Sivil toplum kuruluşlarında önemli görevlerde bulunan, Samsun Büyükşehir Belediyesi(SBB) bünyesinde çalışırken eski Başkan Mustafa Demir tarafından iş akti feshedilen Samsun’un tanınmış simalarından Savaş Hakkı Aydın, SBB ile olan hukuk mücadelesini kazandı.
Aydın, HHALK Gazetesi'ne verdiği özel röportajda, yürüttüğü hukuk mücadelesinden bahsederek haksız ve hukuksuz uygulamaların kamuoyu nezdinde bir geçerliliğinin olmadığını belirterek verdiği mücadeleyle emekçilerin ve çalışanların sesi olmak istediğini dile getirdi.
'GÖREV VE SORUMLULUĞUMUN BİLİNCİNDEYİM'
Aydın açıklamasında şunları söyledi: “18 sene Samsun Büyükşehir Belediyesi'nde çeşitli kademelerde görev yaptım. Yusuf Ziya Yılmaz, Zihni Şahin ve en son aşamada da Mustafa Demir’in Belediye Başkanı olduğu dönemde aktif görevlerde bulundum. Mustafa Demir’in başkanlığı döneminde 18 yıllık emeğim göz ardı edilerek haksız nedenle iş akdim feshedildi. O dönemde itfaiyede çalışıyordum.
Yurtdışında Avrupa ülkelerinde de görev yaptım. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında da aktif olarak yer aldım. Vatandaşlarımızın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının giderilmesine yönelik önemli hizmetlerim oldu. Her zaman elimden gelenin en iyisini yapmak için görev ve sorumluluk bilinciyle hareket ettim”dedi.
'DEMİR’LE BİRLİKTE ÇALIŞMIŞTIK'
SBB'de görev yaptığı dönemde ve öncesinde yerel seçim çalışmalarında Mustafa Demir ile birlikte seçim kampanyasını yürüttüğünü ve aynı zamanda Belediye İş Sendikası bünyesinde aktif görevlerde bulunduğunu belirten Aydın şöyle devam etti; "O dönemde Mustafa Demir ile birlikte çalışmıştık. Kendisi beni yakınen tanır. Belediye Başkanlığı görevine yeni başladığı dönemde, bir önceki Belediye Başkanı Zihni Şahin’in belediye çalışanlarına maaş zammı uygulamasını kabullenmek istemedi "ifadelerini kullandı.
SENDİKA BAŞKANLIĞINA ADAYLIĞIM RAHATSIZ ETTİ
Savaş Hakkı Aydın şöyle devam etti; "Yine o dönemde Belediye İş Sendikası üyesi olan, SBB’ye bağlı Anakent İmar İnşaat Şirketi'nde çalışan yaklaşık 800 civarında işçiye sendikal faaliyetlerinde yardımcı olmuştum. Babam da uzun yıllar Türk-İş sendikasında önemli görevlerde bulundu.
Ben de her zaman onu kendime örnek alarak hareket ettim. Arkadaşlarımın önerisi üzerine sendika başkanlığına aday oldum. Adaylığım Mustafa Demir’i oldukça rahatsız etti.
Beni ve dönemin Belediye İş Sendikası Şube Başkanı İlyas Yiğit’i yanına çağırarak kendisine Zihni Şahin döneminde yapılan yüzde 17 oranındaki maaş zammını geri almasını ve belediye yönetiminin kararları doğrultusunda hareket etmesini, aksi takdirde sendika başkanlığı görevini yapamayacağını kendisine iletti. Bana da sendika başkanı olmam durumunda işçileri örgütleyeceğimi, kendisini ve belediye yönetimini zor durumda bırakacağımı söyledi. Demir, seçim kampanyası döneminde de sendikanın sol görüşlü olmasını gerekçe göstererek ziyaretlerine gitmemişti. Sonrasında Sendikamızın Şube Başkanı İlyas Yiğit, SASKİ Genel Müdürü Bahattin Yanık’ı ziyaret ettiğim günün sonrasında işçi temsilcisi seçimi varken yanıma gelerek tartışma çıkardı. Kameralar önünde kendisini yere atarak mağdur göstermek istedi.
Aynı zamanda bana kendisini darp ettiğimi isnadında bulundu. Darp gerekçesiyle iş akdimi askıya aldılar. Velev ki afaki bir durum yaşansa bile bu durum, iş akdinin feshi için bir gerekçe olamaz. Böyle bir darp kesinlikle söz konusu değildir. Ben hukukçu bir aileden geliyorum. Özgeçmişimde de Türk-İş tarihinde 30 sene sendikacılık yapan bir babanın oğluyum.
Kendisi onuruyla, adaletiyle ve insanlara olan yakınlığıyla tanınır. İlkeli duruşu ve adil yönetim anlayışıyla her kesimden insanın sevgisini ve saygısını kazanmıştır. Ben de babamın izinden giderek mesai arkadaşlarımın da desteklerini alarak bu yola çıktım. Fakat Mustafa Demir tüm teamülleri bir kenara iterek tamamen bizi by-pass etmek istedi. Dönemin Sendika Şube Başkanı İlyas Yiğit ile ilgili tasarrufunu kullandı. Beni de karşısına alarak hareket etti.
Bu durum benim açımdan bir züldür ve acı vericidir” dedi.
HUKUK MÜCADELEMİZİ KAZANDIK
Aydın şöyle devam etti; "Neticede iş yargıya intikal etmiş oldu. Her Türk vatandaşı gibi Hukuksal olarak gerekli mücadele sürecine giriştik. Karşımıza yalancı tanıklarla birçok engel çıkarmaya çalıştılar fakat yılmadık. Kararlı bir şekilde yasal süreci sürdürdük. Ve sonuçta Samsun Bölge İdare Mahkemesi'nin oybirliğiyle lehimize verdiği kararla işe iademiz tescillenmiş oldu. Nihai mahkeme kararıyla tüm haklarım tarafıma iade edildi. Mahkeme kararına istinaden istinaf mahkemesine başvursalar da sonuçta mahkeme bizi haklı buldu.
Bir işçinin hakkının hem hukuk hem de Allah katında bu şekilde gasp edilmesini kabul edemezdim. Ben hakkımı kesinlikle Mustafa Demir’e helal etmiyorum. Bana yaptıkları insanlık onurumu ve emekçilik hakkımı zedelemiştir. Bu konuda kendisini Allah’a havale ediyorum.
Ben bu açıklamayı yerel seçimlerden önce yapacaktım. Bu sefer de bana iftira atacaklardı. AK Parti’nin seçimi kazanmaması için böyle bir girişimde bulunduğumu iddia edeceklerdi. Ben de o nedenle açıklamamı seçim sonrası yapmaya karar verdim. Tüm emekçi kardeşlerime, yaşadığım tecrübeyi dile getirerek onların da aynı sıkıntıları yaşamamalarını arzu ediyorum. Bu dilek ve temennilerle tüm kamuoyuna ve işçi kardeşlerime bana verdikleri desteklerden dolayı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Nazım Akpınar