Küresel jeopolitik gerilimlerin tırmandığı, nükleer silahsızlanma rejimlerinin aşındığı ve bölgesel çatışmalarda kitle imha silahlarının bir tehdit unsuru olarak öne çıktığı günümüzde, Çin’den tüm dünyayı alarma geçirecek çok ciddi bir uyarı geldi. Singapur'da düzenlenen uluslararası güvenlik forumu Shangri-La Diyaloğu’nda konuşan Çin heyeti başkanı Tümgeneral Mıng Şiangçing, küresel nükleer çatışma riskinin tarihi bir seviyeye ulaştığını ilan etti.
"İSRAİL'İN GAZZE TEKLİFİ TEHLİKENİN UZAK OLMADIĞINI GÖSTERDİ"
Merkezi Londra'da bulunan Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (IISS) tarafından bu yıl 23'üncüsü organize edilen ve Singapur'da gerçekleştirilen forumda Çin'i, Ulusal Savunma Üniversitesi öğretim üyesi Tümgeneral Mıng Şiangçing başkanlığındaki askeri heyet temsil etti. "Stratejik İstikrara Yönelik Riskleri Yönetmek" başlıklı oturumda kürsüye çıkan Tümgeneral Mıng, İsrailli aşırı sağcı Miras Bakanı Amihai Eliyahu'nun 5 Kasım 2025'te Gazze'ye nükleer bomba atılmasının olasılıklardan biri olduğuna yönelik sözlerini hatırlatarak şöyle konuştu:
"İsrail'de bir kabine bakanı, Gazze'de nükleer silah kullanılmasına ilişkin şok edici öneride bulundu. Bu durum, nükleer savaş tehdidinin insanlığa hiç de uzak olmadığını çok net bir şekilde gözler önüne seriyor."
YENİ START BİTTİ: ABD VE RUSYA BÜYÜK BİR BOŞLUKTA
Nükleer silahların kontrolü ve yayılmasının önlenmesine ilişkin uluslararası denetim mekanizmalarının son dönemde tamamen aşındığına işaret eden Çinli general, küresel güvenlik güvencelerinin çöktüğünü vurguladı. Dünyada en fazla nükleer başlığa sahip iki süper gücü olan ABD ve Rusya arasındaki nükleer anlaşmasızlık dönemine dikkat çeken Mıng, uzun menzilli nükleer silahları kısıtlayan ve süresi 5 Şubat 2026'da dolan Yeni START Antlaşması (Stratejik Silahların Azaltılması Antlaşması) sonrası iki ülkenin hiçbir diyalog ve doğrulama mekanizmasının olmadığı devasa bir istikrarsızlık boşluğuna düştüğünü ifade etti.
AUKUS VE JAPONYA'NIN NÜKLEER ARAYIŞI HEDEFTE
Tümgeneral Mıng, Batılı ittifakların nükleer silahların yayılması riskini körüklediğini savunarak Washington ve Londra hattını eleştirdi:
AUKUS Tepkisi: ABD ve İngiltere'nin Avustralya ile imzaladığı AUKUS anlaşması kapsamında bu ülkenin nükleer güçle çalışan denizaltı geliştirmesine verilen destek sert bir dille eleştirildi.
Japonya Eleştirisi: Japonya'nın pasifist anayasasını ve "üç nükleersizlik ilkesini" esneterek, müttefiklerinin nükleer silahlarını kendi topraklarında konuşlandırma arayışına girmesinin küresel nükleer yayılma riskini artırdığı belirtildi.
Yapay Zeka ve Uzay Tehdidi: Siber uzay, uzay ve yapay zeka gibi yükselen teknolojilerin hızla askerileştirilmesinin geleneksel angajman kurallarına ve savaş etiğine meydan okuduğunu kaydeden Mıng, bu durumun kontrol kaybı riskini tırmandırdığını söyledi.
TRUMP-Şİ MUTABAKATI SONRASI ORDULAR ARASI DİYALOG MESAJI
Mıng, forumda konuşma yapan ABD Savunma Bakanı Peter Hegseth'in açıklamalarını da değerlendirdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın 13-15 Mayıs 2026 tarihlerinde Çin’e gerçekleştirdiği resmi ziyarette Devlet Başkanı Şi Cinping ile yaptığı görüşmeye atıfta bulunan Çinli general, iki liderin ilişkileri orta vadede çatışmasız yürütmek üzere "yapıcı stratejik istikrar ilişkisi" formülünde uzlaştıklarını hatırlattı. Çin ordusunun bu mutabakat doğrultusunda ABD ordusu ile ilişkileri sağlıklı ve sürdürülebilir bir zeminde ilerletmeye hazır olduğunu ekledi.
Bazı ülkelerin mutlak üstünlük kurmak adına hegemonik hırslarla güç siyasetine başvurduğunu ve bloklar arası cepheleşmeyi artırarak silah yarışını tetiklediğini belirten Tümgeneral Mıng, stratejik istikrarın tüm ülkelerin güvenliği için korunması gereken temel taş olduğunu vurguladı. Azami diplomatik katılımın sağlandığı Shangri-La Diyaloğu yarın sona erecek.
dunya.com
