Herkesin kafası karışık..
Her gelen bilgi, bir kaç saat sonra değişebiliyor.
Çünkü resmen 'bir kovalamaca var siyasette şu günlerde'.
Kim gidiyor kim kalıyor belli değil.
Her gün yeni isimler ortaya atılırken, bazıları gitti gidecek derken, kimse makamından ayrılamıyor bir türlü.
Ankara'da Melih Gökçek'in istifa etmemesi, AK Parti'de istifası istenilen Belediye Başkanları konusunu iyice gerdi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da bu süreçte iyice gerginleşti ve net konuşmaya başladı.
'Makam verilirken her şey güzel, giderken, makamı boşalt denilince niye yadırganıyor' diyerek tavrını net ortaya koydu.
Bunu sadece Melih Gökçek için mi söyledi, yoksa basında ve kulislerde adı geçen diğer belediye başkanlarını da dahil etti mi bilmiyorum.
Ama 'kendiliğinizden gidin' dediği kesin.
Daha nasıl diyebilir ki.
Bir yandan il başkanlarının istifası, diğer yandan belediye başkanları.
Kim Ankara'ya çağrıldı, kim gitti, kimler gitti direnç gösterdi, hepsi muamma.
Kentte ve Ankara kulislerinde öyle haberler havada uçuyor ki, 'Ateş olmayan yerden duman çıkmaz' denilse de 'Ankara yolculukları' ya gizleniyor, ya da gitti, gidecek diye adeta herkes şaşkına dönüyor.
Samsun'da da durum farklı değil. Kent kulislerinde Başkan Yılmaz'ın hafta başı gece Ankara'da olduğu öne sürüldü, ama doğrulanmadı.
Sonra AK Parti ve Büyükşehir'e yakın kaynaklarca da aynı yönde bilgi olduğu halde Çarşamba günü gideceği söylendi Yılmaz oysa Samsun Vezirköprü'deydi.
Perşembe günü yine sabah erken çıkıyor bilgisi geldi ama Yılmaz yine Samsun'daydı.
Ama tüm bunlar yaşanırken ilginç bir gelişme oldu.
AK Partili siyasiler bile Başkan Yılmaz'ın, Kadir Topbaş'tan boşalan Belediyeler Birliği Başkanlık seçimi için Ankara'ya gitmesini beklerken, Yılmaz yine herkesi şaşırttı.
Yılmaz'ın, Ankara'ya seçime gitmek yerine, Salıpazarı'ndaki programına katılacağı belirtildi.
Bazı AK Partili siyasiler de bu kez buna şaştı. Yılmaz'ın Ankara'dan bu kadar uzak durmasının normal olmadığını söyleyenler çoğunlukta.
Hatta bazı siyasiler, "Yılmaz olağan bir süreç olsa başkanlığa aday bile olabilirdi'' diyor.
Şimdi Samsun'da kafalar karışık.
Yeniden aday olabileceğini söyleyen Yılmaz'ın Ankara''dan uzak durmasının nedenleri altında ne yatıyor olabilir.
Şimdilerde Yılmaz'ın Ankara'ya gitmesinden çok, Belediyeler Birliği seçimine bile gitmemesinin nedenini 'sorguluyor'.
Süreç değişik.
Süreç çok hızlı.
Süreç oldukça sert.
O nedenle bugünlerde 'ne olur, ne olmaz' kestirmek zor.
Ankara'ya giden var mı, yok mu tespit etmek de oldukça zor.
Çünkü Başkent şurası. 3.,5 saatlik yol.
Mesaiden sonra çık, gece yarısından sonra geri dönersin.
Ama bu kadar sessizlik, bu kadar Samsun üzerine yapılan yorumlar ve bunca kamuoyu yoklaması yapan şirketlerin ilgi gösterdiği Samsun'a 'Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın makam verirken iyi, giderken niye yadırganıyor' sözü isabet edebilir diye düşünüyorum.
Ama ilin tam ortasına mı, sağına, soluna ya da ücra köşelerine mi, kestirmek zor.
İşin ilginci, 'Düzce'de Belediye Başkanı Mehmet Keleş'in istifasından önceki bir haftalık sürede de kentte basın benzer şeyler yazmış'..
İddialar havada uçuşmuş..
Sessizliğin ardından 'istifa geldi'.
Samsun'daki sessizlik de 'hiç hayra alamet değil'.




Düzce'de istifa öncesi iddialar ortaya atıldı... VE DOĞRU ÇIKTI