31 Mart 2019 yerel seçimleri sonrası Mustafa Demir başkanlık koltuğuna oturunca, ilk icraat olarak 'içme suyuna zam' yaptı.
Hem de seçim öncesi yapılan yüzde 15 indirimin üzerine.
Kamuoyunda bu harekette 'önce indirim sonra bindirim' olarak adlandırıldı.
Ama yaptığı zam öyle bir zamdı ki; Başkan Demir, SASKİ Genel Kurulu'nca alınan karar gereği suya yüzde 25 zam yapmakla kalmadı.
Vatandaşın başına her ay bela olacak, cebindeki parayı her ay katlanarak alacak bir 'düzenek kurdu'.
Su zammı her ay TÜFE oranında zamlanmaya başladı.
İşsizlik kenti Samsun;
Emekliler kenti Samsun ne yaptı peki.
Büyükşehir'e ve SASKİ'ye dava açtı ve su zammının geri alınmasını talep etti.
Tek geri adım atmadı Mustafa Demir.
Asgari ücretin açlık sınırı altında olduğu, ücretlerin açlık sınırı ile yoksulluk sınırı arasına sıkıştığı bir dönemde suya zammı durdurmadı.
Sonuçta 2. İdare Mahkemesi'ne açılan dava sonuçlandı.
Su Zammı Geri Alınsın Platform üyeleri ve hukukçu olan Avukat Arzu Sabuncu'nun bireysel olarak Samsunlular adına açtığı Samsunlunun hukuk zaferi ile sonlandı.
Mahkeme zamların hukuki dayanağı olmadığını belirterek, yüzde 25 zammı, yüzde 150 sayaç okuma bedelini ve TÜFE zammını iptal etti.
Yani bu şu demek.
Başkan Mustafa Demir göreve başladığında 3.18 lira olan su bedeli, 28 kere her ay yapılan zamla 5 liranın kapısına dayanmışken, tekrar eski haline döndü.
O rakam 3.18 lira idi.
Peki Büyükşehir Belediyesi ve SASKİ ne yaptı.
Ortada hukuk kararı varken, halen ne yapacağıyla ilgili bir açıklama yapmadı.
Zamsız faturaları gönderip göndermeyeceği bilinmiyor.
Ancak bilinen bir gerçek var ki; idari yargı kararı tebliği tarihinden bir ay sonra uygulanmak zorunda.
Bir başka deyişle Büyükşehir ve SASKİ'nin zamsız faturaları göndermesi kanun gereği.
Şu ana kadar uyguladı mı; hayır.
Peki uygulayacak mı?.
Seve seve uygulayacak.
Ancak önce tüm karşı hamlelerini yapacaktır elbette.
Vatandaş odaklı bir belediyecilik anlayışları olmadığından önce itiraz edeceklerdir sonra da SASKİ Genel Kurulu'na konuyu taşıyacaklardır.
SASKİ Genel Kurulu'nu topun ağzına getirecekler anlayacağınız.
İdari Yargı'nın uygulanması gerektiğinden 'sorumluluğu oradaki üyelere atacaklardır'.
Bölge İdare Mahkemesi'ne yapacakları itiraz, 2. İdare Mahkemesi'nin kararını durdurmadığı için son çırpınışlarını yapıyor olmalılar.
Bunların hepsi nafile.
Çünkü vatandaş uyandı artık.
Dün de eylem yapmak için, zamsız faturaların uygulanmasını istemek amacıyla Büyükşehir Belediyesi'nin önüne gittiler.
Emekliler ve Su Zammı Geri Alınsın Platformu adına Tacettin Aydın ve beraberindekiler, 12 bin imza olduğunu hatırlattılar.
Ve sordular;
*Ne olacak Şimdi?
*İçiniz rahat mı?
*28 aydır Samsun halkından yersiz olarak tahsil ettiğiniz tutarları, onların çocuğunun, tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını nasıl ödeyeceksiniz?
Emekliler şunları da istedi;
Mahkeme kararı ile, alınan zam kararı tümüyle iptal edildiğinden haziran 2019 ile Ekim 2021 sonuna kadar olan sürede fazladan tahsil edilen tutarlar gecikmeye meydan vermeden, bir aylık süre veya istinaf mahkemesi sonucu beklenmeden hesaplanarak hak sahiplerine ödenmelidir.
Evet kesinlikle geri ödenmeli.
Ayrıca Kasım ayından itibaren de meskenlerdeki su bedeli metreküp başına eski tarife olan 3,18 TL üzerinden tahakkuk ettirilmelidir.
