İstanbul’un Galata semtinde bulunan Galata Kulesi’ni duymayanınız yoktur. Çünkü bu kule şehrin en önemli simgelerinden biridir. Bizans İmparatoru Anastasius tarafından Fener Kulesi olarak 528 yılında inşa edilen Galata Kulesi dünyanın en eski kulelerinden biri olarak kabul edilmektedir. IV. Haçlı Seferleri sırasında oldukça hasar gören kule, 1348 yılında Cenevizliler tarafından yeniden restore edilmiştir. Bu restorasyon esnasında Cenevizliler yığma taşlar kullanarak kuleyi Galata surlarına ‘İsa Kulesi’ adıyla ek yapmışlardır. O yıllarda kule şehrin en yüksek yapısı durumundadır. 1446 yılından sonra Türkler ’in eline geçen Galata Kulesi her yüzyılda yenilenmiş ve tamir edilmiştir.16. Yüzyılda ise Sultan III. Murat’ın emriyle kuleye bir rasathane (gözlem evi) kurulmuş fakat kısa bir süre sonra kapatılmıştır.
Galata Kulesi’nin ününün bu kadar yayılmasının sebeplerinden biri de 17. Yüzyılın ilk yarısında Sultan IV. Murat döneminde Hazerfen Ahmet Çelebi’nin bu kuleden yaptığı uçuştur.Bu konuda kendisine yüzyıllar önce aynı fikri gerçekleştirmek isteyen İmam Cevheri adlı Türk bilginini örnek almaktadır. Uçma girişimini Galata Kulesi’nden önce Okmeydanı’nda denemiştir. Uzun uğraşların sonunda, 1638 yılında, tahtadan yaptırdığı kartal kanatlarını sırtına takan Hazerfen Ahmet Çelebi Galata Kulesi’nden Üsküdar’a kadar uçmayı başarmıştır. Kendisini İstanbul halkından birçok insan merakla ve korkuyla izlemiştir. Bu uçuş, gerçekleştiği dönemde Avrupa’da büyük ilgi uyandırmıştır. Günümüzde bile Dünya’nın birçok yerinde Hazerfen Ahmet Çelebi’nin gerçekleştirdiği bu uçuşla ilgili yazılı ve görsel bilgiler bulunmaktadır ve Evliya Çelebi’nin Seyahatname ’sinde de kendinden söz ettirmiştir.
1717 yılından başlayarak Galata Kulesi İstanbul’un bitmek bilmeyen yangınlarına karşı Yangın Gözetleme Kulesi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Fakat III. Selim döneminde çıkan bir yangında kulenin büyük bir bölümü hasar görmüştür. Kule onarılmıştır ama 1831 yılında çıkan bir yangında tekrar hasar görmüştür.Son olarak 1965 yılından başlanarak, kulenin günümüzdeki görünümüne kavuştuğu onarım çalışmaları ise 1967 yılında tamamlanmıştır.Bu tarihten itibaren yerli ve yabancı ziyaretçilerin en çok tercih ettiği noktalardan biri olan Galata Kulesi çevresinde birçok alışveriş ve yeme-içme mekânı açılmıştır. 2013 yılında ise UNESCO kuleyi Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dâhil etmiştir.
Galata Kulesi’yle ilgili anlatılan en güzel efsane ise; Kız Kulesi’ne olan aşkıdır. Bu efsaneye göre Galata Kulesi ve Kız Kulesi birbirlerine âşıktır. Ama aralarındaki boğaz nedeniyle de kavuşmaları imkânsızdır. İşte Hazerfen Ahmet Çelebi de tam burada hikâyeyedâhil olur. Galata Kulesi’nden Üsküdar’a uçarken, Galata Kulesinin yıllardır birikmiş olduğu mektupları Kız Kulesine ulaştırır Hazerfen. Mektupları alan ve aşkının karşılıksız olmadığını anlayan Kız Kulesi daha bir güzelleşir. Bunu gören Galata Kulesi,Kız Kulesi’nin de ona âşık olduğunu anlar ve iki kule efsaneye göre birbirlerine duydukları bu aşk sayesinde yıllara meydan okurlar.
Hepimizin bildiği diğer bir efsane ise Romalılar dönemine ait ve en eski efsanelerden biridir. O dönemde Romalıların inanışına göre bir kadın ve bir erkek ilk kez Galata Kulesi’ne birlikte çıkarlarsa mutlaka birbirleriyle evlenirler. Kadın ya da erkekten biri daha önce kuleye çıktı ise evlenmeleri mümkün olmuyormuş.
Kaynak: https://turistrail.com/galata-kulesine-nasil-gidilir-giris-ve-yemek-fiyatlari-efsanesi/
Kulenin yüksekliği 69,90 metre, duvarlarının kalınlığı 3,75 metre, iç çapı 8,95 metre, dış çapı 16,45 metredir. Ağırlığının ise yaklaşık 10 bin ton olduğu düşünülmektedir. Bu ölçüleriyle kule oldukça heybetli bir görünüme sahiptir. Galata Kulesi’nde neler mi yapabilirsiniz? Öncelikle kulenin en uç noktasından İstanbul Boğazı ve Haliç’in eşsiz manzarasını panoramik bir biçimde izleyebilirsiniz. Bu kısımdaSeyir Terası’ na çıktığınızda tek yön tabelalarını takip etmeyi unutmayın. Özellikle ziyaret yoğunluğunun fazla olduğu dönemlerde bu konuya özen göstermenizde fayda var.Kulede tarih bilgilerinizi tazeleyebilir ve yanlarına belki de yenilerini ekleyebilirsiniz. Bunların yanı sıra sevdiklerinizle huzurlu, şık ve lezzetli bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. Yapının restoran bölümü 9. Katta bulunuyor. Burada tercihinize göre Osmanlı ya da Türk mutfağından tatları deneyebilirsiniz. Peki, bunları ne zaman yapmalıyız derseniz, Galata Kulesi’nin her mevsimi ayrı bir güzeldir. Dikkat etmeniz gereken nokta, yılın özellikle belirli zamanlarında yabancı turistlerin ziyaretinin artması nedeniyle yaşanan yoğunlukta restoran bölümünde yer bulamamaktır. Böyle bir sorunla karşılaşmamak için yapmanız gerekense sadece gitmeden önce rezervasyon yaptırmak. Bölgeye toplu taşımayla ulaşım birçok farklı güzergâhtan kolaylıkla yapılabilmektedir. Kendi aracınızla gitmeyi tercih ederseniz kulenin etrafında çok sayıda otopark olduğu için park konusunda sıkıntı yaşanmayacaktır. Yürüyerek ulaşmak istersenizde, Refik Saydam Caddesi üzerinde yer alan İstanbul Kültür Sanat Vakfı binasının yanındaki yoldan girerek, ortalama 300 metre yürüyeceksiniz. Bu kısa yürüyüşün ardından Kule’ ye ulaşmış olacaksınız. Yürümesi oldukça keyifli olan bu yolda hoş fotoğraf kareleri yakalamanız da mümkün. Galata Kulesine giriş ücreti 7,5 TL’dir ve maalesef Müzekart uygulaması geçerli değildir. Kuleyi haftanın her günü 09.00 – 19.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz. Akşam yemeği yiyebileceğiniz restoran ise saat 20.00’de misafirlerine hizmet vermeye başlıyor.