Dün yazdığım "Başkan Şahin'i altın kafese mi koydular" yazımla ilgili o kadar çok arayan oldu ki; bazı kişiler benzer hikayeler bile göndermişler.
Kim başına ne geldiyse, telefona çıkanlar ne söylediyse anlatmaya başladılar..
Anlaşılan hikaye çok.
Bizim de amacımız zaten Zihni Şahin gibi 'her daim sohbet edebildiğimiz, bir ağabey rolü olan, kibirlerden uzak, ben yaptım oldu işlerle, uzaktan yakından ilgisi olmayan iyi bir insanı rencide etmek değil.
Çevresini çevreleyen 'nöbetçi gözlemci' kişilerden uzaklaşıp, Samsun'a katkı vermesi.
Belki Yılmaz'dan arta kalanları şöyle biraz 'Kardeşim bir izin verin, ben yıllarca belediye başkanlığı yaptım, nerede duracağımı, nerede yürüyeceğimi bilirim' diyerek az itelese, kendine gelecek de, izin verirler mi, mesel bu..
Siz henüz Başkan Şahin'i, randevular, bayrak yürüyüşü, teravih namazı, Kudüs tepkisi, ziyaretler dışında şöyle bir Gülsan esnafına gidip görüştüğünü, Saathane esnafı ile 'son durumumuz nedir' diye konuştuğunu gördünüz mü?..
Ya da Samsun'da yarım kalan projeler ile ilgili konuşturulduğuna rastladınız mı?..
Rastlayamazsınız... Yaptırmazlar, izin vermezler, kımıldatmazlar..
Sen Yılmaz'ın yerine geldin 'otur yerinde modu'..
Bakın çevresine her fotoğrafta. Ya Turan Çakır bir yanında, ya Nihat Soğuk..
Ama aynı isimler 'istifa etmiş gitmiş, vekil aday adayı Başkan Yılmaz'ın yanında da varlar.
Yani Yılmaz'ın yerine, Şahin'in konuşmasına ne kadar izin verirler?..
Bilmem, bilemem. Ama gördüklerimi, duyduklarımı yorumlayabilirim..
Verseler şu ana kadar kamuoyunun yarım kalan hizmetlerle ilgili beklediği bir çok konunun gündeme gelmesi gerekirdi.
Geldi mi, gelmedi. Gülsan ile iki laf edildi o kadar. O da seçim öncesi sıcak mesaj olsun diye..
Ama bakın Zihni Şahin'in yerine oturan Hamit Kılıç'a. Nasıl sahiplendi işi.
Hizmet bekler mi? Vatandaş bekler mi? O koltukta Zihni Şahin Başkan oturuyor şimdi.
O zaman Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, bekleyen hizmetlerle ilgili açıklamalarını, çözümlerini bekliyoruz..
Kim gelmiş, kim kutlamış, kim ziyaret yapmış, Samsunlunun buna mı ihtiyacı var?
Neyi bekleyeceğiz yani. Beyefendilerin 'keyfini mi'?..
Şimdi yazımın başlığına geleyim..
Büyükşehir'de dikkat edilmesi gereken çok durum var.
Daha önce gündeme gelen konular var. Harcamaların yükseklikleri, borç batağı konuları var. İstifalara neden olan konular var.
Başkan Yılmaz'ın reklam amacına dönüşen Raylı sistem dergisine her gün gerek var mı; bu kadar borç batağında gözden geçirilebilir.
Özel kalem giderleri gündeme gelmişti kaç kez, giderler nereyedir, izlenmelidir.
'Bundan böyle bildiklerimi anlatacağım' diye paylaşımlar yapanlar var. Eski yakınlar, şimdi uzakta olanlar var. Var da var.
Yani; BÜYÜK HARLERLE YAZIYORUM
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI ZİHNİ ŞAHİN'DİR.
GERİSİ HİKAYEDİR..
O nedenle Zihni başkan ne derse o olmalıdır. O da işi sıkı tutmalıdır.
Topluma 'etliye sütlüye karışmayan' farklı bir Zihni Şahin yansıtma çabaları beyhude olacaktır.
Bundan böyle de 'gözüm, kulağım' Büyükşehir'dedir bilmiş olun..
O nedenle de 'duyum ve bilgi sahibi olanlardan da' destek bekliyorum.
O makam kimsenin babasının çiftliği değil.. Milletin malı.
Bunu yıllarca anlattık, nihayet sonuç buldu.
Anlamayanlara son kez..
Saltanat bitti. Kral gitti.
İnanmayan Baksın, 'Koltuk'ta ŞAHİN' VAR..
NOT: Bu arada, bürodan bir yetkili arkadaşım Zihni Başkana mesaj çekmişti ve 'Telinden kendisine ulaşamadığını yazmıştı'..
Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı Zihni Şahin, bir gün sonra dönmüş konuşmuşlar.
Gördüğüm şu; acilen Zihni Başkan'ın kendisine A Takımı diyebileceği bir çalışma ekibi kurması gerekir. İletişimi bile bu kadar sıkıntıdaysa, "ilk oradan başlamalı'..
************
Bugün listeler YSK'ya verilecek.
Bakın açık söylüyorum.
Sahada çalışma yapıyoruz ve listeler açıklanır açıklanmaz, yeniden çıkacağız.
Özellikle AK Parti'nin listesini çok merak ediyorum.
Hani korkarım 'Kimi koysam seçilir diye düşünmüşse Reis!' hüsran olur bilmiş olun.
Çünkü bu seçim diğerlerine hiç benzemiyor.