Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin Sayıştay Raporu'nu okuyanlar işin içinden çıkamıyor.
Neresinden bakarsanız bakın, 'Birbirine girmiş, paraların nerelerde nasıl kullanıldığı kafaları karıştıran bir usulsüzlükler zinciri adeta.
Sanki 'bir belediyenin değil de, şahsi işletmeninmiş gibi, farklı kalemlerin parası farklı yerlerde kullanılmış, hesaplar birbirini tutmayacak şekilde.
Kalem kalem yazmış Sayıştay denetçileri.
Şahsi bir şirket olsa, denetçiler bu şekilde denetlese, inanın 'kimse altından kalkamaz bu kadar eksikliğin, aksaklığın ve karmaşıklığın.
Düşünebiliyor musunuz?;
AK Partili Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin kiraya verdiği bin 203 işyerinden bin 28’inin çalışma ruhsatı yok.
Ya nasıl olur.
Zabıtalar ne iş yapar.
Ruhsatsız nasıl çalışır bu işyerleri. Hem de devletin mülkünde.
Kadı ki, ruhsat olmadığı için
“İşyeri Açma İzni Harcı” da alınamıyor.
Hadi bakalım çıkın işin içinden.
Şimdi siz bir işyeri kiralayın ve ruhsatınız olmadan o işyerini çalıştırın.
Zabıtalar biner tepenize hemen.
Ama belediye mülklerinde durum öyle olmuyor.
Tam tersi 'Ruhsatsız işyerleri sarmış her tarafı.
Belediyenin ise umurunda değil.
Sayıştay’ın 2019 yılı denetimleri, Büyükşehir Belediyesi’nin mevzuata aykırı uygulamalarını gözler önüne sererken, bu söylediğim devede kulak misali.
Sanki bir çiftlik yönetiyorlar.
Belki geçmişten de gelen bir sorun olabilir ama sonuçta şimdi Başkan Mustafa Demir oturuyor koltukta.
Düzelt, yanlışı devam ettirme.
Hadi o ruhsat işi geçmişten gelen diyelim; peki ya belediyenin yapım işlerinin önemli bir kısmında yeterli zemin ve arazi çalışması yapılmadan ihaleye çıkmaya ne diyeceksiniz.
Nerede şeffaflık.
Toplam 106 yapım işinde 83’üne ilişkin proje hazırlanmadan ihale çıkmışlar. Neye göre, proje nerede.
Ortada yeterli hazırlık olmadan yapılan ihaleyi kim aldı, ne olacağını bilmeden nasıl aldı.
Ahbap çavuş ilişkisi mi?..
Ya belediyenin otopark hesabında toplanan paralar nerede kullanıldı.
İlçe belediyelerine payları da verilmedi.
Otopark yapımı için kullanılması gereken toplam 134 bin 750 TL, cari hesap olarak kullanılan banka hesabına aktarıldı.
Ne demek şimdi bu.
Devletin parasını 'oraya buraya aktarabiliyorsanız, kim tutacak hesabı, kim kalkacak bunun altından'.
Kaldı ki gecekondu fonunda biriken paralar da başka bankalara açılan hesaplara aktarılıyor. Fonda biriken para tam 871 bin TL.
Peki nerede kullanılmış 'nakit ihtiyacını gidermek' için başka bankalara transfer edilmiş.
Akıllara zarar bir uygulama.
Kaldı ki; taksitli satılan taşınmazlardan doğan alacaklar muhasebe kayıtlarında eksik görülüyor.
Yani Büyükşehir Meclisi satma yetkisi veriyor vermesine de; takip ediyor mu paralar nerede. Tahsil ediliyor mu.? Tahsil edilenle, kasada görülen aynı miktar mı?..
Ya da vadeli mevduat faiz gelirlerinin brüt tutar yerine net tutar üzerinden muhasebeleştirilmesine ne diyeceksiniz.
Aradaki fark nasıl izah ediliyor.
Ya SASKİ'nin parası nerede?.
Büyükşehir 'Yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili harcamalar SASKİ hesaplarına aktarılmamış.
Sonra da çıkıp SASKİ zarar ediyor, batakta, kredi lazım diyorlar.
