Aman dikkat; Ben sordum, sormaz olaydım diyeceğim noktaya geldim.
Ama işin gerçeği mecburum ben sormaya, sorgulamaya, işim bu.
Vatandaşın merak ettiği, ihbar ettiği, ya da o konuya bir baksanız dediği her konuyu, sormaya da devam edeceğiz maalesef..
Geçmişte bilirim aslında Canik’in 31 Mart sonrası Başkanlık koltuğuna oturan İbrahim Sandıkçı’yı.
Gazi Caddesi’nde fotoğrafçılık yapardı ailece.
Ben o zaman Milliyet Gazetesi’nde çalışırken bayağı fotoğraf işi de yaptırmıştık.
Daha sonra AK Parti’nin Merkez İlçe Belediye Başkanlığı’nı yaptı.
İnanın sonrasını bilmiyorum;
Bir kayboldu gözlerden uzaklaştı, ara ara aday olacak gibi isimleri geçse de en son 31 Mart öncesi aday olarak ortaya çıktı.
Hani neredeyse bütün Samsun’un siyaseti, bürokratıyla karşılaştığımız, ‘Ya nerelerdesin, burası olmasa da görüşemeyeceğiz diye sohbetler ettiğimiz’ bir süreç vardı Cumhuriyet Meydanı’nda;
15 Temmuz hain FETÖ kalkışması sonrası.
Bir ay kadar sürmüştü o nöbetler. Her akşam 10 binlerce insan, sabahladı orada.
Hatta Caniklilerin bir bölümü vardı meydanın en alt sol köşesinde.
Sandalye kilim, halk siyasetçi oradaydı.
Düşünüyorum da orada da görmedim.
Yani o zaman diliminde bile meydanda karşılaşmadım, ya da dikkatimi çekmedi desem yeridir.
Ya da hiç fotoğrafına rastlamamış, atlamış olabilirim sosyal medyada ve gazetelerde.
Neyse sonra ortaya çıktı ve Canik’te AK Parti Belediye Başkanı adayı oldu.
Seçimde Canik AK Parti’ye her zaman oy vermiştir ve öyle oldu.
Yaklaşık sanırım birkaç ay önce ‘yine bir soru sormuştum ya da çalışmalarını eleştirmiştim’;
Hurra ertesi gün gazetelerde ‘göbek sayfalardan fotoproje fotoğrafları’geldi.
Geçtiğimiz gün de ‘önemli diye’ özellikle belirtmeme rağmen, yaptığı proje sordum; Yani tamamlanmış proje.
Canik Belediyesi’nin internet sitesinden mesai olmadığı günde twitter hesabından mesaj yağmaya başladı.
Öncelikle söyleyeyim, o işi yapan görevli arkadaşa fazla mesaiyi yazılmalı bu ay. Tatil gününde iyi çalıştı. Oldukça da seriydi.
Peki ne geldi twitter üzerinden..
Varan 52 mi ne?..
Sanırım paket olarak hep hazır duruyor, internet sitesinden kopyala yapıştır yapmışlar.
Güldüm tabi ki.
Yüzmeyen kalmasın, Başkanım okulda, başkanım mahallede, komşunun sesi ol.
Noter, karakol bile projesiymiş başkanın meğer.
Kaymakamlık Binası da, şehir hastanesi de, millet bahçesi de.
‘Kendi ilçesinde diye’ Devlet yatırımlarını sanırım kendi işi, projesi sanıyor Sandıkçı Başkan.
Kaldı ki; kaymakamlığa da yeri satmışlar galiba.
İnsan kendi projesine yer parası alır mı?..
Neyse geçelim.
Ben bir tane bile elle tutulur, kendisine ait yapılmış proje göremedim.
Yani araç almışlar onu bile proje olarak yazar mı bir belediye başkanı.
Ne olacaktı o kadar yer sattınız, paraları maaşları verip tüketecek miydiniz?
Yol çalışmaları bile projeler içinde iyi mi?.
Ya parklar. Allah aşkına rutin işlerden proje olur mu?..
Onlar olamasa belediyeye ihtiyaç yok ki zaten.
Cumhurbaşkanı Erdoğan bile ne diyor sizlere, “Belediye başkanı yol, su, kanalizasyon, park yapmakla övünmesin. Makbul olan kaç kişiye iş imkanı sağlamış, seçim bölgesine kaç yatırımcı kazandırmış, ailelerin ekonomisine katkı vermiş mi?..
Mesele budur. Başkan da budur.
Başkan mahalleye gitse ne olur gitmese ne olur.
Karnı mı doyacak vatandaşın.
Neyse biz sadece bir tek önemli ama özellikle de belirttim, ‘yaptığı’ projesi var mı dedim.
