Samsun'da son zamanlarda bir otopark düşkünlüğü ve özellikle Büyükşehir Belediyesi'nin vatandaşların yerlerini ucuzdan kapatma modası başladı.
Sessiz sedasız yürütülüyor işler.
Bir gün Büyükşehir Belediyesi'nden birileri geliyor mahalleye, ölçüp biçiyorlar, sorana da 'zemin etüdü' gibi palavra söyleyip, ondan sonra da bir bakmışlar evraklar gelmeye başlıyor.
Yeriniz kamulaştırılacaktır, bedeli şu diye.
Herkes şokta.
Bütün beklentileri, umutları, yarınları bir anda kabusa dönüşüyor.
Benim berber var Çiftlik Caddesi'nde, başına gelenleri anlatmaktan iki saatte kesemedi saçlarımı.
Hayatı kararmış adeta.
Sadece 200 bin lira dekorasyona vermiş; dükkanı da 5 yıl önce 250 bin liraya almış, biçilen değer 150 bin liraymış.
Ne yapılacakmış diye sordum; otopark dedi.
Güzel yapsınlar elbette, ihtiyaç da var ama vatandaşın hakkını gözetmeden olur mu?.
Burada oluşan rant kimlere verilecek, vatandaşın kaybı nasıl önlenecek ki..
Cumhurbaşkanı Erdoğan kamulaştırma yaparken vatandaşı mağdur etmeyin dese ne yazar.
Yerelde işler öyle yürümüyor.
Milletin malı belediyenin gözünde 'versin o bedelle ne olur' gibi basit görülüyor.
Peki farkına varmadınız mı bir şeyler olacağının diye sordum; bir ara birileri geldi, ölçtü baktı ama kaldırım çalışması dediler dedi.
Ne komik değil mi?
Vatandaşın malını ucuza kapatmak için 'ne kamulaştırma oyunları, tiyatroları' dönüyor.
Senaryolar da aynı.
Başrol oyuncusu değişmiyor; Büyükşehir Belediyesi ve Başkan Mustafa Demir.
Diğer oyuncular da aynı.
Samsunlular.
Samsunlular genelde mağdur rolünde.
Maraba, figüran rolü biçiliyor adeta.
Biz çalarız, siz oynarsınız modeli.
Sonrası da bildiğiniz gibi sonuçlanıyor.
Başrol sudan ucuz fiyat veriyor, gariban vatandaş 'olmaz ağam' diyor ve ağa da o zaman mahkemenin yolunu gösteriyor.
Yeni teklif yok, değerinde fiyat yok.
Verirsen bu para yoksa, işte Adalet Sarayı.
Ne yapsın vatandaş, doğru mahkemeye gidiyor.
Bu senaryo Samsun'un hemen her yerinde günden güne artıyor.
Mesela son olarak yine manşet yaptık gazetemizde.
Büyükşehir Belediyesi Canik Karşıyaka Mahallesi'nde otopark yapmak için bazı binaları kamulaştırmak için adım attı.
Taktik yine aynı.
Terakki, Tevfik İleri, İncesu ve Silahtar Ağa Sokak'ta yer alan iki adada 24 binanın bulunduğu alana otopark yapmak için başrol oyuncusu Büyükşehir Belediyesi 2020 yılının Mart ayında çalışmalara başladı.
Hem de pandemi ile mücadele edildiği herkesin evinde 'ne olacak halimiz' diye beklediği bir ortamda.
Senaryonun diğer oyuncularına figüran muamelesi yapıldığından kamulaştırma çalışması için gelen ekipler, 'zemin etüt çalışması yapıyoruz' dediler.
Ama o sırada tesadüf o ya, vatandaşlar, Nisan ayında söz konusu bölge için alınan imar planının askı sürecinin bittiğini öğrendi.
Hemen dava açtılar.
Mahkeme kamulaştırma sürecinin yürütmesini durdurdu.
Ucundan yakaladılar bir bakıma.
Büyükşehir Belediyesi bu kez sır perdesini kaldırdı, başrol olarak ortaya çıktı.
İtiraz etti.
Yargı iyi ki var. İtirazı ret etti.
