Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof.Dr. Cevdet Yılmaz, Çarşamba ilçesine kurulacak olan biyokütle enerji santralleri hakkında Çevresel Algı Değerlendirmesi başlıklı bir yazı kaleme aldı.
ÇARŞAMBA BİZİM GÖZBEBEĞİMİZ
"Çarşamba Ovası bizim gözbebeğimizdir "diyen Yılmaz," Tarım toprakları azalan, kırsal üretimde nüfusla birlikte gerileme yaşayan Türkiye’nin umut bağladığı topraklar. Hani bir süre önce 'tarımsal sit alanı' ilan edilen araziler.
Birileri gelmiş Türkiye’nin gözbebeği bu topraklara termik santral kurmak istiyor. 'Termik' denirse yanlış çağrışım yapar diye 'Biyokütle Enerji Santrali' diyorlar. Hiçbir zararı yokmuş. ÇED (Çevresel Etki Değerlendirme) raporuna bile gerek yokmuş. Adamlar derslerini iyi çalışmışlar. Tekkeköy’e kurulan Mobil Santral hikâyesinin üzerinden çok zaman geçti ya, unutulmuştur o günler diyorlar "dedi.
ÇARŞAMBA OVASINDA YETİŞEN ÜRÜNÜ KİM ALIR?
Yazısında Tekkeköy ilçesine kurulan zehir kusan mobil santralleri örnek veren Yılmaz, " Bu santral her gün yüzlerce ton yakıt hammaddesini nereden bulacak? Çarşamba Ovası’nda böyle bir arz yok. Madem taşıma suyla değirmen döndüreceksin, git tarım dışı bir yere kur. Sözü uzatmaya gerek yok. Santral pür-ü pak olabilir, hiç inanmıyorum (çünkü filtre sistemleri en pahalı sistemlerdir ve böyle bir santral için en mükemmel filtre sistemlerini maliyetinin yüksekliğinden dolayı kurabileceklerini sanmıyorum), ama velev ki kurdular. Yetkili kurumlarımız zaten onayı vermişler, ÇED’e de gerek yok demişler. Bu anlamda bize söz düşmüyor. Ortasında termik santralin bacaları tüten topraklarda yetişen sebzeyi kim alır? Bu algı ortaya çıktıktan sonra Çarşamba’da üretileni her ne olursa olsun artık kim alır? "ifadelerini kullandı. Feride İÇKİLLİ