Samsun'un 19 Mayıs ilçesi Dereköy'e yapılan Balıkçı Barınağı, tartışılmaya devam ediliyor. Uzmanlar barınağın yapımından sonra 19 Mayıs ilçesinden Atakum'a kadar olan bölgede kıyı erozyonunun önlenemez şekilde arttığına dikkati çekerken, dalgaların yönünün değişmesiyle sahillerin bataklık durumuna dönüşüp boğulma vakalarınında artışı gündeme geldi.
DEREKÖY BALIKÇI BARINAĞI KAPATILMALI

HHALK Gazetesi'ni ziyaret eden Afet Risk Analizleri Uzmanı Doç Dr. Cem Kılıçoğlu
Samsun genelinde şehir ve bölgesel planlama çalışmalarıyla ilgili önemli uyarılarda bulundu. Dereköy’de deniz suyundaki kirlilik ve sedimantasyon oranının yüksekliğine dikkat çeken Kılıçoğlu, denizin özellikle liman kıyısı kesimde bataklık oluşması riski nedeniyle Dereköy Limanı'nın bir fayda sağlamadığını, kapatılması gerektiğini söyledi.

Kılıçoğlu, özellikle Atakum sahil şeridinde yaşanan çevre kirliliği ve benzer sorunlara dikkati çekerek şunları kaydetti; "Atakum ilçesi özelinde son günlerde yaşanan denizde boğulma vakaları, sahilin doğal yapısının bozulduğunun en önemli işaretidir. Rip akıntıları zaten doğal bir sürecin devamı olarak oluşmakta. Bununla birlikte Atakum sahilindeki doğal dengenin bozulmasının en önemli nedenlerinden birisi Dereköy Limanıdır. Limanın yapılmasıyla birlikte doğu tarafına doğru bir kıyı erozyonu başladı. Yaklaşık 14 km’lik Dereköy’den Körfezdeki limana kadar olan bölümde kıyı erozyonu nedeniyle kıyı kesiminin doğal yapısı bozuldu. Aynı zamanda kayaların aşınmasından dolayı deniz suyunda kil çökmesi oluştu. Suyun dibine çöken kil tabakasının çoğalması ve ani dalgaların etkisiyle boğulma vakalarında da artış yaşanıyor. Bu nedenle bu tarz riskli bölgelerde kesinlikle denize girilmemelidir” dedi.
'ÇEVREYE CİDDİ ZARAR VERİYOR'

Kıyı erozyonunun Atakum sahilinin en önemli sorunu olduğu ve çevreye olduğu kadar bireysel mülkiyete de zarar verdiğini belirten Jeoloji Uzmanı Doç Dr. Cem Kılıçoğlu, “ Şuan Atakum’un en önemli sorunu kıyı erozyonudur. Kıyının doğal dengesinin bozulması, aynı zamanda çevre hukukunu da yakından ilgilendirmektedir. Çünkü çevreye ve bireysel mülkiyete ciddi zararlar vermektedir. Kumun yok olmasıyla sahilde yer alan konutların değeri de düşmektedir. İşletmeler de zarar görmektedir. Maalesef bu kesim turizmden de yararlanamıyor. Yaşanan boğulma vakaları nedeniyle oteller yapılmıyor. Yerli ve yabancı turist gelmek istemiyor “ dedi.
SOSYAL DÜZENLEMELER GEREKİYOR
Atakum’un yukarı kesimlerde yaşayan vatandaşların sahile rahatça ulaşarak ailecek vakit geçirebileceği şekilde sosyal tesislerin ve parkların yapılması gerektiğine vurgu yapan Kılıçoğlu, sahilde toplum huzurunu bozar tarzda davranış sergileyen ve çevreyi kirleten insanlara da ciddi yaptırım ve cezaların uygulanması gerektiğini
sözlerini ekledi.
Hasan Hüseyin ÖRNEK