Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içerisinde mahkemenin "mutlak butlan" kararı vermesinin ardından başlayan idari kaos ve liderlik yarışı, cezaevinden gelen çok sert açıklamalarla yepyeni bir siyasi kırılma noktasına ulaştı. Görevden uzaklaştırılan Özgür Özel yönetiminin delegeler vasıtasıyla olağanüstü kurultay toplamak için imza maratonu başlattığı bir dönemde, partinin en güçlü aktörlerinden biri olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın yaptığı çıkış siyaset kulislerinde adeta deprem etkisi yarattı.
Mevcut genel merkez yönetimini meşru görmediğini net bir dille ifade eden ve delege iradesinin engellenmesi durumunda alternatif bir yol haritasının masada olduğunu belirten bu radikal hamle, ana muhalefet partisinde yeni bir siyasi hareketin resmi olarak ilan edilmesi şeklinde yorumlandı.
YA BİR YOL BULACAĞIZ YA BİR YOL YAPACAĞIZ
Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) Özgür Özel’in mahkemenin "mutlak butlan" kararıyla görevden alınması ve koltuğa yeniden Kemal Kılıçdaroğlu’nun oturmasıyla başlayan kaos, yeni bir siyasi hareketin doğum sancısına dönüştü. Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu, T24 yazarı Murat Sabuncu’ya verdiği röportajda, yaşananları bir "yargı darbesi" olarak nitelendirirken, mevcut statükonun devam etmesi halinde yeni bir siyasal organizasyon modeliyle iktidara yürüyeceklerini açıkladı. "Mücadele CHP içinde mi devam etmeli, yoksa yeni bir parti mi kurulmalı?" sorusuna yanıt veren İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Ya bir yol bulacağız ya bir yollaracağız. O yol, hukukun, delegelerimizin ve millet iradesinin emrettiği şekliyle yol arkadaşım Sayın Özgür Özel’in Genel Başkanlığı’ndaki CHP’dir. Fakat hukuk çiğnenirse, delegelerimizin ve milletin iradesi yok sayılırsa, bizim milletle beraber yürüdüğümüz her yol meşrudur ve güçlüdür. Muhalefet kriz yaşamıyor, Erdoğan muhalefete darbe yapıyor. Milletin diliyle, ruhuyla ve iradesiyle o yolu yapar ve iktidara koşarız."
YENİ HAREKETİN ŞİFRESİ: LİDER ODAKLI DEĞİL DEMOKRASİ CEPHESİ
Olası yeni partinin ve hareketin vizyonuna dair de şifreler veren İmamoğlu, kurulacak yapının sadece bir lider hareketi olmayacağını, Türkiye’nin tüm renklerini kapsayan devasa bir "Demokrasi Cephesi" olacağını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:
"Türkiye’deki bütün demokratların birleşmesi gerekiyor. Türkiye’nin doğusu-batısı, kuzeyi-güneyi, kırsalı-kenti kapsayan bir yol gereklidir. Millet yolu gösterir, partiler yolu çizer, liderler yolu yürür. Gücünü milletten alan, Türkiye’nin ihtiyaçlarına cevap verecek bir kadroya sahip olan ve güçlü bir liderlikle yol yürüyen bir hareket Türkiye’yi geleceğe taşıyabilir. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ile birlikte başlattığımız 'değişim hareketinin' özü budur."
GENEL MERKEZ BİNASINI YOK SAYDI: BOŞ DUVARLARA BAKSINLAR
Kılıçdaroğlu’nun mahkeme koridorları vasıtasıyla partinin başına geçmesini "siyasi kayyımlık" ve "dahili bedhah kayyım" olarak nitelendiriren İmamoğlu, mevcut genel merkez binasını da yok saydı. Yeni hareketin meydanlarda filizleneceğini söyleyen İmamoğlu, mevcut yönetime şu sözlerle meydan okudu:
"Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel merkezi, adalet yerini bulana ve delegenin iradesi ortaya koyulana kadar o bina değildir. CHP’nin genel merkezi artık bütün partililerimizin ruhunu ve yüreğini taşıdığı meydanlardır. Şimdi otursunlar, boş duvarlara baksınlar. Darbeye direnenleri izlesinler."
Siyasi kırılmanın adını "24 Mayıs Miladı" olarak koyan İmamoğlu, mahkeme kararıyla siyaset alanının boğulmasına sessiz kalanlar ile demokrasi cephesinde yer alanların artık tamamen ayrıştığını belirtti. İmamoğlu, röportajını şu sözlerle tamamladı:
"Tüm baskılara karşı beyaz gömlekleriyle yola düşenler, mayısta sağanak yağmur ve dolu altında özgür Türkiye için attılar adımları. We Türkiye’nin bütün demokratlarıyla birleşerek yol alacağız, kazanacağız ve milletimizi değişime kavuşturacağız."
Haber Merkezi