Çin hükümeti, son yıllarda hızla düşen evlilik ve doğurganlık oranlarını tersine çevirmek amacıyla hayata geçirdiği "aşk reformu" ile hem sosyal yapıda hem de ekonomide büyük bir hareketlilik başlattı. Yasal prosedürlerin esnetilmesi ve yeni evli çiftlere sunulan geniş imkanlar, büyük şehirlerde evlilik oranlarının rekor düzeyde artmasını sağladı.
EVLİLİKTE KAYIT DEFTERİ ZORUNLULUĞU KALKTI
Reformun en dikkat çekici maddesi, resmi evliliklerde hane kayıt defteri zorunluluğunun ve ikamet şartının sona erdirilmesi oldu. Daha önce çiftlerin, nüfusa kayıtlı oldukları şehre giderek evlenmeleri gerekiyordu; bu durum göçmen işçiler için binlerce kilometrelik masraflı yolculuklar anlamına geliyordu. Yeni düzenleme ile 370 milyondan fazla kişi, bulunduğu şehirde kolayca dünya evine girebilecek. Şanghay'da evlilik oranları yüzde 38,7, Suzhou'da ise yüzde 33,5 oranında artış gösterdi.
'TATLI EKONOMİ' SEKTÖRLERİ CANLANDIRDI
Uzmanların "tatlı ekonomi" olarak adlandırdığı evlilik harcamaları, piyasalarda doping etkisi yarattı. Evlilik kayıtlarının kültürel turizmle birleştirilmesi sonucu, tarihi bölgelerdeki düğün organizasyonları bir önceki yıla göre yüzde 90 arttı. Mobilya, beyaz eşya, konut ve organizasyon sektörleri bu artıştan en büyük payı alan alanlar oldu. Ayrıca yerel yönetimler, evlilik izinlerini bazı eyaletlerde 30 güne kadar uzatarak çiftlere büyük kolaylık sağladı.
DOĞURGANLIK ORANINDA YENİ BİR DALGA BEKLENİYOR
Ekonomik canlanmanın yanı sıra, reformun asıl hedefi olan nüfus artışı konusunda da umut verici sinyaller geliyor. Çin Nüfus Birliği, evlilik sayısındaki bu keskin artışın 2026 yılında yeni bir doğum dalgasına yol açacağını öngörüyor. Hükümet bu süreci desteklemek adına; çalışan ebeveyn izinlerinin uzatılması, nakit çocuk desteği ve ücretsiz okul öncesi eğitim gibi teşvikleri de devreye aldı.
ULUSAL ÖNCELİK: DOĞUM MASRAFLARI SİGORTA KAPSAMINDA
Çin, önümüzdeki yıllarda doğurganlık politikasını "ulusal öncelik" olarak tanımlamaya hazırlanıyor. Bu vizyon çerçevesinde, doğumla ilgili temel masrafların tamamen sigorta kapsamına alınması ve çocuk sahibi olmanın önündeki tüm mali engellerin kaldırılması hedefleniyor. Genç çiftlerin evliliklerini istedikleri yerde resmileştirebilme esnekliği, ülkenin demografik geleceğini kurtarma yolunda en kritik adım olarak görülüyor.
dunya.com