15 Temmuz hain darbe gecesini hep birlikte yaşadı bu Türkiye..
Gözlerimizle gördük, o uçakların nasıl bomba attığını..
Helikopterlerin insanların üzerine acımasızca kurşun yağdırmasını, insanları şehit etmesini..
Onlar 'eli kanlı katillerdi', vurucu gücüydü FETÖ'nün..
Bir kısmı 'geniş katılımlı toplantılarla' örgütün finansını sağlayıp, ihanet gecesi düzenleyip, 'Bakalım kim kimin inine girecek' dedikçe
ayakta alkış yapıyordu..
Onları da içeri aldılar.
Bir kısmı da akademik çevrede örgütlenme yapıyordu...
Onları da içeri aldılar..
Polisin içinde vardı, aldılar. Askerin içinde vardı, aldılar..
Öğretmenlerin içinde vardı, esnafların içinde vardı, gardiyanlar, devlet memurları, sağlıkçılar..
Hepsini aldılar. Kamu görevlisi olanları ihraç ettiler, KHK'lar ardı ardına çıktı, ihraç listelerini takip etmekte zorlandık..
Devlet 'içindeki safrayı boşaltıyor' dedik..
Sonrasında hemen 'hazırı var der gibi' hücresel şemalar ortaya çıktı..
Pat diye bylock listeleri ortaya konuldu.
225 bin kişi var denildi, henüz 25 binini göremedik.
Samsun'da 1700 kişi olduğu iddia edildi. Henüz 200'ünü alamadılar.
İşte tam temizlik sürüyor denildi ki; işin ucu siyasilere doğru gelirken, 'direksiyonda, rotta kaymalar başladı'..
Aslında ilk sinyal darbenin üssü olan Akıncılar'da askerlerin arasındaki 'tek sivil olan Adil Öksüz'ün serbest bırakılmasıyla yaşadık hep birlikte şoku.
Sonrasında 21 kişilik bir gurup salındı. Ama tepkiler dağ gibi geldi ve aynı gece toplatıldılar..
Sonra Başbakan Yıldırım'ın daha henüz tek soruşturma yokken, "Bizde FETÖ'cü yok" demesiyle hayret ettik.
MHP Lideri Devlet Bahçeli "Şu kadar FETÖ'cü vekil var' diye diretince Cumhurbaşkanı Erdoğan, sert çıktı; "Herkes kendi içine baksın' dedi.
Ama sonra Erdoğan, "Ben Bahçeli'ye demedim" diye acil bir açıklama yapmak zorunda kaldı.. Haliyle yapmalı da..
Bahçeli, "Liste varsa açıklar, AK Parti’ye her daim verdiği desteğini de çeker'.. Yani uyum yasaları filan derken çarşı karışır..
Şimdi gelinen noktada, CHP'li Akcagöz'ün söylediklerine aynen katılıyorum..
Damatlar çıktı, FETÖ kurbanı bir çok gariban içeride.
O TUSKON salonu’nda Kavurmacı kadar 'ayağa kalkan var mıydı' acaba ..
Vardı vardı… Hem de tanıdıktı.. Samsun'dan firar eden FETÖ'nün Samsun imamı Osman Reis..
Osman Reis ne kadar suçluysa, Kavurmacı da o kadar suçludur.
Osman Reis niye firar etti. Kavurmacı neden etmesin ki..
Bülent Arınç'ın damadı olunca, 4 gün içinde itirazla hapisten çıkmak oluyor da, siyasi dayısı, babası olmayan garibanın dava dosyası bile altı ayda bile zor hazırlanıyor.
Türkiye öyle duruma geldi ki, dışarıya çıkanları gördükçe içerde kalanlara acır hale geldik.
Çünkü adaletin terazisinin farklı bir işleyiş tarzıyla karşı karşıyayız..
Şimdi soruyorum..
CHP'li Akcagöz'ün bu sözlerine, açıklamalarına AK Partili siyasiler katılır mı?..
Haklılık payı var der mi?..
FETÖ'cü olmayan, FETÖ'nün hain bir örgüt olduğuna inanan,
vicdanının sesini dinleyen her kişi katılır bana göre..
Çünkü 'herkes gördü' o hainlerin ‘Erdoğan’ı hedef alan’ nasıl ayağa kalkıp alkış
yaptığını..
Damatların nasıl cezaevinden salındığını da..
Özel hastane raporuyla 'öğrenci izin alamazken', terör suçlusu
hapisten çıkarıldı bu ülkede daha ne olsun ki..
Kamu vicdanı kanıyor..
Artık sokakta vatandaşlar, FETÖ'cülerin neler yaptığını değil,
FETÖ'cülerin nasıl salındığını konuşuyor.
Kim gariban, kim FETÖ'cü nasıl karıştı onu sorguluyor.
At izi, it izine karıştı karışmasına da, çakallar da 'arkadan dolaşıyor'..
Dürüst, tarafsız hakim ve savcıların 'ne kadar zorlandığını da' tahmin edebiliyorum.
Türkiye bu süreci de atlatacak..
Belki de bizim gibi 'gardı düşenler, oldukça çoktur' ama..
'Şu maskeli balonun sonu ne olacak' görmek isterim açıkçası..