Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Sosyal Pediatri Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Ayçiçek Dinçer, ergenlerde oyun bağımlılığının depresyon ve diğer psikososyal sorunlarla yakından ilişkili olduğunu belirtti.
Dinçer, “Yapılan araştırmalar, depresyonun ergenlerde çevrim içi oyun bağımlılığına yol açabileceğini göstermektedir. Yalnızlık ve sosyal çevreden çekilme gibi etkenler, ergenlerin çevrim içi oyunları bir kaçış yolu olarak görmesine neden olabilir” dedi.
OYUN BAĞIMLILIĞI NASIL TANIMLANIR?
Dr. Tuğba Ayçiçek Dinçer, dijital oyun bağımlılığını, bireylerin oyun oynama alışkanlıkları üzerindeki kontrolünü kaybetmesi olarak tanımladı. Bu durum, kişisel ve sosyal sorumluluklarını yerine getiremeyen bireylerde ciddi sorunlara yol açıyor. İnternetin sınırsız ve kontrolsüz kullanımının da bu bağımlılığı artırdığını belirten Dinçer, dünya genelinde dijital oyun bağımlılığının yaygınlığının ergenlerde dikkat çekici oranlarda olduğunu ifade etti.

AİLELERE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR
Dinçer, özellikle ergenlerin bu risk grubunda olduğunu ve ailelerin rol model olmalarının büyük önem taşıdığını vurguladı. “Ebeveynlerin çocuklarına sağlıklı sınırlar koyması, dijital oyun bağımlılığını önlemede kritik bir faktördür” diye konuştu. Ayrıca, aile içi iletişimin zayıf olduğu durumlarda çocukların dijital oyunlara daha fazla eğilim gösterebileceğini belirtti.
DİJİTAL OYUNLAR VE PSİKOSOSYAL SORUNLAR
Dijital oyun bağımlılığı, yalnızlık, düşük yaşam memnuniyeti, depresyon ve dikkat eksikliği gibi birçok psikososyal sorunla ilişkilendirilmiştir. Dr. Dinçer, ergenlerde depresyon taramasının önemini vurgulayarak, bu durumun önlenmesinde ebeveynlerin rolüne dikkat çekti. “Çocukların dijital oyunlarla ilişkilerini sağlıklı bir dengeye oturtmaları için aileler, sosyal aktiviteleri artırmalı ve sınırlar koymalıdır” dedi.
Demirören Haber Ajansı