Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın il başkanları ile bir araya geldiği toplantıdaki mesajlarına dikkat ettiniz mi?..
Bence herkes ders çıkarmalı.
Bu sadece siyasiler için değil, yerel yöneticiler olan siyasi bürokratları kapsıyor bana göre.
Bir tespit var konuşmasında.
Bir şeyler üzerine böyle konuşuyor.
En son siyasi anlamda böyle konuştuğunda 'metal yorgunluğu'nu dile getirmiş ve çok fatura kesilmişti.
Ardı ardına belediye başkanları istifa etti.
Çünkü onları bir daha aday göstermeyecekti ve seçime kadar kalan süre içinde de 'halkla ilişkisine son vermeyi düşünüyordu'.
Samsun'da da Bafra Belediye Başkanı Zihni Şahin bu kapsamda oturdu 'Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna.
11 ay görev yaptı, sonra Büyükşehir'e aday yapılmadı, Atakum'a aday gösterildi.
Bu süreçte İl başkanları da görevden alındı..
Yine Samsun'da bu kapsamdaydı.
Peki Erdoğan şimdi ne söylüyor..
Neden teşkilatlara 'uyarılarda bulunuyor'..
Neden gerek duydu.
Bakın tek tek bakalım..
*Milletle arasına duvar ören, kendini ulaşılamaz bir yere konumlandırmış, hele hele insanları küçümseyen bir AK Parti yöneticisi varsa, bulunduğu yerde haksız işgalci demektir.
Cümleye bakar mısınız?..
İşgalcidir diyor.
Yerden göğe kadar da haklı.
Vatandaşın lehine işler yapmayanın ne işi var kamu görevinde.
İşsizlikten inim inim inleyen vatandaşa hayatı daha da zorlaştırmak, ne kadar doğru.
Belediye borçları, vatandaşa fatura olarak çıkarılabilir mi?..
Nerede sosyal belediyecilik.
Sonra Erdoğan bakın neler söylüyor;
*AK Parti’nin hiç bir il başkanı, ilçe başkanı, yöneticisi, belediye başkanı, milletvekili, hiçbir temsilcisi milletten kopuk olamaz, kopuk yaşayamaz.
Samsun'a bir kez daha dönelim, bakalım.
Örneğin Büyükşehir Belediyesi su zammını bir grup emekli yargıya taşıdığı halde geri adım attı mı?..
TÜFE zammı ile su zammı inanılmaz rakamlara ulaştı, 'vatandaşın buna rızası var mı?..
Seçimden önce indirim, seçim sonrası zam ne kadar doğru..
Belediye sosyal tesislerinde yüzde 25 zammın sosyal belediyecilikle ne ilgili olabilir.
Kaldı ki Erdoğan bakın AK Parti'nin doğuşuna vurgusu nasıl?..
*Milletimizin özlemlerinden ve taleplerinden doğan AK Parti’nin sadece millete yaslanan bir parti olduğunu söylüyoruz. AK Parti’nin mayasını milletin attığını, hamurunu milletin yoğurduğunu, kumaşını milletin dokuduğunu söylüyoruz.
Peki şimdi Samsun'da belediye başkanları milletle omuz omuza yürüyor mu ?..
Verdiği vaatleri yerine getiriyor mu?.
Mesela hangi belediyenin memnuniyet anketi 'seçimde aldığı oy oranının üzerine çıkabilmiş'..
Bazı ilçe belediyelerinin kendine has memnuniyetinin dışında tek bir tane AK Partili belediye var mı?..
Cumhurbaşkanı Erdoğan teşkilatlara uyarısında AK Parti'nin nasıl 19 yıldır ayakta kaldığını da hatırlatıyor.
*Sırtını millet dışında herhangi bir güce, beşeri planda söylüyorum, güce, odağa, yapıya dayayanlar siyaset sahnesinden yok olup gittiği halde AK Parti’nin 19 yıldır dimdik ayakta kalmasının sırrı budur.
Ve bence bu son söz çok daha önemli.
Hatta ders niteliğinde.
*Nereden geldiğimizi, nerede durduğumuzu ve nereye gittiğimizi iyi bilmek zorundayız."
Evet nereden gelindiği de unutulmuş gibi, nereye gidildiği de meçhul.
