Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Kızılcahamam'daki 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın kapanışında önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, dünya siyasetindeki değişimlere vurgu yaparak, Türkiye'nin iç gündemiyle oyalanarak bu dalganın dışında bırakılmak istendiğini belirtti. CHP ve Genel Başkanı Özel'i hedef alan Erdoğan, "CHP ve başındaki karikatür tipin tüm çırpınışlarına rağmen kendilerini ciddiye almayışımızın sebebi budur. Bizim muhatabımız kuklalar değil, onları parmaklarında oynatan kuklacılardır" ifadelerini kullandı.
TOPLANTILARDA YENİ FORMAT: DAHA İNTERAKTİF GÖRÜŞMELER
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yılki istişare toplantısının formatında yapılan değişikliklere değinerek, "İstişare toplantımızın içeriğine geçmeden önce iki hususu özellikle ifade etmek isterim. Bu sene biliyorsunuz önemli bir format değişikliğine gittik. Sunum ve soru cevap odaklı toplantılar yerine, daha dar kapsamlı interaktif oturumları tercih ettik. Bunun neticesinde tüm katılımcılar, kabine üyelerimize soru sorma, iletişime geçme, gündemi değerlendirme, şehirlerinin sıkıntılarını anlatma imkanı buldu. Yine bu sene ilk kez kamp marjında 2025-2026 Stratejik Plan Çalıştayını yaptık. Çalıştayda ön plana çıkan hususları genel sekreterimizden aldım. İnşallah sizlerin önerileriyle şekillenen sorun alanları üzerinde daha fazla çalışılmasını sağlayacak, eksiklerimizin üzerine daha kararlı gideceğiz" dedi. Erdoğan ayrıca, kampın daha profesyonel ve organize olduğunu belirterek, Genel Sekreterlik birimi ile Tanıtım ve Medya Başkanlığı'nı tebrik etti.
"ÜLKEMİZİN ÖNÜNDE YENİ BİR DÖNEMİN KAPILARI ARALANIYOR"
Terörsüz Türkiye sürecinde gelinen aşamanın önemli gündem maddelerinden biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bu konuda genel başkan vekilimizin kapsamlı bir sunumu oldu. Ayrıca siyasi iletişim, teşkilat kültürü, meclis grubu çalışmaları, kalkınma odaklı faaliyetler gibi önemli başlıklarda arkadaşlarımız bilgilendirmelerde bulundu. 2025-2026 stratejik plan çalıştayımızda yol haritamızı belirlemiş olduk. Biz de bu süreçte katılımcı arkadaşlarla bir araya geldik, hasbihal ettik, taleplerini aldık, sahanın nabzını tutmaya gayret ettik. Değerli kardeşlerim, teşkilatımızın kıymetli mensupları; dünkü açış hitabımızda ifade ettiğimiz samimi, kuşatıcı ve derinlikli değerlendirmelerin hem kendi camiamız, hem kamuoyumuz, hem de komşularımız nezdinde olumlu karşılanmasından memnuniyet duyduk. Dost ve kardeşlerimize güven veren, hasım ve rakiplerimize korku salan mesajlarımızın yerini bulduğunu görüyoruz. Milletimizin zaferlerle dolu şanlı bir maziden parlak bir istikbale giden kutlu yolculuğu, hamdolsun yeni bir merhaleye ulaşmıştır. Kardeşlerim şunu unutmayın; ülkemizin önünde yeni bir dönemin kapıları aralanıyor. Türkiye Yüzyılı ülkümüzü adım adım kuvveden fiile çıkartıyoruz. Milletimizi 47 yıl önce ayağına vurulan terör prangasından tamamen kurtarmanın eşiğine varmış bulunuyoruz. Yarım asırlık sabır mücadelemiz yavaş yavaş selamete eriyor. Bunun somut işaretlerini şimdiden görmeye başladık" değerlendirmesinde bulundu.
