Samsunspor eski başkanlarından Mehmet Bank, diyor ki, Samsunspor yönetimlerinden geçmişe yönelik hesap sorulsun..
Yani kendisini de koyuyor ortaya..
Belli ki bildiği bir şeyler var.
Bellik ki kendi dönemiyle ilgili sorun yok..
Belli ki, kendinden önce sonrasında 'hesap sorulması' gereken işleri biliyor..
Zaten 'gerekirse, hesap sorulmazsa, Cumhuriyet Savcılığı'na dilekçe veririm, soruşturma yapılmasını isterim diyor.
Samsunspor'un eski başkanlarından Kazım Yılmaz, kulüpten en çok alacağı bulunan bir isim..
Ve O Yılmaz da diyor ki; 'Ben hesap sorulması şartıyla parasal destekte bulunuyorum'..
Yani Yılmaz da kendi dönemini ortaya koyuyor.
Belli ki, onun da bildiği bazı işler var.
Belli ki kendi dönemindeki sıkıntılardan, aklanarak çıkmak istiyor.
Belli ki, kendinden önce ya da sonraki yönetimlerdeki 'usulsüzlüklerle ilgili' ortaya çıkmasını istediği şeyler var.
Peki kim ses çıkarmıyor.
Kimler geçmişe dokunulmasını istemiyor.
Kimler 'Dost bir kayyum ekibi istiyor'.
Önemli olan burası aslında.
Korkusu, çekincesi olmayanlar 'Hesap sorulsun' derken..
Taraftarlar transfer tahtası açılamayan Samsunspor'u kim bu duruma düşürdüyse hesap vermelerini isterken;
Kimler 'aman geçmişi karıştırmayın' diye köşe bucak toplantıları yapıyor.
İşte bütün mesele bu aslında.
Samsunspor kayyuma gittiyse, geçmişin hesabıda masaya yatırılsın..
Sorumlu olanlar hesabını versin..
Yoksa yaşanan bu sonuç tüm yönetimlerin üzerine yapışmış bir günah olarak kalacaktır..
Bu günaha ne Samsun Valisi Osman Kaymak, ne de atanacak Kayyum da alet edilmemelidir..
Sonuçta bir kentin markası göz göre göre uçuruma gönderilmek istendi.
Vali Kaymak sahip çıkmasaydı, şimdi 'neredeydik herkes biliyor'.
Sözün bittiği yerde Samsunspor için yapılacak en iyi şeylerden biri, Kayyum yönetiminde ligde kalmayı başarmak, ama geçmişin sorgusunu da yapmaktır..
Kim 'eski defterler açılmasın istiyorsa' sıkıntı da oradadır..
Kimse alet olmamalı..