Samsun'da durum öyle bir hal aldı ki; kente katkı verecek iş yapılmadığı gibi, Büyükşehir Belediyesi artık, meclis toplantılarında 'olumsuzluklara' yanıt vermekle gününü doldurur hale geldi.
Nereyi tutsan elinde kalıyor.
Samsun'da Samsunspor'un alt yapı tesisi için yer sorununu Büyükşehir çözemedi, üstelik sahildeki spor tesislerini yıkma kararı aldı.
Ama aynı Büyükşehir ne hikmetse, Diyarbakır'da gençler spor yapsın diye 40 dönümlük spor alanı ve park ihalesi yapıyor.
Ama artık bırakın hizmeti rutin hizmetlerde sıkıntılar baş göstermeye başladı.
Mızrak çuvala sığmıyor derler ya; öyle bir durum hasıl oldu.
Mesela geçtiğimiz günlerde bir vatandaş aradı.
Dedesi, huzurevinde koronadan hayatını kaybetmiş.
Eksik aşı vurulmuş tek doz iddiasında bulundu.
Yaşlılar 4. dozu vuruldu ama o kişinin yakını tek doz vurulmuş.
İhmal kimin, Büyükşehir'in İlkadım'daki Huzurevi'nde bu işleri kontrol eden yok mu?.
Kaç kişi hayatını kaybetti bilmiyoruz ama huzurevinin karantina altında olduğu, yakınları olan yaşlıların evlerine gönderildiği belirtiliyor.
Yazık gerçekten çok yazık.
İnsanlar hayatının son zamanlarında rahat etmek için sığındığı huzurevinde 'ilgisizlik nedeniyle aşı olamıyor' ve hayatını kaybediyor.
Bu konunun gündeme gelmesini bekliyor ve o hayatını kaybeden yaşlının raporlarını bekliyordum.
Ama Büyükşehir Meclisi'nde konu gündeme geldi.
Ve inanılmaz bir açıklama Başkan Mustafa Demir'den geldi.
Toplantıya İYİ Parti Grup Başkanvekili Alper Aydemir'in grup meclis üyeleri adına verdiği soru önergesi damga vurdu.
Aydemir, Büyükşehir Belediyesi'nin sorumluluğundaki huzurevinde korona virüs vakalarının patladığı ve aşısı eksik yaşlıların öldüğüne dair iddiaları sordu.
Ve iddası benim bilgilerimle örtüşüyordu.
Bu yaşlılardan hayatını kaybedenlerin Covid-19 aşılama programında 2. ve 3. doz takvimlerinin atlandığını öne sürdü.
Soru önergesine cevap veren Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, adeta olayı itiraf etti.
"Son dönemde böyle bir şey söz konusu oldu. Bununla da ilgili hastane veriliyle alakalı Samsun Sağlık İl Müdürlüğü ile arkadaşlarımız bir çalışma yapıyor. Sağlık İl Müdürlüğü teknik bilgileri elimize verdikten sonra bunları sizinle paylaşabileceğiz. Vefat edenlerin ne kadarı koronadan vefat etti raporlardan anlayacağız'".
Ne raporundan bahsediyor Demir anlamadım.
Ölen kişinin ölüm kağıdında yazmıyor mu, ölüm nedeni?.
O yazmadan defin nasıl oluyor ki.
Aklımızla dalga mı geçiyorsunuz?.
Ölüm kağıdında yazanlara bak, Covid-19’dan ölenlerin sayısını koy ortaya al sana rapor.
Ama ne yazık ki dedim ya; rutin işleri bile yapamaz haldeler.
Yaşlılarımızı emanet ettiğimiz huzurevinde bile 'bir aşılama işini' sürdürülebilir şekilde takvime uygun yapamamışlar.
Kaldı ki, sadece konu bu değil.
Toybelen'de altyapı parasını yatırıp da yolları açılmayan vatandaşların isyanı da meclisteydi.
Fen İşleri Müdürlüğü'ne defalarca müracaatta bulunulduğu parası yatırılan yolların açılması için 7 aydır adım atılmadığı söylendi.
Ama bakın bunlara Başkan Demir, basına 'mikrop diyecek kadar' ileri gittiği yetmiyormuş gibi meclis üyelerine de eleştiri karşısında çıkışabiliyor.
Aydemir'e tepki gösteren Demir, "Ben belediye başkanıyım, sizde meclis üyesisiniz, buraya bunu taşımanız doğru değil".
Ne yapacaktı, milletin meclisinde söylemeyecek de kapalı kapılar ardında mı konuşacaktı.
Zaten siz belediye başkanı olduğunuz için size söyleniyor.
Yoksa o koltukta olmasanız, size niye söylesinler, hatta kimsenin aklına bile gelmezsiniz herhalde.
Büyükşehir koltuğunda oturuyorsanız, bu kentin meclisinde meclis üyeleri soracak, siz şeffaf olarak yanıtları vereceksiniz ve halk gerçekleri öğrenme hakkını elde etmiş olacak.
Demokrasinin gereği bu.
Mecliste sorunlar adeta 'deniz gibi akmış'.
CHP Grup Başkanvekili Atilla Tekcan da Zafer Bayramı'nda Büyükşehir Belediyesi'nin Dondurma Şenliği düzenlemesini eleştirdi.
Hatta dondurmalar ücretsiz olmalıydı diye sitem de etti.
Başkan Demir 'o gün bir sürü etkinlik yaptık. Dondurma Şenliği'nin 30 Ağustos ruhuna aykırılığı nereden geliyor?' gibi garip bir açıklama yaptı.
Dondurma ile 30 Ağustos Zafer Bayramı ilişkisini 'nasıl kurdu' halen anlamadım'.
Ama bana göre en önemli CHP'li Tekcan'ın bir sözü, güne damgasını vurdu.
Tekcan, Kurtuluş Yolu çalışmalarının 6,5 yılda tamamlanamadığına işaret ederek, "Atatürk, 3 yıl 4 ayda kurtuluş mücadelesini verdi, ülkeyi kurtardı. Biz bir yolumuzu tamamlayamadık "dedi.
Bu söze ve tespite şapka çıkarılır gerçekten.
Dikkat ediyor musunuz, meclis sorunlar denizine döndü.
Çözüm üretemiyor Büyükşehir.
Şehrin neresini tutsan elinde kalıyor.
Aziz Atik Okulu yolunu yaptık diyorlar, paylaşım yapıyorlar ama aynı akşam yağan yağmur mıcırları almış gitmiş.
Hele hele akıllı trafik uygulamasıyla kentin 1,5 yılda yüzde 52'sinin sorununun çözüleceğini açıklaması tam bir 'hayal kırıklığı'.
Minibüs terminali ile şehrin trafiğine getireceği yükün bile farkında değiller.
Yüzde 48 demek ki felç olmaya devam edecek.
Sanki şimdi kentin yüzde yüzü sorunlu gibi bir açıklama olmuş.
Benim anladığım;
O, bu, akıllı, yıkım, terminal, sahil erozyonu derken;
2,5 yıl geçip gidecek.
Hadi hayırlısı.
Ne kadar az zayiatla kurtarırsak o kadar iyidir?.
Görünen o.

İŞTE AZİZ ATİK OKULU YOLU
Büyükşehir'in yaptık dediği Aziz Atik Okulu'nun yolu bir gün içinde bu hale geldi.
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)