Dert Ayı Temmuz - Samsun Halk Gazetesi | Samsun Haber | Son Dakika Samsunspor haberleri
Paylaş

Dert Ayı Temmuz

Ekleme: 03.07.2026 10:00

Temmuz ayı şarkılarda şiirlerde söylenildiği gibi sevgi aşk mutluluk güzellik ayı değildir vatandaşlarımızın yaşadıklarına baktığımızda. Temmuz ayı ülkemizde yaşan nüfusun büyük bir oranı için umut, gelecek, güvence ve aylıkların artacağı bir aydır. Ülkemizde TÜİK verilerine göre 2 Milyon 770 bin tarım ile uğraşmaktadır yani kısaca çiftçidir. Yine verilere göre tarın sektöründe 6 Milyon 400 Bin kişi çalışmaktadır. Dolayısı ile 86 Milyonluk ülkemizin ekmeğinden tatlısına böreğinden çöreğine kadar...

Temmuz ayı şarkılarda şiirlerde söylenildiği gibi sevgi aşk mutluluk güzellik ayı değildir vatandaşlarımızın yaşadıklarına baktığımızda. Temmuz ayı ülkemizde yaşan nüfusun büyük bir oranı için umut, gelecek, güvence ve aylıkların artacağı bir aydır.

Ülkemizde TÜİK verilerine göre 2 Milyon 770 bin tarım ile uğraşmaktadır yani kısaca çiftçidir. Yine verilere göre tarın sektöründe 6 Milyon 400 Bin kişi çalışmaktadır. Dolayısı ile 86 Milyonluk ülkemizin ekmeğinden tatlısına böreğinden çöreğine kadar tüm unlu mamuller bu emektarlarımız tarafından üretilmektedir. Ayrıca bunların yanında evcil hayvanlarımızın yiyecekleri de çiftçilerimizin ürünlerinden elde edilmektedir. Kısacası Ülkemin İnsanının karnını doyuran ekmeğini elde etmesini sağlayan çiftçilerimizdir.

Ülkemizde SGK verilerine göre 17 Milyon emekli, dul ve yetim aylığı alan vatandaşlarımız mevcuttur. Bu sayının 11 Milyon 500 bini işçi (SGK), 2 Milyon 900 Bini Esnaf ve çiftçi (BAĞKUR), 2 Milyon 500 Bini ise memur (EMEKLİ SANDIĞI) statüsündedir. Ayrıca emekli olupta yeniden çalışan insanlarımızın sayısı resmi olarak yani yeniden sigortalı olarak çalışanların sayısı 2 Milyonun üzerindedir. Bunun yanında emekli olupta başka bir işte herhangi bir sigortası olmadan çalışanların sayısı ise yaklaşık 4/5 Milyon civarındadır.

Sanayi, İnşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında asgari ücret ile çalışanlarımızın sayısı geçen yıla göre %2 artış göstererek 15 Milyon 662 Bin olmuştur.

Türkiye'de 2026 yılı ilk çeyreği itibarıyla kamu sektöründe çalışan toplam personel sayısı yaklaşık 5.368.945 kişidir. Bu rakamın 3.656.090'ı kadrolu memur ve genel bütçeli kurumlardaki sözleşmeli personellerden oluşurken, geri kalan 1.289.979'unu kadrolu ve geçici işçiler, diğerlerini ise belediye iktisadi teşebbüsü (BİT) çalışanları oluşturmaktadır.

Yaklaşık 41 milyon insanımızın gözü kulağı TEMMUZ ayında açıklanan tarım sektöründeki arpa, Buğday v.s gibi ürün fiyatlarındadır. Ve yine 3 Temmuzda yani bugün Cuma günü TÜİK tarafından açıklanacak olan yıllık enflasyon oranlarındadır. 41 Milyon insanımızı aileleri ile birlikte değerlendirdiğimiz neredeyse ülke nüfusumuzun %75 ila %80 nine tekabül ermektedir. Dolayısı ile TEMMUZ ayı Ülkemiz ve insanımız için çok farklı bir aydır. Beklentiler, Ümitler, Yaşam mücadelesi yani hayatta kalma mücadelesi memnuniyetler memnuniyetsizlikler her yıl TEMMUZ ve OCAK aylarına bağlıdır.

Devletimizin 20026 yılı için açıklanan Buğday alımı fiyatı 16,50 TL, Arpa alım fiyatı ise 12,750 TL olmuştur.

Planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği olarak ülkemizdeki üretim miktarları göz önüne alındığında çiftçimizin eline toplamda ekmeklik ve makarnalık buğday için Ton başına 3,014 TL desteklerle birlikte Buğday için 19,514 TL/TON Arpa için ise 15.764 TL/TON geçmiş olacaktır. Resmi olan açıklamalara göre bu rakamlar bugün ki şartlarda çok iyi dememiz mümkün değildir ancak ve ancak idare eder diyebiliriz.

Gelgelelim ki Çiftçilerimizin karşılaştıkları gerçekler bunlardan tamamen başka ve farklı olmaktadır.

Bugün piyasada çitçimizin buğdayı esnaflar tarafından 12 TL’ye Arpa ise10 TL’ye alınmaktadır. Geçtiğimiz yıl 2025 te Buğday 13 TL ye Arpa ise 11,50 TL ye alınmıştır. Bugün resmi fiyatlar açıklanmadan önce alım Fiyatları dediklerimizden daha yüksekti.

Hasat zamanı birçok yerde başlamış olup nerede ise bitmek üzeredir. Çiftçimiz ürününü TMO(Toprak Mahsulleri ofisi) ya teslim ettikleri tarihten itibaren 45 gün içerisinde  banka hesaplarına bedelleri yatırılacaktır..

Tamda bu noktada çiftçimizin harmana diye yazdırdığı Mazot Borçları, Gübre Borçları, çalıştırdıkları günlükçü yevmiyeci borçları ödenmesi gerekmektedir. Çiftçimizin ne yapması gerekiyor eğer güçlü zengin toprak ağası ise ki bunların sayısı azdır ürününü satmayıp bekletecektir, ancak ya diğerleri ne yapacak elleri mahkûm düşük fiyatlara esnaflara verecektir.

Zannedersem 2011 yılında dönemin Tarım ve Köy İşleri Bakanı Havza Atatürk Evinin önünde Basın-Yayın organlarının buğday fiyatları ve çiftçimizin esnafın durumu sorulduğunda şöyle demişti’ ’Çiftçilerimizin ellerindeki ürünlerini satmamalarını bekletmelerini ve Zahireci esnaflarımızdan da ürünleri değerinde almalarını rica ediyorum’’.

Bu arada orada Bulunan kalabalıktan merhum olan bir abimiz ‘’ne diyorsunuz siz sayın bakanım şu an benim bir kamyon buğdayım 15 gündür yüklü bekliyor bizi mağdur ve esnafa muhtaç bırakıyorsunuz’’ diye seslenmişti’’. Bir köyümüzün Muhtarı ise ‘’ Minibüsümde 8/10 çuval buğdayım var bir haftadır gelip gidiyorum satamıyorum öldü parasına verirsem hemen alıyorlar.’’ Demişti.

Bu arada birde LİDAŞ meselesi var geçen gün üreticiler yani çiftçilerimize şöyle bir mesaj attı ‘’Değerli çiftçilerimiz ……LİDAŞ olarak alım yapılmayacaktır……Ajans amirliğinden yapılacaktır. Randevu sistemi 6 TEMMUZ Tarihinde açılacaktır’’

LİDAŞ nedir? LİDAŞ, Lisanslı Depoculuk Anonim Şirketi'nin kısaltmasıdır. Tarım ürünlerinin sağlıklı, güvenli ve standartlara uygun koşullarda depolanmasını ve bu ürünlerin Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) aracılığıyla ticaretinin kolaylaştırılmasını sağlayan devlet denetimindeki özel şirketleri ifade eder.

Velhasıl kelam TEMMUZ ayı ticari olarak, tarımsal olarak ve siyasi olarak zor geçecektir. Değerli okuyucularım bu haftaki yazımı ATATÜRK’ÜN sözleri ile bitirmek istiyorum;

"Milli ekonominin temeli tarımdır. “Köylü milletin efendisidir! “Eğer milletimizin büyük çoğunluğu çiftçi olmasaydı, biz bugün dünya üzerinde olmayacaktık. “Milletimiz çiftçidir. Milletin çiftçilikteki çalışma imkânlarını, asri ve iktisadi tedbirlerle en yüksek seviyeye çıkarmalıyız. “Ben de çiftçi olduğumdan biliyorum, makinesiz tarım olmaz. “Kılıç ve saban; bu iki fatihten birincisi, ikincisine daima yenildi."

Sevgi ve Saygılarımla…

Günümüzün Hayrı ve Bereketi Üzerinize olsun.

ALLAH(C.C) YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN…

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.