Samsun'da son zamanlarda belediyeler hakkında yaygın olarak konuşulan bir konu var.
31 Mart'ta görev başına gelen gündemdeki bir çok belediye için benzer şeyler konuşuluyor.
Bir çoğu acz içinde..
Kendi sorunlarına bile çözüm üretemiyor.
Çalışanları zor durumda.
Endişeli..
Projele yapacak ne halleri, ne bütçeleri, ne de yeni kaynak üretecek durumları var.
Hepsi 'bugünü nasıl kurtarırız telaşına düşmüş durumda'..
Kaldı ki; İller Bankası borç kesintileri bir kaç ay ötelenmiş olmasına rağmen..
Şahsi fikrimdir ama, eğer bu yaşananlar, bu yönetim şekilleri, bu çaresizlikleri bilinseydi, öngörülebilseydi;
'Çoğunu, bırakın vatandaşın sandığa gidip oy verip seçmesini', partileri tarafından bile aday yapılmazdı.
Durum bu kadar vahim, piyasada konuşulanlar ve gördüklerimize göre..
Yani iş öyle hal almış ki; belediye eski iştiraklerinden birine haciz gelmesi bile haber diye servis edilebiliyor belediye tarafından..
Durum böylesine 'acınacak' boyutlara ulaştı anlayacağınız..
Fazlasını yazmak istemiyorum ancak bu çok 'nokta atışı bir durum'..
Eskilerde böyle bir durum olduğunda 'kamuoyunun böylesine bir çaresizliği duymaması için yönetimce, çaba harcanırdı, hatta basından rica edilirdi ama şimdilerde 'haber yapılıp, basına servis edilebiliyor'.
Ben şahsen 31 Mart'tan kısa bir süre sonra 'belediye makamları ağlama duvarına dönünce' Samsun'un gelecek 5 yılından endişe ettiğimi daha önce yazmıştım.
Daha da kötü günlerin bizleri beklediğini, 'Büyükşehir Belediyesi gibi suya yapılan zamda olduğu gibi' geçmiş borçların halka fatura edilebileceği endişemi de dile getirmiştim.
Tepkilerden çekinmeseler, ulaşıma da zam yapacak sinyaller verdiler ama 'biliyorlar ki, vatandaş uyandı artık, anında yargının yolunu tutar'..
Bakın açık söylüyorum;
Bunlar daha iyi günlerimiz.
Çok yakın zamanlarda, bir çok belediyede 'yandaşlara ihale işleri'nin de kokusu çıkar.
Şimdiden duymaya başladım, eski belediyeciler, bazı siyasiler 'yeni şirket kurup', kendi siyasi yandaşlarına ihale paslamak için, harekete geçmişler bile.
Kokusu çıkar yakında.
Çünkü kaynar kazan daha da kaynamaya başladı.
Öyle rantsal işlerden söz ediliyor ki; büyüklü, küçüklü nüfuslu kişiler, arkalarındaki siyasi güçle 'olmadık işlere kalkıyorlar'.
Partilerin içi kaynıyor.
Herkes, birbirini takip eder hale gelmiş.
Eski kadrolar, yeni kadrolar ayrımının yanı sıra, yol arkadaşları ve yolda bulunup yola çıkılanlar arasındaki 'köşe kapmaca', daha çok manşet olur 'basında'..
Yakında çıkar kokusu dediğime bakmayın. Sözün gelişi o.
Kokusu çıktı da 'kendilerinin burnu kibirden fark etmiyor' sadece..
Ha bir de koltuk/koltuklar kavgası var.
İşte asıl patlağın oradan çıkacağı söyleniyor.
İddiaya göre rantçılar 'bazı makamlara oturacak isimlere karşı'..
O nedenle fırtına yakın.
Ortada kalan koltuklar bile var.
Nokta atışı bilgiler olduğu için 'her rantçı kendini ilgilendiren kısmı alacaktır' inanın..
Kamuoyunun anlayacağı dille 'belgesiyle' ne zaman 'açık açık yazarım' diye sorabilirsiniz..
Yakındır inanın.
Çünkü, siz bu acz durumlara bakmayın.
Öküzün büyüğü ahırda.
Kamuoyunu farklı gündemlerle oyalayıp, büyük öküzü ahırdan çıkaracaklar, kimse fark etmeyecek.
Yersek..