Büyükşehir'in vermediği parayı kredi ya da içme suyuna zamla mı kapatacaklar.
Bu nasıl bir 'devlet bütçesi uygulaması'.
Kuruş hesabının tutması gereken Büyükşehir'de, 'kimin eli kimin cebinde misali.'.
Hem para yok diyorlar, hem SASKİ'nin parasını vermiyorlar, hem ilçe belediyelerinin otopark gelirlerinden payını ödemiyorlar, üstelik gecekondu fonundaki parayı bile 'nakit ihtiyaçlarında' kullanıyorlar;
Ama 2 vakfa yıllık 1 milyon TL kira bedelini ödemeyi de kuzu kuzu yapıyorlar.
TÜRGEV ve TÜGVA vakıflarından söz ediyorum.
Tamam 'Benim dönemimde değil' diyebilir Başkan Mustafa Demir, kendinden önceki başkan Yusuf Ziya Yılmaz zamanında 2017'de protokol imzalanmış ama 'madem paran yok', farklı kalemlerdeki parayı bile usulsüz olarak nakit ihtiyacına kullanacak durumdasın, 'iptal et'..
Hem mezarlık ücretlerine yüzde 50 zam yapacaksın, suyu en pahalı konuma getireceksin, ama iki vakfa milyonluk yardımlar yapacaksın..
İş mu bu şimdi.
Çiftlik mi belediye bütçesi, istediğiniz gibi kullanıyorsunuz paraları.
İlginçtir ki; Sayıştay raporları; bu vakıfların kullanımına sunulan taşınmazların kiralanma biçiminin yasal olmadığını, belediyelerin bu tip vakıflara kiralama yapmasının yasal olmadığını söylüyor.
Eeee nasıl olacak şimdi.
Kimin parasını kime veriyorsun.
Vatandaştan izin aldınız mı?..
Paylaştınız mı böyle bir kira yardımı yapıyorum diye.
Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin 2019 yılı mali tabloları ilginç.
Taksitli satışı gerçekleştirilen taşınmazlardan kalan alacak bakiyesinin, 31.12.2019 tarihi itibariyle, Emlak ve İstimlak Daire Başkanlığından alınan verilerle örtüşmediği ve alacak bakiyesinin muhasebe kayıtlarında eksik göründüğü tespit edilmiş.
Aradaki farka dikkat çekmek istiyorum.
1 milyon 356 bin 250 lira 26 krş.
Bakın sonunda bir 26 kuruş var rakamın.
Yani belediye bütçesi kuruşu kuruşuna tutmalı demek bir anlamda o.
Sayıştay Denetçileri 'kuruşu kuruşuna hesap yapmış'.
Ama Büyükşehir'de milyonluk rakamlar 'havada uçuşuyor'. O fonun parası başka hesaplarda, diğerinin ki başka yerde.
Sadece SASKİ'nin hesaplarında olması gereken ve Büyükşehir'de olan parası 6.544.062.80 TL.
Kuruşuna kadar bir hesap daha.
Niye aktarmıyor parayı.
İdarenin 2019 yılında mal alımları ve yapım işleri için belirlenen ödenek tutarları da 'evlere şenlik'.
Hem yeterli ön proje hazırlığını yapma, hem de ödeneğini aş.
Hem de suiistimale en açık yol olan' 'pazarlık ve doğrudan temin usulleri ile yaptığı mal alımları için;
Ya da yapım işleri için..
Mal alımları için aşılan miktar 5.302.921,02 TL,
Yapım işleri için aşılan ödenek 3.807.196,08 TL.
Oysa Kanun kapsamındaki kurum ve kuruluşlar, ihale ve harcama yapmaya yetkili birimlerin, yaptıkları harcamaları 'kılı kırk yarıp yapması lazım'.
Bizimkiler çiftlik gibi kullanmışlar bütçeyi adeta.
Ön hazırlık yok, yeterli araştırma yok, ortada bir proje var ve 'hop mal alımı veya yapım işi'..
Alan nasıl alıyor bu işleri, veren nasıl veriyor, neye göre yapıyorlar, çıkın işin içinden hadi.
