İslam dininin direği olan beş vakit namaz, her Müslüman üzerine farz kılınmış bir ibadet olmanın yanı sıra, bu ibadetin cami ve cemaatle taçlandırılması manevi derecelerin yükselmesi açısından büyük bir ehemmiyet taşımaktadır. Özellikle mübarek Ramazan-ı Şerif’te bu hassasiyetin artırılması, sosyal bütünleşmeyi ve ibadetteki huşuyu pekiştiren en temel unsurlardan biridir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), ümmetini namazı cemaatle kılmaya teşvik etmiş ve bu doğrultuda çok önemli müjdeler vermiştir. İşte cemaatle namazın faziletine dair öne çıkan bazı hadis-i şerifler:
YİRMİ YEDİ DERECE DAHA FAZİLETLİ
Resûlullah Efendimiz, cemaatle kılınan namazın ferdi kılınan namaza göre üstünlüğünü şu sözlerle ifade buyurmuştur:
"Cemaatle kılınan namaz, kişinin yalnız kıldığı namazdan yirmi yedi derece daha fazîletlidir."
Bu muazzam fark, Müslümanların namazlarını neden camilerde saf tutarak kılması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Ayrıca, camiye atılan her adımın uhrevi bir karşılığı olduğu bildirilmiştir: "Kim, sabah-akşam câmiye gider gelirse, her gidip gelişinde Allâh Teâlâ, o kimseye cennetteki ikrâmını hazırlar."
CEMAATE DEVAMDA İHMALKARLIK VE ÖZÜR KAVRAMI
Allâh Resûlü, cemaate katılma konusunda mazeretsiz şekilde ihmalkârlık gösterenlere karşı son derece tavizsiz bir duruş sergilemiştir. Efendimiz bu hususta şöyle buyurmuştur:
"Kim, müezzini işitir ve kendini engelleyen bir özrü olmadığı hâlde cemaate gitmezse, münferiden kıldığı namaz (kâmil bir namaz olarak) kabûl edilmez."
Ashâb-ı Kirâm’ın "Özür nedir?" şeklindeki sorusuna ise Rahmet Peygamberi; "Tehlike korkusu veya hastalıktır" cevabını vererek, geçerli bir sebep olmaksızın cemaatten uzak kalmanın manevi noksanlığına dikkat çekmiştir.
Haber Merkezi