Samsun - Çarşamba Havaalanı'nın kapatılmasının 'kaçınılmaz' olduğunu anlatmak için Samsun'a gelen Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, 'aslında Samsunlulara çok şey söyledi'.
Samsun'a 'sahipsiz' diyenlere 'ders vermek istedi' belki 'farklı yatırımları anlattı ama' Samsun'un yarasına merhem olamadı.
Kısacası 'kapatıyoruz demek' için buralara kadar zahmet etti Sayın Bakan.
Aslında 1 yıl kapatacaktık ama düşündük, üzerinde kafa yorduk' 3 aya indirdik, sözlerini nasıl sarf etti halen inanamıyorum.
Çünkü bir yanında Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, diğer yanında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan var.
Onlar bu söze nasıl tepki göstermediler, "Sayın Bakanım 1 yıl kapatma Samsun için nasıl düşünülebilir, akıllardan geçirilebilir. Bu kent için böyle bir planlama yapılabilir mi' demediler, ya da neden bozulmadılar, anlamadım.
Yani 'siyasilerimiz, valimiz, hatta büyükşehir belediye başkanımız', eğer bu işe kafa yormasaymış, bu kent gözden çıkarılmış mı. Bir yıl hava ulaşımına kapatılacakmıymış.
Ben bu açıklamanın detaylarından çok şey anlamadım.
Samsun havalimanı 1 yıl değil, 3 ay kapatılıyor diye sevinmemizi mi istiyorlar acaba.
Yani iyi ki gece gündüz çalışmışlar ve bu sorunu çözmüşler diyeceğim, demesine de, aklıma başka sorular da gelmiyor değil.
Mesela..
1 yıl yerine 3 ay kapatmak için gece gündüz çalışmak ve düşünmek yerine, 2012'de pistte çöküşün görüldüğünde kafa yorsalardı 'şimdiye ikinci pist tamamlanmış olmaz mıydı?..
Olurdu. O zaman ne kafa yormaya gerek kalacaktı, ne de havalimanının 3 ay kapanmasına gerek olacaktı. Kapanmadan büyüyen bir havaalanı ve büyümeye endeksli bir Samsun konuşuyor olacaktık şu an.
"Normal Devlet Hava Meydanlarının yaptığı projeksiyon çerçevesinde yaparsak bizim Samsun havalimanını 1 yıl kapatmamız gerekiyor. Ancak 1 yıl kapatmak ne bizim istediğimiz bir şeydir ne Samsunlunun istediği bir şeydir" diyen Bakan Aslan, anlaşılıyor ki; Samsun'u Ankara'dan kapatılacak bir havaalanı olarak görmüş.
Önceden tedbir alınmasıyla ilgili bir çalışma yapılmamış.
4 yıl izlenmiş çökme 19 santime gelince de 'tadilat zorunlu olmuş''.
Yani kafa yormak filan sonraki iş. Öncesinde çökmenin sadece takibi yapılmış. 'Şimdi ikinci pist yapmazsak, ileride kapatmak zorunda kalırız' diye de düşünen bir tek kişi bile çıkmamış.
Bu kentin geleceğini inşa ettiklerini söyleyenler, "dün bu açıklamaları bizler gibi Bakan Arslan'dan dinlediler'.
Sonuçta 'Hasta olan havalimanımız, koma haline girmek üzeredir ve Mart itibariyle yoğun bakıma alınacaktır'.
Teşhisi 4 yıl önce konulmuş 'çöken pistin' tedavisi 3 ay sürecektir. Tedavide geç kalındığı için de hastalığı ilerlediğinden 'ameliyat kaçınılmaz hale gelmiştir'.
Olay kısacası budur. Emeği geçenlere 'teşekkür mü edelim', yoksa 'doktor bey niye tedaviye geç kaldın mı' diyelim buna Samsunlu 1 Mart'tan itibaren 'komşu illere yolculuk yaparken' karar verecektir.
Ama bir şey var ki, bu geciken tedavinin de, zorunlu ameliyatın da sorumluları vardır.
Bu arada Samsun Baro Başkanı Kerami Gürbüz son dakika açıklaması yaptı.
Umut verici. Havaalanının kapatılmaması için yargı yolunu gösterdi.
Gürbüz yaptığı yazılı açıklamada, Samsun Çarşamba Havalimanı’nın onarımı için 01 Mart-31 Mayıs tarihleri arasında yani 3 ay süre ile uçuşa kapanacağını öğrendiklerini ve bunun ihale şartnamesi gereği mümkün olmadığını söyledi.
Yani 'Samsun örnek bir mücadele kentidir'.
Yargı ne der bir bakmak lazım.
Biraz daha kafa kafa verip düşünülürse, 'ne çıkar görmek lazım'.
Kapatmak en kolay yol. Bakan Arslan'da zaten dün onu yaptı. Kapatıyoruz demek için Samsun'a kadar zahmet etti.
1 yıl kapatacaktık, sözünü asla kabul etmemekle ve bu kente yakıştırmamakla beraber, 'İhale şartnamesine göre yargı yolu da denensin derim.
Sayın Kerami Gürbüz, bu açıklamanın ardından 'Baro olarak' bu işin peşini bırakmamalıdır.
Herkeste destek vermelidir.
Daha hiçbir şey bitmedi.
Çaresiz kaldıysak, bu kente sahip çıkanlar olacaktır, olmalıdır.
En azından Samsunlular, STK'lar bu çabayı gösterebilir.
Yani çare sizsiniz..