Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, mahalle kültürünün yok olması, sokak anlayışının dev siteler arasında ezilişini önlemek için 'Çok kata izin vermeyin' dedi, bizimkiler 'eline yüzüne bulaştırdı'.
İlkadım İlçesi gibi, 350 bin nüfuslu bir ilçede, binalar arasında sanki 'nizami ve kat benzerliği varmışçasına', 3-5 kat uygulaması başlattı.
Oysa Cumhurbaşkanı'nın söylemek istediği yeni açılan yerleşim alanlarını kapsıyordu.
Gösterdiği örnekler de kent dışındaki dev kulelerdi.
Yeni oluşturulacak mahalleler, sıkışık kentin kaydırıldığı yeni yerleşim yerleri içindi bu sözleri.
Zaten çarpık yerleşimin hakim olduğu Samsun'un şehir merkezinde, kimi bina 15 kat, kimi bina 3 kat olacak öyle mi?..
Neye göre, kime göre?.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın söylediklerini bile doğru okuyamayınca da ortaya böyle görüntüler çıkıyor.
Atakum'da 36 kata izin ver, denizin dibindeki otele 30 küsür kata 'yasaların engellemesine rağmen izin ver', sonra da iş gariban vatandaşa gelince, "yolun dar, o nedenle 3-5 kat' de.
Olacak şey mi?..
Atakum'da sosyal tesis alanını AVM yapmak için imar planlarını revize eden zihniyete bak sen şimdi.
Büyükşehir Meclis Başkanvekili Turan Çakır, vatandaşa 3-5 kat izin var derken, 'ağzından çok zor çıkmış olmalı' o cümleler.
Çünkü Atakum'da 36 kat inşaatı yapan şirketin ortaklarından biri de yakın zamana kadar oğluydu. Sonra şirket ortaklığından ayrıldı sanırım.
Yani şimdi, nasıl olacak 'hoca verir talkımı, kendi yutar salkımı' şeklindeki adalet anlayışı.
Tutmaz tabi ki.
İşte vatandaş da dayanır kapıya.
Sonra içeri alalım mı, almayalım mı, 'kararsız kalırsınız'.
Neyse ki, meclise vatandaşı almamak gibi bir hatanın içine düşmemişler.
Vatandaş, başına gelecekleri görsün ki, gitsin yargıya, hakkını arasın.
Şimdi Büyükşehir 'seçim kapıya dayanırken' bunları yapıyor ya, akıl sır erdirmek zor.
Hatta Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz, "Vatandaştan projeleri birlikte yapalım' diye twetler atarken, bu isyan ettiren yaklaşımı nereye oturtacağız acaba.
Bakın ben size söyleyeyim..
Nasıl Atakum'da yeni yapılan AVM yeri sosyal tesis alanı diye vatandaş 'nasıl olsa bir şey yapamam' diyerek elinden çıkardıysa, aynı durum İlkadım'da yaşanabilir.
O 3-5 kat yüksekliği verilen yerleri de 'gariban vatandaş' 'müteahhit almaz, alsa da ucuza kapatır' deyip elinden yok bahasına çıkartırsa şaşmayın.
Sonra ne mi olur?.
Örnekleri var.
Dere yatağı deyip, arazilerini satanlar şimdilerde oradaki 'gökdelenleri' izliyorlar.
İşte aynen öyle benzeri olabilir.
Birileri oradaki 3-5'leri ucuza toplar, bakmışsın 12-15 katı çakar.
Aman dikkat.
Hakkınızı arayın. Gözünüzü dört açın.
Yerinize birileri şimdiden göz dikmiş olabilir.
Samsun'da bunun örnekleri çok.
Elin oğlu neler yapıyor, neler.. Olmazları olur ediyor.
İsterseniz sayarım da...