İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi; sokak çetelerinden uyuşturucu ile mücadeleye, başıboş köpek sorunundan çakarlı araç istismarına kadar Türkiye gündemini meşgul eden kritik başlıklar hakkında ezber bozan açıklamalarda bulundu. Al Jazeera editörlerinin ve gazeteci Kemal Öztürk’ün sorularını yanıtlayan Bakan Çiftçi, özellikle son dönemde kamuoyunda endişe yaratan "suça sürüklenen çocuklar" ve "yeni nesil dijital çeteler" konusuna parmak basarak, bakanlık olarak "7 Basamaklı Okul Güvenliği Kalkanı" modelini hayata geçirdiklerini müjdeledi.
"SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK BİR KELİME TERCİHİ DEĞİL DEVLET ANLAYIŞIDIR"
Gelişen dünya düzeniyle birlikte suçun ve tehditlerin de biçim değiştirdiğini, bu nedenle devletin güvenlik anlayışının yenilenmesi gerektiğini belirten İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, çocukları merkeze alan yeni nesil bir iç güvenlik paradigmasına geçiş yaptıklarını duyurdu. Sadece suç işlendikten sonra polisiye tedbirlerle müdahale etme döneminin geride kaldığını ifade eden Bakan Çiftçi, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Asıl mesele riski önceden görmek, toplumsal kırılmaları erkenden fark etmek ve evlatlarımızı suça sürüklenmeden koruyabilmektir. Çünkü hiçbir çocuk bir sabah ansızın suçun içine düşmez. Her suç hikâyesinin arkasında aileden okula, dijital dünyadan akran çevresine uzanan uzun bir kırılma zinciri vardır. Hukukumuzda yer alan 'suça sürüklenen çocuk' kavramı, çocuğa yalnızca suçun faili olarak bakmaz. Onu aynı zamanda korunması gereken bir fert, toplumun ihmal ettiği bir emanet olarak görür. Bu durum bir kelime tercihi olmaktan öte, köklü bir devlet anlayışıdır. Çocuk suçluluğunu sadece asayiş meselesi olarak görürseniz elinizde ceza kalır; koruma meselesi olarak ele alırsanız aileyi, okulu, rehberliği ve sosyal hizmetleri aynı masada buluşturursunuz. Bizim yönümüz ikinci yoldur."

OKULLARDA YENİ DÖNEM: "7 BASAMAKLI OKUL GÜVENLİĞİ KALKANI"
Okulları birer askeri garnizon gibi görmediklerini, hedeflerinin çocukların huzur içinde büyüyeceği sağlıklı bir eğitim iklimi oluşturmak olduğunu belirten Bakan Çiftçi, bu doğrultuda geliştirilen yeni modeli detaylandırdı. Bakan Çiftçi, "Okul güvenliğini sadece kapıdaki kamera, nöbetçi veya devriyeyle sağlayamazsınız. Bu çerçevede '7 Basamaklı Okul Güvenliği Kalkanı' anlayışını resmen devreye sokuyoruz. Bu model; risk ve tehdit analizi, fiziki güvenlik, davranışsal erken uyarı, psikososyal destek, rehberlik-güvenlik koordinasyonu, kurumlar arası iş birliği ve kriz farkındalığı eğitimi ana başlıklarından oluşuyor. Yani evlatlarımızın etrafına sadece fiziki değil; psikolojik, dijital ve toplumsal bir koruma kalkanı kuruyoruz" dedi.
"ÇOCUĞUNU İNTERNETTE BAŞIBOŞ BIRAKMAK, SOKAKTA BIRAKMAKTAN TEHLİKELİ"
Milli Eğitim Bakanlığı, aileler, kolluk kuvvetleri ve okul yönetimleriyle tam bir koordinasyon içinde çalıştıklarının altını çizen Bakan Çiftçi, tehdit dili kullanan veya dışlanma sinyali veren çocukların erkenden fark edilmesinin hayati olduğunu söyledi. Konuşmasında anne ve babalara da çok sert bir dijital dünya uyarısında bulunan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sözlerini şöyle tamamladı:
"Burada en büyük görevlerden biri de şüphesiz ailelerimize düşüyor. Dışarıya yalnız göndermeye çekindikleri çocuklarını, dijital dünyada yapayalnız bırakmasınlar. Bugün bir çocuğu sanal âlemde denetimsiz ve başıboş bırakmak, bazen onu karanlık bir sokakta yalnız bırakmaktan çok daha büyük tehlikeler ve tuzaklar doğurabiliyor. Güvenli okul kadar güvenli aile iklimi de temel şarttır. Biz bu nesli suç örgütlerine, uyuşturucu baronlarına ve dijital çetelerin ağına kaybetmeyeceğiz. Bu ülkenin çocukları emeğin, bilimin, vicdanın ve güçlü yarınların ikliminde büyüyecek."
Doğukan Sırgancı