Toplum olarak empati kurmanın ne kadar önemli olduğunu her fırsatta dile getiririz. Ancak empati yeteneği, yalnızca sözlerle ifade edilen bir değer olmaktan çıkarak, somut adımlarla desteklendiğinde gerçek anlamını bulur. Bu bağlamda, engellilerle ilgili alınacak kararlarda empati ve katılımın ne kadar elzem olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum.
Her bireyin farklı yetenekleri ve kısıtlamaları olabilir. Bu durum, toplumun çeşitliliğini ve zenginliğini yansıtır. Ancak, engellilerle ilgili kararların alındığı birçok platformda, engelli bireylerin bizzat kendilerinin veya onların temsilcilerinin yer almadığını gözlemlemek üzücü bir gerçek. Bu, sorunların çözümünde ve ihtiyaçların belirlenmesinde ciddi eksikliklere yol açar.
Öncelikle, engellilerin karşılaştığı sorunları en iyi kendilerinin bildiğini unutmamak gerekir. Günlük yaşamlarında karşılaştıkları engeller, onların toplumdaki yerini ve haklarını nasıl etkilediği konusunda en doğru bilgiye sahip olanlar onlardır. Bu nedenle, engellilerle ilgili politikaların belirlenmesinde onların deneyimlerinden ve görüşlerinden faydalanmak zorunludur.
Engelli bireylerin olmadığı bir karar alma süreci, eksik ve yetersiz kalacaktır. Çünkü bu tür süreçlerde genellikle iyi niyetli ama konuya vakıf olmayan kişiler tarafından yapılan tahminler ve varsayımlar üzerine kararlar alınır. Oysa engelli bireylerin bizzat katılımı, gerçek sorunların tespit edilmesi ve etkili çözümler geliştirilmesi açısından hayati öneme sahiptir.
Engelli bireylerin karar alma süreçlerine dahil edilmesi, aynı zamanda toplumsal bütünleşmeyi ve eşitliği teşvik eder. Onların görüş ve önerilerine değer verilmesi, toplumda kendilerine duyulan saygıyı artırır ve daha kapsayıcı bir sosyal yapı oluşmasına katkı sağlar. Bu, sadece engelliler için değil, toplumun tüm kesimleri için daha yaşanabilir bir dünya anlamına gelir.
Elbette ki, bu sürecin işler hale gelmesi için bazı adımlar atılmalıdır. Engelli bireylerin katılımını sağlamak için öncelikle fiziksel ve dijital erişilebilirlik olanaklarının geliştirilmesi gerekmektedir. Toplantı ve etkinlik alanlarının engelli bireyler için uygun hale getirilmesi, iletişim araçlarının herkesin kullanımına açık olması gibi önlemler alınmalıdır.
"Engellinin olmadığı yerde engellilerle ilgili karar alınmaz" sözü, sadece bir slogan değil, toplumun her kesimi için bir prensip olmalıdır. Engelli bireylerin yaşamlarını kolaylaştırmak ve hak ettikleri yaşam standartlarına ulaşmalarını sağlamak, onların karar alma süreçlerinde aktif olarak yer almalarıyla mümkün olacaktır.