Bu yapılmadığı taktirde, ne olacak peki?.
Tüketici Hakem Heyeti'ne başvuru yolları dahil her türlü yasal hak arama yolları denenecektir.
Bundan sonra yapılacak şu.
Büyükşehir Belediye Başkanı ve SASKİ, halkla inatlaşmaktan vazgeçmeli.
Sonra zamsız faturaları vatandaşa göndermeli.
Makul bir zam elbette kabul edilebilir ancak TÜFE gibi bir illetten de kurtulmalı artık Samsunlular.
Bu TÜFE işi hem SASKİ'nin hem de Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir'in hem de vatandaşların başına beladır.
Çünkü 'her ay zam demektir' ve vatandaş her ay bu kabusu yaşamaktan bıktı.
Başkan Demir, çok hatalı bir girişimde bulunmuştur.
Bunun farkında olmalıdır.
Eğer değilse zaten sorun çok daha büyüktür.
Ama hatasının farkına vardıysa, 'Zamsız faturaları gönderip' halkın fazlaya ilişkin zamdan doğan alacaklarını da kendisine ödemelidir.
Yapılacak olan budur.
SASKİ Genel kurulu üyeleri açısından da bir kaç söz söylemek isterim.
Yargı kararı ortada iken, Ali -Cengiz oyunlarına girmeye gerek yok.
Bildiğim kadarıyla önümüzdeki günlerde SASKİ Genel Kurulu su zammı iptali gündemiyle toplanacak.
Bu ayın 18'inde de kararın 30 günlük tebliği tarihi doluyor.
Bir kere yüzde 5 indirim yaptık, o zammı geri koyarız, fiyatı artırır yine hesabı denkleştiririz gibi 'hamleler' yanlış olur.
Yargı kararının uygulanmamasının 'cezai yaptırımları sıkıntı açabilir'.
Vatandaşa zaten yaşananları izah edemezsiniz de;
Yargı işi başka.
Şeriatın kestiği parmak acımaz diyorsanız;
Buyurun, kararınızı verin.
Herkes sonuçlarına katlanır.
Bu işin peşini ne vatandaş, ne de bizler bırakmayız.
Çünkü davamızda haklıyız.
Su faturalarında bu kadar zulüm yeter.
Gereğini yapın.
Zamsız faturaları görelim artık.
Fazlaya ilişkin vatandaşın alacağını da 'Üzerine TÜFE zammını koyarak hesaplarsanız iyi olur'..
Keser döndü, sap döndü ve de hesap döndü.
Olay budur.
.jpeg)
Su Zammı Geri Alınsın Platformu ve emekliler Büyükşehir'den zamsız faturaların ödenmesini talep etti ve belediye önüne gitti.
.jpg)
Başkan Mustafa Demir'den halen tek açıklama yok.
.jpg)
Hukukçu Arzu Sabuncu, bir vatandaş olarak zamma dava açmış ve iptal ettirmişti. Sabuncu, dünkü eylemede katıldı.
********************************************
Seyir Terası itirazı yapıldı
Atakum Seyir Terası'nın icradan satışıyla ilgili olarak vatandaşların tepkisi sonrası, dün Atakum Belediyesi itiraz etti.
Satışın itirazı için önceki gün itirazın yapıldığını bizzat Başkan Cemil Deveci söyledi.
Şimdi bu işin de peşini bırakmamamız gerekir.
Samsun'un kazanımlarının haraç-mezat satılmasına seyirci olamayız.
Gördüğünüz gibi bu kentin sahipsizliği, her alanda sürüyor.
O nedenle tıpkı su zammının iptalinde olduğu gibi, bu ve bunun gibi haraç-mezat satışların da takibinde olalım.
Hatta mümkünse sattırmayalım Samsun'un varlıklarını.
Satarak bütçe doğrultmak isteyenlerden hesap soralım.
Çünkü 'her gelenin yaptığı ilk iş satmak'.
Samsun artık buna dur demeli.
Hele ki bu dönem belediye yönetimleri 'bu konuda çok mahir'..
Dağ, tepe ne varsa ortaya çıkarıp, "birilerine kelepir fiyattan satıyorlar arazileri".
Samsun rant yerine döndü.
Kapanın elinde kalıyor.
İşte öylesine bir süreç.
2 yıl 'tetikte olalım'.
Pür dikkat gözümüz üzerlerinde.


Cemil Deveci, Seyir Terası'nın satışına itiraz ettiklerini açıkladı.