Başkanın nasıl gocunması oldu bilmiyorum ama gelen mesaj, ‘tehditlere Sandıkçı boyun eğmez, Canikli’nin malını yezide yedirmez’ filan diye.
Eee kim tehdit etti. Ne zaman etti.
Açıkça söylesene o zaman.
Neden ‘laf ebeliği yapıyorsun, lafı çevirip insanları zan altında bırakıyorsun, yetimin malını hangi yezid istedi açık açık söylesene’..
Savcısı var polisi var bu ülkenin.
Ayıp değil mi. Yakışır mı insanları töhmet altında bırakmak.
Her şeyden önce Ramazan ayındayken gündüz saatinde yani oruçluyken yazılan o yazıları ve seni üzerime alınmasam da; Allah’a havale ediyorum.
Kaldı ki;
Kendi adını bile doğru yazamamışken, ben hükümet konağı yerine 52 fotoproje içinden konak yazan şehri Canik fotosunu paylaşmışım onu bile eleştiriyor.
Hem de nasıl eleştiri.
İşi kör olmaya, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya kadar götürdü.
Ben iftara kadar tek satır yazmadım. Sadece izledim.
Oruçsa, sadece yememek, içmemek değil.
Kalp kırmamak, kem söz söylememek, günah almamak, yalan konuşmamakta da ‘oruçluyum çok şükür’..
Baktım ki, Sandıkçı öfke problemi yaşıyor, bir yandan Canik İnternet Sitesi fotoproje yağdırıyor, sonuna kadar bekledim.
O akşam iftar sonrası yanıtlarımı, ertesi günde fotoprojelerle ilgili edindiğim bilgileri kamuoyuna aktardım.
Hangi projenin faal olmadığını, kim zamanında başladığını, devlet, Büyükşehir yatırımları derken Varan 52’den geriye ne kaldı bilmiyorum.
Aklımda kalan Pazar yeri olarak eski yönetimin başlattığı, Başkan Sandıkçı’nın da Şehr-i Canik Konağı’na dönüştürdüğü proje.
O da işyeri filan olacak, esnafa işçiye istihdam ve aş diye.
Neyse sonuç olarak Başkan İbrahim Sandıkçı da abarttığının farkına varmış olacak ki;
Vatandaşlardan da aldığı tepkiler sonrası, ‘İşi davet noktasına kadar getirdi’..
Öncelikle şunu söylemek isterim ki;
Gördüğüm kadarıyla Başkan Sandıkçı ‘öfke kontrolü problemini bir an önce aşmalı’.
Bunu bana gönderdiği tweet açısından söylemiyorum.
Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanlığı’nın kısmi kısıtlama genelgesine mesai saatleri açısından uymaması nedeniyle yaptığım paylaşım sonrası ‘kim bunu duyurdu’ diye sorgulaması açısından da söylüyorum.
Kamu kurumunda kimseyi yasaların dışında çalıştıramayacağı gibi, bunun yazılmasına da sinirlenmemesi gerekir.
Tam tersi uyarıya gerek olmadan gereğini yapmalıydı.
Kaldı ki; Canik Belediyesi ile ilgili ‘elbette bir çok iddia var ve biz sormaya da devam edeceğiz’..
Siyasetin olduğu, paranın, arsa satışlarının olduğu, ihalelerin, doğrudan teminlerin yapıldığı, akçeli işlerin döndüğü yerde iddia biter mi?.
Mesele işini doğru yapmak değil, doğru işi yapmaktır.
Yasal olan her şey etik olmayabilir.
Asıl mesele; Tek firma ile yapılan işlerden, doğrudan teminlerden ‘zehirlenmemektir’..
Doğru olduktan sonra elbette sorun yok.
Ama bu işin doğasında eleştirilmek elbette olacaktır.
Nihayetinde hizmet veren bir kuruluştur, belediyeler.
Ve Sonuç olarak;
Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı’nın sonradan düşünüp taşınmış olmalı ki; belediyeye gelmemiz ile ilgili bir daveti oldu.
O tehdit edenler ve milletin parasını yemeye çalışan yezidleri açıklayana kadar, bu daveti kabul etmeyip, yerinde projeleri görmek yerine, soruları uzaktan, bazen bu köşeden, bazen sosyal medyadan sormaya devam edeceğim.
Ağzından çıkan, yazıya döktüğü sözlerinin arkasında durmasını bekliyorum.
Tehdit eden kim, o yezid kim?..
Başkan olmayı bilmem ama; Adamlık bunu gerektirir.
(3).jpeg)
Haydi bakalım açıkla Seni kim tehdit etti
(3).jpeg)
Sandıkçı Başkanın tweet mesajında kendisini tehdit edenlerin kim olduğu merak konusu oldu.