Samsun'da bir kurum var ki, artık iyice suyu çıktı.
Vatandaş hizmet beklerken öyle ilginç şeylerle meşgul ki; inanın bizlerin de enerjisini düşürüyor.
Kurum içi atamalarından, liyakatsizlikten, iş bilmeyen ekiplerine kadar.
Hatta zaman zaman vatandaşı suçluymuş gibi açıklamalar yapan, kendi beceriksizliğini vatandaşa yükleyen bu kurum, gerçekten bu kentin son 2,5 yılını heba etti.
Neresinden tutsan elinde kalıyor diye bir söz var ya, aynen o şekilde 'adeta gününü dolduruyor'.
İsmini bilerek yazmıyorum ama dikkatli okuyan, takipçimiz olan okuyucularımız anlıyordur nereden bahsettiğimizi.
Anlamasa bile ‘neresidir diye araştırmasına ve beyin fırtınası yapmasına’ vesile olacaktır diye düşünüyorum.
Aslında o bahsi geçen kurumun kendilerine de ayna tutuyorum.
Çünkü en önce onlar anlayacaktır.
Belki, şapkalarını önlerine koyarlar diye umut ediyorum.
Belki de kraldan fazla kralcılar olduğunun farkında bile olmayabilirler.
Belki de yetkileri kötüye kullananları fark edeceklerdir.
Ve işte o kurumdan şimdi de bir ihbar mektubu geldi.
Şu ana kadar 10 etmiştir yapılan ihbarlar.
Ama bu ihbar mektubunda çok önemli detaylar var.
Bir yandan orada yazılan iddiaları araştırmaya koyuldum, bir yandan da, belki de kendilerine çeki düzen verirler diye, bazı 'önemli satır başlarını' aktarmayı tercih ettim.
Sonrasında açık açık paylaşacağım sizlerle.
Öncelikle, 'çalışanların fişlenmesi gibi bir iddia, hatta bir ekiple bunun yürütüldüğü' ihbarı var ki; çok önemli.
Ve daha da önemlisi, işten atma, zorla emekli etme yani kısacası çalışanın ekmeğiyle oynanması gibi rolü üstlenmiş kurum içindeki üst düzey makamlardan söz ediliyor.
Hatta aynı kurumdaki önemli kişilere kadar 'bu fişlemenin yapıldığı da' iddialar arasında.
İşin farklı boyutları da var elbette.
Şirket çalışanıyken, özel kalem müdürlüğü üzerinden yaşanan 'memurluğa geçiş ve jet hızıyla en üst noktalara gelinmesi'..
Mevzuata uygun mu, değil mi araştırıyorum ama gelen ihbar mektubunda attığı imzaların bile yasadışı ve geçersiz olduğu ifade ediliyor.
Kaldı ki; bu kişinin Samsun ile ilişkisi, daha 2,5 yıllık bir hikaye.
2,5 yıl sonra ise Samsun ile ne ilişkisi kalır, ne de makamı.
Ama ya açtığı derin yaralar.
Peki bu iddialar doğruysa ne olacak?.
Tepeden inme gelinen makamlarda eline aldığı kalemle attığı imzaların 'çalışana, Samsun'a verdiği zararlar nasıl telafi edilecek'?..
Hep söylüyorum.
Bizlerin ortak gayesi yaşanabilir bir Samsun için mücadele vermek.
Bu kentin genlerini, bu kentin insanlarını, bu kentin değerlerini, geçmişini bilmeyen kişilere emanet edilen makamlar, liyakat göz edilmeden bizim adam mantığı ile verilirse;
Kıyameti beklemekten başka çare kalmıyor.
Aynen öyle bir durumdan söz ediliyor, ihbar mektubunda.
Umarım yazılanlar doğru değildir.
Umarım kamuoyunun bildiği, sonucunu merak ve takip ettiği bazı şeylerin 'ihbar mektubunda anlatıldığı gibi üzerinin örtülmesine çalışılmıyordur'.
Mızrak çuvala sığmıyor biliyorum da;
Bir kurum bu kadar mı yıpratılır onu anlamıyorum.
Mektuptaki iddiaları 'ön yargısız olarak araştırıyorum. Doğru ya da yanlış sonuçlanınca paylaşacağım'.
Ama bu yazıyı yazmaya karar vermemdeki neden, kısa bir soruşturma sonrası ilk edindiğim intibadır.
'Çünkü, paylaştığım bir kaç kişi', 'doğru olma ihtimali yüksek' dedi.
Eğer doğruysa, kıyamet kopar.
Eğer 2 numara ve 1 numara da konudan haberdar ise sorun daha büyük demektir.
Yok değillerse, iddialar korkunç boyutlara ulaşır ki; doğru noktaya parmak basmış oluruz, bilgileri de olur.
Bakalım ses nereden çıkacak.
Doğru adresten mi?..
Çünkü bu anlatılanları sadece o ihbar mektubunu bana isimsiz olarak gönderen kişinin bildiğini sanmıyorum.
Yazı sonrası ‘yeni ihbarlar ve telefonlar bekliyorum’ zaten.
İŞTE O İHBAR MEKTUBU
.jpeg)