CHP'nin zirvesi nasıl 'karışıksa' Samsun'da da öyle..
CHP'nin içinde nasıl 'cepheleşme' bitmezse, Samsun da öyle..
CHP'nin tepesinde nasıl 'Genel Başkanlık' yarışı varsa, Samsun'da da il başkanlığı 'ateşten gömlektir'..
Mesela şu an için halen Samsun'un 'görevde olup olmadığı belli olmayan' bir il başkanı var.
Eski il başkanı ve arkadaşlarını 'ihraç talebiyle genel merkez disiplin kuruluna sevk etmişti', olmadı..
'Olmaz, zamanı değil' dediler..
Dr. Mehmet Kundak'ta 'bir iddiaya göre istifasını verdi', bir iddiaya göre sen dinlen biraz dediler', tatile çıktı..
Ülkede 'Muhalefete ihtiyaç duyulan bir zamanda, o uzun tatilini yaptı doktor'..
Şimdilerde ise eski İl Başkanı Akcagöz'ün de, 'ben de duydum, o nedenle çok üzülüyorum. CHP'de bunların yaşanması acı verici' dediği bir operasyonun eşiğindeyiz..
İddiaya göre Dr. Kundak, dönmek istiyor ama 'illaki operasyon yapacağım' diyor.
Peki nasıl olacak bu operasyon, neden olacak?..
CHP'nin kaynayan içinden öğrenebildiklerimize göre şöyle gerçekleştirilecek..
Öncelikle narkoz kullanılmayacak.
Kundak'a yakın 13 yönetim kurulu üyesi istifa edecek ve yönetim düşecek..
Kimse ne olduğunu anlamadan neşter vurulacak ve Akcagöz’e yakın 12 istenmeyen adam yönetimin dışına atılacak.
Daha sonra yeniden genel merkez atama yapacak ve operasyonun başındaki isim olan Dr. Mehmet Kundak, tertemiz, sözünü dinleyen 'aykırı sesi çıkmayan' yeni bir yönetim oluşturacak.
Plan tereyağından kıl çeker gibi..
Eski İl Başkanı Avukat Tufan Akcagöz'ün ise böylece, "yönetimin vücudunda tek hücresi bile kalmayacak'..
Doktor bunu iyi düşünmüş düşünmesine de 'Yerel seçime ramak kala, CHP'nin bıçak yaraları sandığa kadar iyileşir mi, bilinmez'..
İşin doğrusu, CHP'de zirve nasılsa, yerelde de aynı..
Siz şimdi asıl yeni yönetime girecek olan 'hangi vekile yakın, hangi isimler geliyor' ona bakın..
Sonra da 'belediye başkan adaylarına'..
Tüm bu operasyonlar 'bir tek doktorla olur mu' diye sordum onun da yanıtını aldım..
İddiaya göre yok öyle tek Dr. işi değilmiş..
Ankara'dan Prof. destekli bir doktor daha devrede..
O zaman olur..
Okey
********************************
O AĞAÇLARIN KATLİNE KİM İZİN VERDİ
Atakum Esentepe Piknik Alanı’nda bugünlerde hummalı bir çalışma var..
Samsun’un akciğerlerinden olan piknik alanında ‘baltalı katliam yapılıyor’..
Günümüze uygun olarak balta yerine motor kullansalar da çam ağaçları, meyve ağaçları tek tek kesiliyor.
Vatandaşlar ağlıyor. ‘Onları biz diktik, kimsenin değil’ diyor.
Ellerinde cep telefonları ağaç katliamını fotoğraflıyor..
Büyükşehir Belediye Başkanı Zihni Şahin’den, Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı’ya, eski Başkan Metin Burma’dan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan’a kadar hepsine ‘durdurun diye çağrı yapılan’ bir katliam..
Büyükşehir Belediye Başkanı Zihni Şahin’i ilgilendiriyor çünkü 2012’de yolu o açmış.. alanı Büyükşehir tahsis etmiş bir şahısa..
Eski Başkan Metin Burma’yı ilgilendiriyor; çünkü o dönem ‘Bu alan duracak diye Atakumlu’ya söz vermiş’..
Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı’yı ilgilendiriyor çünkü; Şimdi yapılıyor bu katliam..
Ve Milletvekili Karaaslan’ı ilgilendiriyor çünkü; O’na konu iletilmiş, ilgileneceğim demiş..
Kaldı ki; AK Parti Çevre ve Şehircilikten sorumlu Genel Başkan yardımcısı olarak onun seçim bölgesinde yaşanıyor böyle bir katliam..
Şimdi merak ediyorum..
Bu kadar yetkili bu işe nasıl çözüm bulacak. Yoksa şahıs malıdır ‘katli vaciptir mi’ diyecek..
Haa bir de.. Kim o ağaçları kesen, beton sevdalısı..
Samsunlular ‘açıklama bekliyor’..
Bakalım ‘kim izin verdi, kim yol verdi, kim görmezlikten geldi’; o akciğerlerin yok edilmesine..