Atakum Belediye Başkanı Cemil Deveci'yi göreve ilk geldiği dönemlerde, oldukça ağır eleştirdiğim dönemler oldu.
Hele ki yakınlarına imtiyazlı işler sağlaması, özel kalem müdürü yapması, yeğene şirket işlerini filan asla tasvip etmediğim konulardı.
Her ne kadar kendisi, "Yok iki dil biliyor, üç fakülte mezunu gibi' sözler söylese de" üniversiteye hoca değil, belediyede görev yapacak eleman arıyoruz.
Her neyse o konularda çok eleştirdim.
Aslına bakarsanız, bugün de o eleştirdiğim işlerin sıkıntısını yaşamaya başladı.
Fakat Başkan Deveci, daha sonrasında güzel çalışmalara yöneldi, iyi işler yaptı.
Her zaman derim "Ata tohum, Ata peynirleri" çalışmalarını Samsun'u marka yapabilecek hamleler olarak gördüm ve o nedenle de çok tuttum.
Özellikle pandemi döneminde dar gelirliye yaptığı destek çalışmaları ile milli bayramlarımızdaki o coşkuyu evlerimizde bile yaşamamıza vesile olan işler yaptı.
Saha çalışmaları, halkla gerçek anlamda iyi ilişki kurması da gerçekten iyiydi.
Bir kaç gün önce kendisine 'Ata TV ile ilgili birilerine imtiyaz sağlamasıyla faturalı akçeli işlerden söz ettim' ve eleştirilerimi de söyledim.
Akçeli işler hep sıkıntılıdır. Çok baş yakmıştır.
Şeffaf olmazsan ve kafa karıştıran ilişkiler olursa; dert olmaktan çıkar, konu 'hiç ummadığın yerlere kadar uzanır.
Ticaret Bakanı Pekcan'ın başına gelenleri daha yeni izledik. Bakanlık görevinden gidişini de..
Allah kimseye öyle bir görevden ayrılma göstermesin.
Dönelim Atakum Belediyesi'ne..
Gelin görün ki; ATA TV'de 'bazı arpalıklar oluşmasın' diye Başkan Deveci'yi uyarırken, yapılan tüm güzel çalışmaların hepsini, bir anda ortaya çıkan o ihale ve sonrasındaki icra iddiaları 'adeta aldı bir tarafa koydu'..
Bu kadar rahat ihale yapılması, kişilerin isimlerin ve yakınlıklarının dikkate alınmaması, 'güç zehirlenmesi belirtisi' olabilir..
Buna Samsun'da başka belediyelerde rastlıyoruz, yazıyoruz da..
Bu tip ihaleler, "Ne olacak ki, kim ne diyecek ki ya" ihaleleri.
Gözün artık kararması..
Ne oluyorsa; böyle vurdumduymazlıklardan başına geliyor insanın daha çok belalar.
Ben Cemil Deveci'nin kendisinin bu kadar rahat olabileceğini, böyle hatalara bilerek göz yumacağına gerçek anlamda inanmayanlardanım.
Bir taraftan 'Lop et yemişler' deyip, diğer taraftan 'lop lop ihaleye göz yummak' onun yapacağı iş olmamalı.
Birilerinin para hırsı bu ve kendisine verilen yetkiyi, kötüye kullanması gibi görüyorum.
Ama Başkan Deveci çevresinde öyle bir ağ ördü ki; Bizim adam dediği kim varsa, ilk günden itibaren zarar veriyor adeta.
Liyakat önemlidir ama adam olmakta önemlidir.
Eğer çevrendeki insanlar, 'güç ile değişecek, kendine rant sağlamaya meyilli kişilerse' derhal uzaklaştırılması gerekirdi.
Kaldı ki; iddiaların ortaya atılmasından, yaygın medyada yer almasına kadar, tüm bu detaylar, belgeler 'hemen herkesin elinde'..
Bana göre bu ihale ne kadar etiklikten uzaksa, söz konusu avukatın icrası ile aynı bürodaki başka avukatın Atakum Belediyesi'nin avukatı olması da bir o kadar 'inanılır gibi değil'.
Bu nasıl olabilir koca Samsun, onca çalışan, meclis üyeleri, basın mensupları varken, 'böyle bir ihale yapıyorsunuz ve bu şekilde aynı tabela üzerindeki avukatlar aracılığıyla bir icra işlemi' nasıl yapılabilir.
