte öyle bir şey.
Her yerde kar yağışı yoğun bir şekilde sürüyor.
Hem de öylesine ki, kent merkezinde bile 'göz gözü görmüyor'.
Belediye başkanlarıyla sohbet ettim, "Nasıl kar yağışı' diye ilginç şeyler anlattılar.
"Vatandaş fotoğraf çekiyor, işte halimiz diyor ve mesajla bize atıyor".
Bazı vatandaşlar da 'kurtar bizi başkan' diye mesaj çekiyor.
Ama gerçekten, bu doğa ile makine gücünün savaşı gibi bir şey.
Hani YEDAŞ arıza oldu, enerji veremedik dese çok anlaşılır bir mazeret olmaz elbette.
Çünkü alt yapını ona göre yapsaydın, tedbirini önceden alsaydın dersin de, kar temizliği yaptıktan iki dakika sonra yolların yine karla kaplanmasıyla baş etmek gerçekten zor.
Özellikle kırsalda durumun nasıl olduğunu tahmin edebiliyorum.
Ayvacık'tan bir arkadaşımla konuştum, "Bu karla mücadele olur mu bilmem. Keyfini çıkarmak lazım. Evden çıkmadım farklılık oldu' diyor.
Bir cerrah, ameliyata gidecektim, ama kar nedeniyle gidemedim diye sosyal medyadan paylaşım yapıyor.
İşe gelemeyen arkadaşlarımız var.
Bizim sektörde de sıkıntı var.
Kar nedeniyle motorlu dağıtımcı arkadaşlarımız yokuş olan semtlere çıkamadı ve bazı abonelere gazete ulaştıramadı.
Araçlarla dağıtım yapmak zorunda olduğumuzdan bazı okuyucularımıza öğle saatlerinde ancak ulaştırılabildi.
Bu vesile ile tüm okuyucularımızdan özür diliyoruz.
Hatta Sabah Yayıncılık ile gazetemizi dağıtıyor olduğumuzdan 'Ankara- Samsun arasındaki kar yağışı nedeniyle gazetemizin tamamlanmış sayfalarını bile 18.30'a kadar teslim etmek zorundayız...
Ankara’daki matbaa mücadele içinde, gazeteleri Anadolu’ya yetiştirmek zorunda olan dağıtım da aynı durumda. Yani herkes mücadele ediyor. Önlem alıyor, çözüm arıyor.
Çünkü hizmette devamlılık esas. Doğa ile mücadele ancak bu kadar, demeyerek 'kriz yönetimi' oluşturup, eksikleri gidermek gerekir.
O nedenle elbette kar sürekli yağıyor diye belediye ekipleri yatmamalı.
Karayolları, kar yağışı bitsin bakarız dememeli.
Adı üzerinde karla mücadele.
Ama bu asla teslimiyet değil.
Herkes üzerine düşeni azami yapmalı.
Özellikle kırsaldaki vatandaşların imdadına Büyükşehir Belediyesi kayıtsız kalmamalı.
Çünkü ''ambulanslar yolda kalıyor'.
Kar nedeniyle can kaybı olmadan bu sert kışı atlatmak lazım.
Biraz sabır, biraz mücadele.
Ama asla teslim olmak yok.
Samsun ilçe belediyeleri, Büyükşehir, YEDAŞ, SASKİ artık böylesi kışın da hesabını yapmalı.
Hele hele hem kar esareti hem de elektriksiz kalmak düşünülemez..
YEDAŞ'ın 'yol açık değil ki, arızayı giderelim dönemi' çok gerilerde kalmış olmalı.
Sayaç okuma bedeli bile aldığın vatandaşa 'elektriği verecek sistemi kurmalı'..
Uzaktan sayaç okuma dönemine geldiğimiz şu dönemde 'enerji veremiyoruz' demek, yakışık kalmaz.
Bunca teknolojik imkanlarla tedbirli olunmazsa, alt ve üst yapı yeterli hale getirilmezse, hizmette eksiklik olur.
Vatandaş her türlü sorunu en asgari düzeyde yaşamalı.
Hele ki Samsun gibi 'Mega köy gibi' görüntülere sahne olsa da aslında metropol olan bir kentte.
Paylaş
Bu kar öyle böyle değil deyip, kurumlar yatmamalı..
Ekleme: 31.01.2017 06:57
Güncelleme: 30.05.2026 21:55