Ve belki de Erdoğan bunu gördüğü için böylesine uyarılar yapıyor, diye düşünüyorum.
Milletle birlikte kaç belediye başkanı sayabilirsiniz.
Anketlere bakın diyorum, kimsenin umurunda değil.
Memnuniyet ne oranda.
Vatandaş AK Parti yöneticilerini tanımıyor ki; kanaat önderi olsunlar.
Başkan Demir'in danışmanını yönetime aldılar mesela.
Nerede kanaat önderidir kendisi.
Kaldı ki danışmanlıkta da bir yılı aşkın süre kaldı ve ayrıldı.
Erdoğan uyarmadan önce 'kaç kez yazdım Samsun'un durumunu."
Hizmet adı altında yapılan icraatlarda 'vatandaşla mahkemelik olmak' nedir, ne anlama geliyor?..
Erdoğan'ın bahsettiği hizmet anlayışıyla örtüşüyor mu?.
"Teşkilatlarımızda ‘sen ben’ olayını bir kenara koyalım. Kanaat önderi olan arkadaşlarımızı özellikle tercih ederek il teşkilatlarımızı oluşturalım". diyen Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan değil mi?..
AK Parti'nin yeni oluşturduğu yönetimde kaç isim var Samsun'da gerçek anlamda kanaat önderi olan.
Ben Samsun'da bir gazetenin yönetici olarak isimlere baktım, yüzde 80'nini tanımıyorum bile.
Eskiden öyle miydi?..
Çoğunu tanır, hatta yürütme kurulunda olanları isim isim sayabilirdim.
Kime göre, neye göre bir yönetim oluştu.
Ha diyeceksiniz ki; yeni yüzler oluşturduk..
Ala.. Umarım önümüzdeki günlerde çok etkili çalışmalara imza atarlar.
Ama kongrede yaşanan katılım azlığı 'kanaat önderliği noktasında', katılımın sağlanamadığı gerçeğini de hesaba katmak gerekir..
Bundan sonrası için Eyvallah..
Umarım başarılı olurlar.
Ancak Erdoğan’a kriterleri ortaya koymuş.
Ne kadar uyuyorlar bilemiyorum.
Bakın o konuda da şöyle diyor.
"Burada bir davanın erleriysek, davanın erleri olarak olaya yaklaşalım. Bakışımız da böyle olsun. Gönül sofrasını böyle kuralım" dediği halde, Samsun'da siyasilerde ne kadar bütünlük görebiliyorsunuz. Gerek başkan arkadaşlarımızı, gerek il yönetiminde görev alacak arkadaşlarımızı bu hassasiyet içinde, hesabi değil hasbi olarak seçecek ve il teşkilatlarımızı böyle oluşturacağız."
İşte Erdoğan'ın il yönetiminin ne şekilde oluşturulacağıyla ilgili sözleri;Yüzde 30 hanım kardeşlerimizden yönetimlere almanız, yüzde 30 genç kardeşlerimizden yönetimlere almanız, bunun dışında da ana kademeden seçmeniz isabetli olacaktır. Dinamik, sevilen, sayılan, vaktini bu işe ayıracak kadroları oluşturarak yolumuza devam edelim.”
Şimdi herkes şapkasını ortaya koysun.
Baksın şablona uyuyor mu?.
Uyuyorsa, sorun yok.
Uymuyorsa, 'Bu uyarılar boşuna değil'..
Düzeltmek için de çok zamanı yok.
Çünkü 2021 seçimin ayak seslerinin çok net geldiği bir süreç olacak.
Bu muhakkak..
Erdoğan'ın dediği gibi 'işgalciler varsa', gider.
Erdoğan gibi bir siyasetçi 'o profildeki siyasetçilerle seçime gitmez'..
Şahsi fikrimdir ama aslında anlattığı ve uyarısı da bu.
Bir şeyler görmese, bilmese 'neden böyle bir konuya girsin ki.'
Çok başarılıyız, yurdun her köşesindeki AK Partili yöneticim, vekilim, belediye başkanım işini yapıyor' der geçer..
Hatta Van'da olduğu gibi yönetimine teşekkür eder, geçer..
Yoksa 'teşekkür yok'..
Olsa olsa 'son uyarı çıkar'..

Cumhurbaşkanı Erdoğan 'sert bir dille' teşkilatları uyardı