SİLAH BIRAKMA SÜRECİNDE UZLAŞI ÇAĞRISI: "MIZIKÇILIK YAPMANIN TELAFİSİ OLMAZ"
Cuma günü yapılan silah bırakma merasiminin önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Türk Silahlı Kuvvetleri riyasetinde kurulan mekanizmayla sürecin sahada dikkatle takip edildiğini belirtti. Erdoğan, "Meclis komisyonunun teşekkülünü zaten Meclis Başkanımız yürütüyor. Yakında oradan da somut haberler almayı ümit ediyoruz. Arzumuz, grubu olan tüm siyasi partilerin Meclis çatısı altında atılacak adımlara hüsnüniyetle destek vermesidir. Kimsenin süreci akamete uğratmaya, baltalamaya, sabote etmeye, özellikle böyle bir meselede küçük hesap yapmaya hakkı yoktur. Hayatta ve siyasette hemen her şeyin telafisi olur ama 86 milyonun birliğini, dirliğini, toplumsal barışını ve huzurunu etkileyecek böylesine hayati bir meselede işi yokuşa sürmenin, mızıkçılık yapmanın, uzlaşmaz tavır sergilemenin telafisi olmaz. Benim milletim bunu affetmez. Siyasetçilerin millete karşı görevlerini daha fazla hatırlamaları ve bunun icaplarını yerine getirmeleri gereken günlerden geçiyoruz. Bunu unutmayalım. Bir defa şunu Türkiye'deki her bir vatandaşımın bilmesini istiyorum; AK Parti olarak söz konusu Türkiye'nin ve Türk milletinin istikbali ise biz herkesle konuşmaya hazırız. Bunu da samimiyetle arzu ederiz. Eleştiriye açığız, yeni fikirlere açığız, tavsiyelere açığız, tenkitlere açığız. Yeter ki Türkiye'nin faydasına olsun. Yeter ki bu milletin hayrına, menfaatine olsun. Tekrar altını çizerek söylüyorum; meseleyi ideolojik kavgaların, siyasi çekişmelerin, bambaşka ajandaların muhatabını pusuya düşürme kurnazlıklarının mezesi yapmayan herkesin olumlu, olumsuz her türlü görüşünün başımızın üstünde yeri vardır" şeklinde konuştu.
"MİLLETİN İNANCINDAN VE DEĞERLERİNDEN BU KADAR MI KOPUKSUNUZ?"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özel'in "ümmetçilik" ifadesine yönelik eleştirilerde bulundu. Erdoğan, "Bizim dünkü kardeşlik manifestomuz bir insanı niye rahatsız eder? Türkler, Kürtler ve Arapların kucaklaşmasından, tarihte olduğu gibi bugün de ittifak kurmasından bu ülkenin bir evladı niçin rahatsız olur? Dün çıkmış bizi ümmetçilikle suçluyor. Vah zavallı. Ümmetin birliğini, dirliğini, beraberliğini savunmak ne zamandan beri suç oldu? Müslümanlar olarak Peygamber Efendimizin buyurduğu üzere, 'bir duvarın tuğlaları' gibi birbirimize kenetlenmemizin neresi yanlış be gafiller? İslam dünyasının vahdeti için gayret etmenin neresi kabahat? Milletin inancından ve değerlerinden bu kadar mı kopuksunuz? Türkiye'ye ve İslam dünyasına bu kadar mı yabancısınız? 'Ümmetçiliğin karşısında duracağız' diyor. Peki ne yapacaksınız? Ülkeni şikayet ettiğin batılı patronlarının kılıcını kuşanıp Türkler, Kürtler, Araplar arasında fitne mi yayacaksın? Nefreti mi körükleyeceksin? Kavgayı mı büyüteceksin? Tam olarak ne yapacaksın? Ne diyelim Cenab-ı Allah bunlara akıl, izan ve basiret versin. Bizi ümmetçilik yapmakla suçlayanlara sadece şunu söylüyorum; biz Türk milletindeniz. Hazreti Muhammed'in ümmetindeniz. Biz sadece bugün değil, kalubeladan beri ümmetin sevdalısıyız. Fahri Kainat Efendimizin aşığıyız. Müslümanlar arasındaki tefrikanın, ayrılığın, gayrılığın son bulmasını savunmak, utanılacak bir suç değil, şeref duyulacak imani bir duruştur ve biz bundan onur duyuyoruz, iftihar ediyoruz. Rabb'im bizlere son nefesimize kadar milletimizle birlikte tüm Müslümanlar için, İslam ümmeti için, hatta tüm insanlık için çalışmayı nasip eylesin" dedi.