İşler böyle olursa, bütçemi dayanır. Aşım da olur, 'usulsüzlükte'..
Hatta örneği var, Vezirköprü'deki 50 metrelik köprü de, işte daha yapımı tamamlanmadan 'çöküverir'..
Yüce Allah'ın parmağı yok ki, gözüne soksun.
İşte böyle 'gözler önüne serilir, açılmadan yıkılan köprü ile denetimsizlik, vurdumduymazlık, ben yaptım oldu zihniyeti'..
Olmuyor işte.
Allah'tan verilmiş sadakası varmış o köprüyü kullanacak 10 köyde yaşayanların, 'Açılmadan yıkıldı, o ucube köprü'..
Hadi paramızı böyle kullanmışlar, devletin kurumu da ortaya çıkarmış da, Sayıştay 2018'deki raporunda da bir şey daha ortaya koymuştu.
Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin Özel Kalem Müdürlüğü kadrolarına sınavsız atama yaparak kadroyu istismar ettiğini belirtmişti.
O Raporda ‘Samsun Büyükşehir Belediyesince özel kalem müdürlüğüne yapılan atamaların incelenmesi sonucunda, söz konusu atamaların mevzuatın düzenleniş amacına aykırı olarak, memuriyete sınavsız girişin bir yöntemi haline getirildiği tespit edilmiştir.’ İfadeleri kullanılmıştı.
Yani değişmiyor.
Her yıl Sayıştay raporlarında Samsun Büyükşehir Belediyesi bir şekilde 'usulsüzlükleriyle yer almayı beceriyor'.
Bu yıl maddi işler yani akçeli işlerin dikkat çekmesi de ilginç.
Çünkü Büyükşehir'de bu parasal işlerin başında olan Mali İşler Daire Başkanı da geçtiğimiz gün rüşvetten tutuklanarak cezaevine konuldu.
Hal böyle olunca, 'Kim tutuyormuş, takip ediyormuş bu hesapları diye sorası geliyor insanın'.
Kediye ciğer teslim edilmiş gibi bir olay var ortamda.
Sonuç olarak;
SASKİ, Büyükşehir'den parasını alamıyor, SAMULAŞ'ın da geçmiş dönem zararı 29 milyon TL civarıyken, 2019 yılında da 27 milyon TL olarak gerçekleşmiş ve toplamda 56 milyon TL zarar etmiş. Öz sermayesinden geriye düşmüş.
Geriye diyecek tek şey kalıyor.
Böyle giderse; Ve bu hesaplar, girdi çıktı ile örtüşmezse, farklı amaçla kullanılmış paraların akıbeti sorgulanmazsa, eksik paralar nerede açıklanmazsa, ya da 'bu bakkal hesabı gibi' işler yürütülmeye devam ederse;
Malumun ilanı kaçınılmaz..
BATMIŞIZ..


Not: Sayıştay Raporu da göz önüne alınarak, hükümet Samsun Büyükşehir Belediyesi’ne bu raporda yer alan tespitler için müfettiş göndermeli ve acilen gereğini yapmalıdır. Ya da ‘Bu haliyle sürdürülemez/yönetilemez gibi görülen, vatandaşın vergilerinin oluşturduğu bu bütçeyi‘ usulüne uygun olarak kullanımı için KAYYUM görevlendirmelidir. Şahsi fikrimdir ama ‘bu yönetim anlayışının sürmesi halendi aklıma başka bir çözüm gelmiyor’. Ayrıca Büyükşehir Meclisi de derhal rapordaki konuları ‘gündeme taşımalı’ ve vatandaşın parasının akıbetini adaletli bir şekilde tarafsız olarak sorgulamalı.

Yapılmadan yıkımıştı
Büyükşehir'in Vezirköprü'de yaptırdığı köprü açılmadan yıkılmıştı ve açılması halinde olası bir faciadan vatandaşları Allah korumuştu. Sayıştay Raporu'nda 'ihalelerin yapılmadan önce yeterli araştırılmasının yapılmadığına' ilişkin vurgu 'ucube köprüyü' tekrar gündeme getirdi.