Sonra karar kapsamında kamulaştırma bedelleri metrekaresi 600 liradan 1150 liraya çıktı.
Bu arada Büyükşehir Belediye meclis üyeleri senaryonun 'kamulaştırmaya okey' diyen kısmındaki yerini aldı, hatırlatmadan kulaklarını çınlatmadan geçmeyelim.
Peki sonuç ne oldu diyeceksiniz.?
Evet yargı süreci devam ederken, söz konusu alanın Canik Belediyesi imar planlarında park olarak görüldüğü iddiası kafaları karıştırdı.
Vatandaşlar isyanda.
Kafaya koymuşlar yerleri alacaklar. Ama vatandaş yine yargı yoluna gideceğini söylüyor.
Öyle ya da böyle.
Cumhurbaşkanı 'kamulaştırma yapılırken, kimse mağdur edilmeyecek' derken bu süreçte, düşünmekten, çaresizlikten bazı mülk sahipleri rahatsızlandı.
Felç kalan, sinir hastası olan insanlar olduğu söyleniyor.
Yazık değil mi?..
İnsanların emeklerinin karşılığı verilmeden, helalleşmeden olur mu böyle şeyler?.
Verdiğiniz parayla kümes alamaz insanlar.
İşin ilginci yöre halkı aslında olumlu.
Karşılığını verin, kendimize yeni bir yaşam kurabilelim o zaman yerimizi verelim diyor.
Eeee o zaman sorun ne?..
Sorun şu.
Her şeye para var ama vatandaşın malına yok.
EDS ceza sistemine 227 milyon lira hem de.
Araç saltanatına milyonlarca lira var, vatandaşa yok.
Vatandaş memnuniyeti olmadan, insanların mallarını ucuza alarak, mağdur ederek yapılan işlerin hizmetten öte kenti yorduğuna inananlardanım.
Bir iş yaparken, adil olmak gerekir.
Yoksa Gülsan Sanayi gibi, Saathane Meydanı gibi hizmeti ile ilgili ya da projesiyle öne çıkmaz.
Mahkemeleriyle gündemden inmez.
Ve o senaryo yese yese 2,5 yıl daha yer.
Sonrasında 'nasıl anılacağı da önemli' insanın.
'Gitti de kurtulduk denilmesi' ne kadar güzel olabilir ki..
Mesele 'Geride hoş hizmetler bırakabilmek'.
İnatlaşmayla, mahkemelerle, kamulaştırma oyunlarıyla nereye kadar'..
Bunu anlamak niye bu kadar zor anlam veremiyorum.
Ve ilginçtir, Samsun'da son dönemlerde 'istenmeyen ne varsa yapılması' çok garip.
Sağlıkçılara tramvay ve otobüslere ücretli binişi, Kültür Park'ın yıkımı, EDS sistemini ve bitirilen, dalgalara teslim edilen sahili hesaba katmıyorum bile.
Samsunspor'un tesisinin kaldırılacağı imasına hiç girmiyorum o çok su götürür.
Nereyi tutsak 'isyan, tepki var'.
Yakında Cumhuriyet Meydanı ve çevresindeki 'senaryoları ve vatandaşların mülkleri için açılan davaları izleyeceğiz'.
Çiftlik üstündeki otopark kamulaştırmasında da seslerin yükselmesi yakındır.
Başkan Demir'e az frene bas, biraz da vatandaşın istediği, olur diyeceği işlere imza atmak için çaba göster diyeceğim ama iyice umudumu kestim.
Artık 2,5 yılın su gibi geçmesini diliyorum.
Ya da erken genel seçim.
O zaman ne olmaz, neler olmaz.
Bundan çok umutluyum.
(23).jpeg)
Zemin etütü dediler kamulaştırma çıktı.
Büyükşehir Belediyesi Canik Karşıyaka Mahallesi'nde otopark yapmak için bazı binaları kamulaştırmak için adım attı. Ekipler zemin etüdü yapıyoruz dedi ama 'şimdi evlerinin yok pahasına gitmesi endişesi yaşıyor'.
(1).jpg)
Başkan Mustafa Demir yine tepkilerin odağında
.jpg)
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşı kamulaştırmada mağdur etmeyin dedi ama..