Bir kaç gündür Samsun'da yoktum, dün döndüğümde baktım ki; suyumuz normal akıyor.
Rengi, kokusu yerinde.
Bugün de SAMÇEP'in açıklaması görünce şöyle dedim.
'Demek ki, sağlıklı ve su bir bakışta belli oluyor. Çünkü ben sabah gördüğüm suyu, hiç korkmadan, çekinmeden içtim'.
Samsun Çevre Platformu'nun açıklamasını ise bugün gördüm.
Aklın yolu bir.
Gözlerimiz de görüyor çok şükür.
SAMÇEP'in dediği gibi, "Bu su gönül rahatlığıyla içilebilir'..
Bu arada dün büronun 'telefonu 5 kez çaldı mı bilmiyorum'.
Daha önce günde ortalama 'en az 100 kez çalardı'.
Büroya konuk bir ya da iki kişi geldi.
Daha önceki günlerde günde en az '25 kişi gelirdi'.
Mailime baktım, sadece bir kaç tane gelmiş o da, genel mailler.
Daha önce en az 70-80 tane gelirdi.
Mesaj, Whatsapp paylaşımlarında neredeyse 3-5 ile geçiştirdik günü.
Hal böyle olunca, tedbirimizi alıp sokağa çıktım.
Esnafın durumu nedir şöyle bir baktım.
Gördüklerim 'filmlerdeki gibiydi'.
Marketler doluydu.
Kafeler, kahvehaneler kapalı. Lokantalar 'deyim yerindeyse sinek avlıyordu'.
Berberler boştu.
Bankaların önünde kuyruk vardı.
Bir bakayım dedim, birer ikişer alıyorlar içeriye.
Çiftlik postanesinin önünden geçtim.
Ellerinde numaralar insanlar dışarıda bekliyordu.
Tanıdıklarıma rastladım yolda, uzaktan konuştuk.
Temas sıfır, mesafe en az bir metre.
Özlemle bakıştık birbirimize bazılarıyla. Çünkü sarılıp 'hasret giderecek dostlarımla da karşılaştım'.
Ama tedbirliyiz hepimiz.
Hem kendimiz, hem de dostlarımız ve yakınlarımız için.
Evden aşağı inerken komşum rica etti, 'Bizi de al tramvaya binmeyelim şimdi diye'..
Aldım kent merkezine kadar getirdim.
Yani yardımlaşmak şart bir bakıma.
Öyle bir süreçten geçiyoruz ki; bu süreci atlatacağız inşallah.
O nedenle;
Hükümetin aldığı tedbirlere uymalıyız.
Bir süre, en azından bu corona virüsü kontrol altına alınana kadar, mümkün olduğunca bireysel tedbirlerimizi elden bırakmayalım.
Konuştuğum tanıdığım esnaflar dertliydi.
"Nasıl ödeyeceğiz borçları, vergileri" diyordu.
O nedenle de büroya dönüşte MÜSİAD Başkanı Haluk Tan'ı aradım.
Esnaf, işadamı ne yapacak. Süreç uzarsa çok kişi işinden olur dedim. Bir çare olması lazım dedim.
Onun söylediğine katılıyorum.
Panik yapmamak gerekir.
Hükümet gereğini yapacaktır.
Bu süreci 'insanlık olarak' hep birlikte dayanışmayla atlatabiliriz.
Herkes, özellikle yetkililer ellerinden geldiğince 'çözüm üreten çalışmalar yapmalı'.
Mesela dün Salıpazarı'nda 3 diyaliz hastası kar yağışı nedeniyle mahsur kaldı.
Jandarma yetişti imdatlarına.
Servis aracına kadar götürdüler.
Coronavirüsünden korunacağız elbette ama 'özellikle belediyeler de işleri askıya almamalı'.
Hizmetler aynen devam etmeli.
Kapalı köy yolu varsa açılmalı. Hastaların tedavileri için gerekenler yapılmalı.
Herkes kendini 'evinde izole etti' ama kırsaldaki hastalar için de tedbirler alınmalı.
Çünkü izole olsak ta hayat durmadı, devam ediyor.
Zor günlerden geçiyoruz, dayanışmayla bunu da atlatacağız.
Samsun Valiliği, Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin ‘özellikle günlük kazançlarla yaşamını sürdüren’ ailelere bu süreçte destek olması gerekir, diye düşünüyorum.
Kendimizi izole ederken, ‘çevremizde duyarlılıktan da’ uzaklaşmayalım.
Çok şükür suyumuz düzeldi..
Hazır
Giriş: 18.03.2020 21:11
Güncelleme: 30.05.2026 21:55
Bir kaç gündür Samsun'da yoktum, dün döndüğümde baktım ki; suyumuz normal akıyor.
Rengi, kokusu yerinde.
Bugün de SAMÇEP'in açıklaması görünce şöyle dedim.
'Demek ki, sağlıklı ve su bir bakışta...