FETÖ soruşturmalarında dikkat edin son zamanlarda, gözaltılar, tutuklamalar çoğaldı..
'Çünkü bize hiçbir şey olmaz' mantığıyla hareket eden örgütün üyeleri, destekçileri bir şekilde kendini ele vermeye başladı..
Hani her zaman diyorum ya 'cin şişeden çıktı' bir kere diye o mantık yürüyor işler..
Bylock kullananlar 'bir zamanlar kendilerini cemaatte öncelikli kişiler arasında görüyordu' şimdi başlarına bela oldu..
Akın akın emniyet, adliye arasında mekik dokuyorlar..
Bir zamanlar paralelcilerle 'ihale, rant ilişkilerine’ girenler, arkamızda Pensilvanya var diyordu, şimdiler de 'adını anmıyor, yalandan 'millet bu FETÖ'cülere ders vermiştir' gibi inceden nameler yapıyor..
Geçmişte gruplarla 'oraya gittik evinde kaldık' diye övünenler, imamlarla umrelere gidip, birlikte poz verenler 'devran dönünce' dut yemiş bülbül gibi de olabiliyor..
Tüm uyarılara ve savcılığın basında çıkan haberleri ihbar kabul etmesine rağmen ihale ilişkisini devam ettirenler, ihalecisinin FETÖ soruşturmasında olduğunu görünce, 'geri adım atıp, ihaleyi iptal etse' ne yazar..
Yaşanmışlar, ödenmişler, aktarılmış akçeler' ortada..
Banka kayıtları da orada..
Daha bir yıl öncesine kadar yemeklerde, toplantılarda, karşılamalarda birlikte poz verip, objektifler karşısına geçenler 'her şeye kulaklarını' tıkayanlar bugün artık zordadır..
Hem şüpheli durumdadır, hem de şaibeli..
FETÖ soruşturmasında bile, yapılan işler yerlerini aldı.. İfadelere yansıdı..
Ucu açık soruşturmaların 'sürecinde' yargı hesap sormak için bekliyor.. Gitmese de görülecek, gitse de fark etmez..
Gizli tanıklar, itirafçılar artıkça ise cezaevlerinde sesler yükseliyor.. Her geçen gün 'sabırlar bitiyor'..
Gözaltındayken, yakınlarının arayıp ulaşamadığı üst düzey kişiler, 'Ne oldu dostluğumuza' diye hayıflanıyor..
Çünkü devran değişti. Bir zamanlar 'Hadi gelin birlikte toplantılara katılıyoruz, yemek yiyeceğiz sizi de bekliyoruz diye büyük fotoğrafları oluşturan baş aktörler' bugün artık 'bana bulaşmasın' noktasında..
Gözaltına alınıp, adli kontrolle ve serbest bırakılan işadamları şaşkın.. Güvendikleri isimler 'telefonlarına bile çıkmadı'...
Herkes dönemin adamlarını da gördü, devranın adamlarını da..
Olaylar çorap söküğü misali gibi oldu..
Birbirini takip ediyor. Birileri konuşursa daha hızlı bir çözülme olacak.. Konuşmasa da fark etmeyecek bir noktaya doğru zaten adım adım ilerliyor..
Aktarılan paraların gittiği banka da önemli, o paraların hesap hareketleri de..
Birleştirilecek dosyalar, kapsamı değişebilecek soruşturmalar derken, 'iddianameler yakın'..
Şimdi gelinen noktada FETÖ soruşturmaları çok şeye gebe..
Tüm rantsal ilişkiler ortaya çıkarılırken, örgüte finans sağlamak gibi iddialarda soruşturmalarda yer alacak..
Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı bir iddianamede gördük bunları..
Samsun'da ve Türkiye'nin bir çok ilinde benzer iddianameler mahkemelere gelecek..
Her kuruşun izi sürülecek.. Örgütün üyesi de, destekçisi de yargı önünde hesap verecek..
Siyaseten bitmiş, bitirilmiş, güçsüzleştirilmiş ve arenaya atılmış olanlara gelince..
Onlar zaten yolun sonunu çoktan gördü.. Farkındalar..
Sadece kafalarındaki soru 'Beni kim, kimler attı bu arenaya' diye düşünüyor..
Yanıtı basit aslında..
'Ne ekersen onu biçersin' sözünden yola çıkarak, kısaca 'Devranın adamları' diyebiliriz..
Ne diyor Cumhurbaşkanı Erdoğan; Aynen bu sözlerimizi doğruluyor..
‘Ey FETÖ örgütüne mensup olan veya onlarla bağlantısı olanlar, 15 Temmuz’a rağmen, samimi pişmanlık ortaya koymayanlar, gelip bildiklerini anlatmayanlar, kusura bakmasın, onlar asla masum değildir, nerede ve kim olursa olsunlar, alır cezaevlerine tıkarız".
Bilmem anlatabildim mi?..