Kuş Cennetini de içinde barındıran Kızılırmak Deltası'nda önceki gün yıkım vardı..
Kaçak yapılaşma olduğu gerekçesiyle Büyükşehir Belediyesi yıkım ekipleri jandarma eşliğinde kapılara dayandı..
Yaklaşık 6 saat ikna çalışması yapıldı..
Vatandaş ikna olmadı evlerimizi yıktırmayız dedi..
Sonuçta jandarma müdahale etti ve cop havada uçuştu. Direnenler karga tulumba olay yerinden uzaklaştırıldı..
Bazı kişiler kendilerini evlerine kilitlediler..
Kadın, çocuk, yaşlı bir çok kişi o itiş kakış arasında kaldı..
Çatıya çıkmak isteyenler oldu.. Evlerini yıktırmak istemeyen kadar neredeyse jandarma vardı olay yerinde..
Tüm yıkım ekipleri hazırdı..
Uzlaşı adına tek bir şeyin yapıldığını şu ana kadar duymadığım Delta'da bir anda 'onlarca jandarma ve iş makinesiyle' yıkım organizesi gerçekleştirildi..
Yıkıma değil elbette ama 'Samsun'un bu kadar gerilmesine itirazım var'..
Nedeni de açık..
Günlerdir, Kuş Cenneti'ni turizme kazandıracağız sözünü söyleyen bir başkan var..
Günlerdir, Samsun'un hatırı sayılır kişileri alıp o bölgede kahvaltı düzenleyen bir belediye başkanı var..
Günlerdir balonlu turlar attırıp, Delta'ya kadar uzanan bölgede iskele yapacağını, turistik bir alan oluşturacağını açıklayan bir belediye başkanı var..
Günlerdir, Kuş Cenneti'ni koruyacağını söyleyen, çevrecilerin endişelenmesine rağmen ısrarla 'koruyacağını belirten' bir belediye başkanı var..
Ama 'oradaki kaçak yapılaşmayı önümüzdeki günlerde yıkacağız, tebligatları yaptık, boşaltın çağrısını aylar öncesinden yaptık, gerekirse zor kullanacağız' diyen bir belediye başkanı yok..
Orada kaçak olduğunu öne sürdüğü evlerin sahipleriyle bırakın kahvaltıyı, toplantı yapıp konuyu Samsun'un gündemine taşıyan bir belediye başkanı da yok..
Kızılırmak Deltası'nda 224 kaçak yapı olduğunu bugüne kadar 'Samsun kamuoyuna resmi bir ağızdan yapılan, açıklayan', belediye başkanı da yok..
Ne var peki..
Delta çevresindeki ev sahipleri söylüyor; Apar topar yapılmış tebligatlar, bir kaç gün sonrasında jandarmayla kapıya dikilen iş makineleri var..
Kimse 'böyle bir yıkım bekliyor muydu'...
Kimse bu kadar 'turizme açma, koruma' sözlerinin ardından 'hop biz geldik, ya çıkın ya yıkım' gibi bir şey hissetmiş miydi..
Kimse, jandarmanın coplu, kalkanlı bir güç kullanımının farkında mıydı?..
Süreç nasıl başladı, ne zaman tebligatlar gönderildi, ne zaman süresi doldu kamuoyu biliyor mu?..
Bilmiyor..
Şimdi akıllarda 2 şey var..
Öncelikle jandarmalı yıkımdan öğrendik ki, Kızılırmak Deltası'nda kaçak yapılaşmaya göz yumulmuş.. Yasalar göz ardı edilmiş. Belediye yetkilileri buna göz yummuş..
İkincisi Büyükşehir Belediyesi'nin 'Kuş Cenneti ve turizm' sözlerinin ardında 'bu yıkım yatıyormuş'. Hem de apar topar..
Kızılırmak Deltası uluslar arası sözleşmelerle korunuyor..
Orada kaçak yapı yapılmasına izin vermek göz yummak, uluslararası suç kapsamında..
Elbette kaçak yapılaşmaya izin verilmeyecek..
Taş taş üstüne konulmayacak..
İyi ama 'Bu zamana kadar neden izin verdiniz'..
O suçu işleyenler kimler..
Büyükşehir ve İlçe Belediyesi 'nasıl oldu da' elektrik, su, internet aboneliği verilmesine izin verdi..
Tamam evler yıkılacak anladık.. Yasal olmayanın hepsini de yıkın zaten..
Ama 'o göz yumanlarda' bedelini ödesin..
Yasal olmayan yapılaşma için her türlü 'aboneliği verin', sonra da kaçak deyip yıkın..
Hangisi doğru..
Göz yummanız mı, sonradan kaçak diye yıkmanız mı?..
İki yanlıştan bir doğru nasıl çıkaracaksınız, merak ediyorum..
Paylaş
Delta'da kaçak yapılaşma olmasın ama...
Ekleme: 02.10.2015 15:27
Güncelleme: 30.05.2026 21:55