Samsun'un yağış nedeniyle sorunu bitmez bunu biliyoruz.
Çünkü yıllardır, altyapı sorunları çözülemedi.
Seller gördük, ölümlü su taşkınları gördük.
Araçlar mahsur kaldı, sular altında kaldığı için pert oldu onları da biliyoruz.
Bu konuda ben de mağdurlar arasındaydım. Atakum'da aracım bir su taşkınında su içinde kalmış ve 'Allah'tan kasko yaptırmıştım da', paramın bir kısmını kurtarmıştım.
Yani yağmur yağarsa, biraz da şiddeti varsa, sorun büyük bu kentte.
Sorun aynı sorun. Alt yapı tamamlanamıyor. Vatandaşa 'su faturaları ile bindirme (yüzde 25 zam) yapılmasına rağmen, SASKİ bu işi bir türlü çözemiyor.
Ama eskiden 'durum daha farklıydı'..
En azından yetkililer 'çizmelerini giyer, sokağa çıkar, vatandaşın tepkisini dindirmek için, derdini dinlerdi.
Onların yaşadığı sorunlara ortak olurdu.
Yusuf Ziya Yılmaz'ın Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde 'bu kadar soruna rağmen, hizmet bekleyen vatandaş, SASKİ Genel Müdürü olan Kamil Demircioğlu'nu çok kez görmüştüm, su taşkını olan yerlerde.
Ya şimdi..
O kadar sorun yaşanmasına ve kentin yolları göle dönmüş vaziyette olmasına rağmen, tıkalı menfezleri vatandaş elinde çubukla açarken, kimse yok yanında.
SASKİ ekipleri, Büyükşehir İtfaiyesi çalışanları sahada ama üst yetkililer ortalıkta yok.
Bırakın ayaklarına çizmeleri geçirip; vatandaşın derdine ortak olmayı, bir tek açıklama bile yok.
Meteoroloji olmasa, metrekareye ne kadar yağmur yağdı bilemeyeceğiz.
Sel uyarılarını da öğrenemeyeceğiz.
Hatta bırakın onu, belediye yetkililerinin yapması gereken uyarıyı bile Samsun Valisi Osman Kaymak yaptı..
Samsun Valisi Osman Kaymak, karbon monoksit zehirlenmelerine karşı uyarılarda bulundu: "Bilgisizlik, yanlış kullanım ve ihmal yüzünden soba, şofben, kombi zehirlenmeleri her yıl kış aylarında can yakıyor. Mutlaka bakımları yaptırın".
Görebiliyor musunuz, sorunumuz ne kadar büyük.
Normalde bu açıklamayı kimler yapmalı.
Belediyelerin yetkilileri. Hatta İtfaiye Daire başkanı.
Ama Büyükşehir yetkilileri Genel Sekreter İlhan Bayram dahil, adeta ortada yoklar.
Sanki o makamlarda onlar oturmuyor.
Bütün gün 'ne işle uğraşıyorlar' açık söyleyeyim çok da anlamadım.
Saha çalışması olmazsa, vatandaşa gerekli uyarıları yapmazlarsa, 'ne kadar etkili hizmet yapılabilir ki'.
Yani Samsun öylesine bir dönem yaşıyor ki; beyfendiler ilginçtir sanki makamlarından dışarı çıkmıyor.
Vatandaşı sahadan bilgilendirmediği gibi, makamdan da 'zahmet edip, açıklama yapmıyor', sorunların akıbetiyle ilgili bilgilendirmiyor.
Genel Sekreter Bayram Kocaeli'de öyle miydi bilmiyorum.
SASKİ Genel Müdürü Yıldız, 'İstanbul'da Daire Başkanlığı'nı oturduğu yerden yaptıysa; vay İstanbul'un haline.
Ama sanmıyorum.
Bu Samsun'a özgü bir şey.
Ve ilk kez Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir döneminde yaşanıyor.
Genel Sekreter, SASKİ Genel Müdürü ya da SAMULAŞ Genel Müdürü başka illerden getirilince mi böyle oldu, bilemem.
Ama bildiğim bir şey var.
Vatandaş çileyi çekerken, evini su basarken, ortalıkta 'tek üst yetkili yok'.
Çizmeleri giyin beyler.
Vatandaşın çektiği çileyi yerinde görün.
Böyle gönül belediyeciliği olmaz.
Benden hatırlatması.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, vatandaşın evine çay davetine katıldığı bir siyaset anlayışında, "Sizin bu davranışınız gerçekten sırıtıyor'..
Cumhur 'sizi bekliyor'.
Halkla yüzleşmeden 'çözüm üretmek zor'..
Büyükşehir eski Genel Sekreteri Rahmetli Kenan Şara'nın günlerce 'selin vurduğu Ağabali Caddesi'nde sandalyede oturup alt yapı çalışmalarını izlediği dönemi hatırlayınca', 'hizmet anlayışında nerelerden, nerelere geldik' demeden geçemiyorum.
Ne günlere kaldık...


Eski Başkan Yılmaz ayağında çizmelerle, su başkanlarından zarar görünce SASKİ eski Genel Müdürü Demircioğlu ile birlikte, vatandaşın derdini dinlerdi.



Genel Sekreter Bayram ve SASKİ Genel Müdürü Yıldız'dan 'su taşkınlarına rağmen' 3 gündür açıklama gelmedi. Sahada da görülmediler. Ankara’da olan Başkan Demir de açıklama yapmadı.

Eski Genel Sekreter Şara, 'Ağabali alt yapısı tamamlanana kadar haftalarca, çalışmaları izledi..