ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı askeri operasyonlar dokuzuncu gününe girerken, Washington koridorlarından sızan gizli bir istihbarat raporu dünya gündemine bomba gibi düştü. ABD Ulusal İstihbarat Konseyi tarafından hazırlanan ve The Washington Post tarafından detaylandırılan rapor, Başkan Donald Trump'ın "İran rejimini temizleme" ve "haritayı değiştirme" yönündeki iddialı söylemlerinin sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini ortaya koyuyor.
Saldırıların başlamasından yaklaşık bir hafta önce tamamlanan analiz, geniş çaplı bir askeri harekatın bile İran’daki dini ve askeri yönetim yapısını çökertmeye yetmeyeceğini öngörüyor. Raporda, Tahran'daki sistemin dış müdahalelere karşı beklenenden daha dirençli olduğu vurgulanıyor.
SİSTEMDE ÇATLAK YOK: HAMANEY ÖLSE BİLE REJİM SÜRER
İstihbarat raporundaki en dikkat çekici tespitlerden biri, liderlik kademesine yönelik suikastların rejimin bekasını tehdit etmediği yönünde. 28 Şubat'taki ilk hava saldırılarında dini lider Ali Hamaney'in hayatını kaybettiği doğrulanmış olsa da, rapor İran'ın önceden belirlenmiş halefiyet mekanizmalarının devreye girdiğini belirtiyor.
Üst düzey bir Avrupalı yetkilinin rapora dayandırdığı görüşüne göre; "Sistemde en ufak bir çatlak ya da kopuş belirtisi yok. Kontrol tam anlamıyla sürdürülüyor." Ayrıca, yurt dışındaki ve içindeki parçalanmış muhalefet gruplarının, yönetimde oluşabilecek bir boşluğu doldurma kapasitesine sahip olmadığına dikkat çekiliyor.
DÖRT-ALTI HAFTALIK SONUÇ İDDİASI ÇÜRÜDÜ
Trump yönetiminin çatışmaların dört ile altı hafta içinde kesin bir sonuçla (rejim değişikliğiyle) noktalanacağı yönündeki stratejisi, istihbarat kurumları tarafından gerçekçi bulunmadı. 18 farklı istihbarat kurumunun verileriyle hazırlanan rapor, askeri operasyonların İran halkını sokağa döküp yönetimi devirmeye teşvik etmek yerine, ulusal savunma refleksiyle rejimin etrafında kenetleyebileceği uyarısında bulunuyor.
KÜRESEL EKONOMİ VE ENERJİ ARZI ALARMDA
Raporun sızmasıyla birlikte küresel piyasalarda da endişe düzeyi arttı. Uzun süreli bir çatışma ihtimali, Hürmüz Boğazı'ndaki enerji akışını kalıcı olarak tehlikeye atıyor. Sigorta primlerindeki fahiş artışlar ve petrol fiyatlarındaki rekor yükseliş, küresel bir enflasyon dalgasını tetiklerken, yatırımcılar Beyaz Saray'ın bu raporun ardından strateji değişikliğine gidip gitmeyeceğini sorguluyor.
Beyaz Saray yetkilileri, Trump’ın saldırı emrini vermeden önce bu rapor hakkında bilgilendirilip bilgilendirilmediğine dair soruları yanıtsız bırakırken, istihbarat dünyasındaki bu görüş ayrılığı ABD iç siyasetinde de yeni bir tartışma başlattı.
Haber Merkezi