Yazı dizimizin sonuna doğru geldiğimizi fark eden okuyucular, sonuç bekliyor ve 'Bundan sonra ne olacak' diye soruyor..
Onu bilemeyiz elbette..
Kim, kime hesap verir, kimlerden hesap sorulur, kim haklıdır, değildir, beklemek gerekir..
Çünkü 'yaşananlar ortada'..
Gelinen nokta belli..
Bir yandan yargı süreci işliyor, bir yandan kamu vicdanı kendi kendine 'hesaplaşmasını yapıyor'..
İnanın Samsun'da gündem konusu olan davalık arazi üzerindeki Gökdelen Kule ve öncesi sonrası hikayemizi, tarafları konuşturarak, mağdur olduklarını öne sürenleri sahneye çıkarıp, 'südürmek mümkün'..
Ama Samsun'un tek gündemi değil bu elbette..
Bir çok sorun var ve çözüm bekleyen gelişmeler var..
Ama en çok sorulan sorular arasında 'Siyasiler bu olaya nasıl bakıyor sorusu' geliyor..
Dün de yazdım..
Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç'ın 'basın bürosu sanırım artık konudan haberdardır ve Bakan Kılıç'a da Samsun'da yaşanan gelişmeleri aktarmışlardır..
Samsun AK Parti İl Başkanlığı'nın konuyu takip ettiğini tahmin edebiliyorum..
Milletvekillerinin de 'konunun gündemlerinde olduğunu' anlayabiliyorum..
Muhalefetin daha önce açıklamalarını vermiştik..
İşin yasal mı değil mi kısmına ise hiç girmiyorum..
Çünkü daha önce Başsavcılık tarafından 'SABAH Gazetesi'nde yayınlanan' haberin ihbar kabul edilip soruşturma başlatıldığıyla ilgili haber yaptık..
Ama sorular arasında mesela şunlar da var;
Büyükşehir Belediyesi'nin üst düzey yönetimi 2005 yılında kredi çekerek aldıklarını iddia ettikleri arazinin 'imara geçeceğini bilmiyorlar mıydı'?..
Bilmemeleri mümkün mü, diye de ben soruyorum..
Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, o araziden imar geçeceğini bilmiyor muydu?..
Nasıl bilmez diye 'önce ben sorarım'..
Peki 'Kredi ile aldıklarını bile bilen Başkan Yılmaz, "Etik olmaz arkadaşlar, oradaki köylüler buraların gelişmesinden yararlansın, sizlerin alması etik değil' demiş midir?..
Dese almazlardı. Hatta mahkemede yaptığı tanıklıkta, aldıklarını bilirim, kredi çekmişlerdi diyen de kendisi.
O arazinin çevresinden iki bulvar geçeceğini, Büyükşehir'in A Takımı'nın bilmemesi ihtimal dahilinde mi?..
Buna şaşarım, derim ben..
Turan Çakır'ın oğlu'nun Gökdelen Kule Şirketi'nin kurucusu, yetkili müdürü olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz, sorusu da çok 'sık soruluyor'..
Çakır niye hissedarlar arasında yok diye düşünüyordum, aslında oğlu ile sıkıştı fotoğrafa, diyebiliriz..
Peki diğer belediye başkanları ve yakınları 'nasıl dahil olmuş arazi ortaklığına' diye de soran çok..
Niye ki; hepsi yok..
Mesela o dönem Atakum Belediye Başkanı Adem Bektaş var mı yok kulede..
Canik Belediye Başkanı Osman Genç, var mı hissedarlar arasında yine yok..
Demek ki, herkese açık bir katılım değilmiş 'arazi alımı'..
Kulede komşu olacaklar 'titiz bir çalışma yapmış' ve Samsun merkez dışından da belediye başkanlarına 'buyurun ortak yer alıyoruz' dememişler..
Bir soru daha var bu da önemli..
Mesela diyorlar ki; AK Parti'den bir iki isim dışında başka hiç kimse alınmamış ortaklığa, belediyecelerle sınırlı tutulmuş, söz konusu arazinin hissedarları..
Bu doğru..
Başkan Yılmaz'ın A Takımı ağırlıklı olmuş..
Ve gelelim çok önemli bir soruya..
Başkan Yılmaz, tüm arkadaşları kredi çekip, arazi alırken, vekilinin oğlu şirketin kuruculuğunu yaparken, kendisi niye dahil olmamış, bir kredi başvurusu yapıp niye hissedarlar arasında olmamış..
İşte bunu ben de anlamadım..
Ama liderlik bu olsa gerek..
Arkadaşlarına yol açmış, ama beni de bilgilendirin yaptıklarınızdan diyerek, 'kendisi' tanıklık yapacak kadar, 'gözü tok davranmış'..
Hepsini kutluyorum..
Müthiş öngörü..
Ekmeden altın biçmek bu olsa gerek..
Manzara da mükemmel hani..
'Parası olana' tabi..
Var mı başka sorusu olan..