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE: KALKINMIŞ VE GÜÇLENMİŞ BİR TÜRKİYE DEMEK"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörsüz bir Türkiye'nin ülke kaynaklarının doğrudan halka aktarılması anlamına geleceğini belirtti. Erdoğan, "Ne yaparlarsa yapsınlar. Bu defa başaramayacaklar. Hedeflerimizle aramıza giremeyecekler. Bizi kutlu yolculuğumuzdan geri döndüremeyecekler. Bu ülkenin yarım asırlık terör prangasını ayağından söküp atmasına mani olamayacaklar. Bakınız, dün de söyledim; bölücü terörün ülkemize maliyeti iki trilyon dolar civarında. Yıllarca okul, hastane, yol, fabrika inşa etmeye, çiftçiye, öğrenciye, tüccara destek için harcanması gereken kaynakları biz terörle mücadeleye ayırdık. Terörsüz Türkiye ile birlikte inşallah artık bu kaynakları emekliye, çiftçiye, esnafa, memura, sanayiciye, ev hanımlarına velhasıl tüm kesimleriyle 86 milyona harcayacağız. Değerli kardeşlerim, peki bu ne demek? Bu emekli daha fazla aylık alacak, bu tüccar daha fazla kazanacak, öğrenci daha fazla burs alacak, sanayici daha fazla teşvik alacak demek. Bu daha fazla okul, daha fazla hastane, daha fazla fabrika demek. Bu soframızdaki ekmeğin büyümesi, imkanlarımızın genişlemesi demek. Terörsüz Türkiye; kalkınmış, güçlenmiş, refahını artırmış, vatandaşlarının hayat standardını daha da yükseltmiş bir Türkiye demek. Bunun için her fırsatta kazananın 86 milyon olacağını vurguluyoruz. Bakın bugün dünden hamdolsun daha iyiyiz. Yarın bugünden de iyi olacağız. Evlatlarımız ise Allah'ın izniyle çok daha iyi olacak. Onlar inşallah terörsüz bir Türkiye'de, terörsüz bir bölgede yaşayacak" açıklamasında bulundu.
"ŞİMDİ ÜLKE VE MİLLETÇE HAKKIMIZ OLANI ALMA VAKTİDİR"
AK Parti olarak 86 milyonun yanı sıra yüz milyonlarca mazlumun da umudunu omuzlarında taşıdıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sonlandırdı:
"Liderlerden aldığım telefonlar bana aynı zamanda bunu gösteriyor. Ve bu telefonlar niye geliyor? Türkiye'yle yatıp kalkan liderler şu anda bunun aşkıyla yanıp tutuşuyor. 81 vilayetimizin yanı sıra dünyanın dört bir yanında eller semaya bizim için açılıyor. Gazze'de, Şam'da, Kudüs'te, Irak'ta, Pakistan'da, Somali'de ve daha pek çok yerde mümin yürekler bizim için, bu kadronun başarısı için dua ediyor. Önümüzde çok net iki seçenek var. Ya bu duaların, bu beklentilerin hakkını layıkıyla vereceğiz ve tarihin, ecdadın, medeniyetin, milletin bize yüklediği sorumluluğa sahip çıkacağız; ya da Allah korusun, milletimizin gönlünden sakıt olmakla kalmayacak, yönünü bize dönmüş milyonlara hayal kırıklığı yaşatmış olacağız. Buradaki hiçbir kardeşimin böyle ağır bir vebalin altına girmeyeceğine ben inanıyorum. Unutmayın 86 milyonun değil tüm İslam coğrafyasının tüm ümmeti Muhammed'in gözü bu kadronun üzerindedir. Sizlerin üzerindedir. Artık asıl büyük sıçramayı, asıl büyük atılımı gerçekleştirme vaktidir. Şimdi ülke ve milletçe hakkımız olanı alma vaktidir. Şimdi Türkiye Yüzyılı'nı yükseltme vaktidir. Türkiye'yi güzel günlerin, çok güzel yarınların beklediğini görüyor ve bu milletin bir ferdi olarak şimdiden bunun heyecanını titreyerek yaşıyorum. Her birinizden bu bilinçle çalışmanızı istirham ediyorum. Parlamentonun kapanışından itibaren daha çok çalışacağız, daha çok koşturacağız, daha çok sahada olacağız. Milletimizin tüm kesimleriyle muhabbetimizi daha da artıracağız. Doğruları bıkmadan, usanmadan, sabırla anlatacak, neyi niçin yaptığımızı halkımıza tek tek izah edecek onları ikna edeceğiz. Bize halkımıza tepeden bakmak yok. Bize tevazu yaraşır. Biz mütevazi olarak vatandaşımızla bir arada olacağız. Ve bu tevazu inanıyorum ki bizi halkımızın karşısında yüceltecektir."
Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Genel Sekreterlik ve Tanıtım Medya Birim Başkanlığı tarafından, Hikmet Barutçugil imzalı Sevr Mağarası tablosu hediye edildi.
Demirören Haber Ajansı