Ve sonrasındaki savunmalar da aynı şekilde. Neresinden bakarsanız bakın berbat, tutarsız..
Konuştukça batar vaziyette açıklamalar.
Hem ihale, hem sonraki gelişmeler tamamıyla 'mide bulandırıcı işler'.
İnsanın aklına her türlü şeyi getirebilecek kadar da 'etiklikten uzak'..
Olayın arkasında bir şey aramayayım diyorum; Başkan Deveci'nin açıklamasıyla tekrar, şaşkına dönüyorum.
Cemil Deveci “Deveci Hukuk Bürosu’ndaki avukatların hepsi bağsız (bağımsız)” diyor.
Tamam yasal olarak bağımsızdırlar da; nasıl oluyor bu.
İnsancıl bağlar da mı yok?.
Böyle bir açıklamaya ne gerek var.
Bu işin savunulacak tarafı nedir anlam da veremiyorum.
Kaldı ki, böyle 'sıkı fıkı ilişkilerin olduğu kişilerle' ticaretin ne anlamı olabilir.
Tabela 'ben buradayım der gibi bağırıyor' adeta.
İhaleyi alan şirketin ilişkileri 'ortada'..
Yapılan icraya neden itiraz edilmemiş gerçekten çok ayrı bir konu.
Biz belediyelerden bırakın evrak bulmayı 'bir kısmının görüntüsü için günlerce uğraş verirken, 'Atakum Belediyesi adeta ayan beyan, insanın gözünün içine sokar gibi yapıyor bu işleri. Evraklar her yerde'.
Türkiye Barolar Birliği'nin resmi internet sitesinde; Cemil Deveci, eşi Gülay Deveci, Oğuzhan Öztürk ve Mehmet Ertoy'un çalıştığı işyeri adresinin hepsi aynı ise 'ne kadar bağsız, bağımsız derseniz deyin'..
Sonuçta aynı büro..
Başkan Deveci'nin tamam, baro kaydını başkan olduğu için siliyor ama;
Tabeladaki diğer isimlerin hepsi bir şekilde Atakum Belediyesi ile ilişkili.
Nedir bu 'yakın çalışma arkadaşları, yakınları, aile bireyleri, hukuk bürosunda çalışanları ile' her işini birlikte yönetme isteği çok anlamış değilim.
Hatta bırakın onu; parti içindeki belediyecileri göreve gelir gelmez hemen çevresine toplamasını da anlamsız buluyorum.
Çoğunun kime ne yararı olmuş ki..
O kadar güzel işler yap, basında, yaygın medyada güzel örnek işlerinle anıl;
Sonra gel böylesi 'pis kokan bir ihale ve sonrasındaki işlerle', gündeme gel.
Olacak iş mi bu?..
İşin yasal kısmıyla ilgili bildiğim kadarıyla Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusu var.
Başkan Cemil Deveci'yi aradığımda da "Ben teftiş kurulunu davet ettim, ne varsa ortaya çıkacak' dedi.
Ne ortaya çıkacak, şu ana kadar çıkmamış olan nedir, çok anlamadım açıkçası.
Bunların hepsi yürür, yapılır.
Bence önemli olan şu..
Başkan Cemil Deveci'nin bir an önce, çevresinde ne kadar eski tanıdığı, yakını varsa, belediyeye yanında getirdiyse, hemen hepsinden kurtulması gerektiğini inanıyorum.
Çünkü Deveci iyi niyetinin bedelini ödüyor ve çevresinde o kişiler olduğu sürece ödemeye de devam edecek.
Derhal hepsini uzaklaştırmalı.
Geçmişten tecrübesi olmayan, 'tanıdık, yakınım diye' güvendiği her kişi ona zarar veriyor bu bir gerçek.
Aksi halde;
5 yıllık dönemden geriye kalan 2,5 yıl geçse de sıkıntıyla geçer.
İhale ve aynı bürodan karmaşık ilişkiler konusunun sonu ne olacak, teftiş kurulunun raporunu bekleyelim, görelim..
.jpg)
Başkan Cemil Deveci, yaşanan bir ihale ve sonrasındaki icra işlemi nedeniyle Türkiye'de yaygın medyanın ve Samsun'un gündeminde.